Marx'tan bu yana, ister taraftar ister karşı olalım, amacın değiş tokuştan ziyade sermaye oluşumu olduğu bir meta değişimi düzeni kapitalizm olarak adlandırılıyor. Kapitalist üretim biçimi ek bir değerin, bir değer "fazlasının", bir artı-değerin icat edilmesidir. Bu fazlalığın üretimi için emek fazlasını kaynağında, bizzat çalışma süreci içerisinden devşirmek gerekir. Marx, Komünist Manifesto'da burjuvazinin dahiyane buluşunun, ne antik kölelik düzeninin ne de Ortaçağ feodalizminin elde edebileceği şeyi devşirme başarısı olduğunu açıklar. Kapitalist buluşu oluşturan şey, Ortaçağ sonunda yeni deniz yollarının keşfinden ziyade zamanın hesaplanması ile nesnel ve soyut bir zamanın egemenliğine yönelik ilerlemelerle bağlantılıdır. Christophe Bouton'un dediği gibi "kapitalizm aslında zaman işidir."
Kapitalizm evrimini tam olarak anlamamızı sağlayan bu bakış açısıdır. Soyut zaman bir gün, bir hafta, bir ay için kiralanan emek gücünü hesaplamaya yaradı önce. Emek gücünün metaya dönüşmesi onun emek süresine dönüşmesidir. Emek gücünü vermek zamanını vermektir. Bu gücün, enerjinin, dayanıklılığın ve yeteneğin zamana dönüştürülmesi , emek fazlasının kaynağından alınmasını sağlayan yoğunlaştırma için gerekli ve önkoşul olan işlemdi. Ritmi yükselterek aynı sürede daha fazlası elde edilebiliyordu, çünkü emek gücü emek süresinden başka bir şey değildi. Zaman aynı kalan ücretle değiş tokuş edilirken bir emek gücünün insani olarak sağlayabileceği her şey elde edilebiliyordu. Yine burada değer getirisinin, "artı değerin" aslında öncelikle bir zaman kazancı olduğu görülüyor. Bu zaman kazancı kapitalizmin başlarından beri kökten bir kayıptır aynı zamanda , öznel zamanın kaybıdır, 1936'da Modern Zamanlar filminde Charlie Chaplin'in üretim bandındaki eklemsizleşmiş kukla bunun eşsiz bir