...Tevfik Fikret'in çok güzel bir dizesi vardır, "İnsanoğlu kendi harcını kendi yapar, kendi tapar," diye, Freud bunu başka türlü söylemiştir, "İnsanoğlu kendi tanrısını kendi iç psikolojisinde, kendi iç korkularında, özlemlerinde üretir ve sonradan o tanrıya tapmaya başlar," der. Altındaki cümlede de, "Büyük tanrıya tapmamızı gerektiren yoğun korkunun nedeni, insanın çocukluğundan beri yaşadığı acziyet ve anne ve babaya duyulan gereksinimdir," der. Babasından beklediği korumayı da dünyaya yansıtırak animistik düşünce dediğimiz, ilk insanlardan itibaren görülen düşünce sistematiğini oluşturmaya çalışır. Birtakım totemlere tapmaya başlar ya da monoteist, tektanrılı dinlerde, daha ideal bir tanrı baba kavramı getirerek, korunmayı ondan bekler.
Nörotiklerde ve batıl inançlı dinlerde ya da yoğun dindarlarada ki bu inanma ve tövbe gereksinimi, bağışlanma gereksinimi aslında bizim analitik araştırmalarda tespit ettiğimiz yoğun bir suçluluğa eğilim isteminden kaynaklanır. Çok vicdanlıymış gibi görünenlerin gerçekte günaha eğilimli oldukları için çok fazla vicdandan söz ettiklerinin ya da fazla ibadet ettiklerinin altını çizer.
Ş.A.: ... Freud bugün, "Nöroz bireysel bir dindir. Dini ise evrensel bir saplantı nörozu olarak tanımlayabiliriz," dedi...