e ❃ ⁂ ❀ ︎

e ❃ ⁂ ❀ ︎
@amass
𝓣 ♡
Danışanlar geçmişlerinde ebeveynleri ile kurudukları ilişki biçimini seansa taşırlar. Örneğin çocukluğu boyunca ailesi tarafından yetersiz görülerek aşağılanan biri, terapistle ilişki kurmaya başladığında ya aşağılayan rolüne girip terapistin yetersizliğine odaklanacak ya da kendi yetersizlik duygusunun terapist tarafından fark edilip aşağılanacağını düşünecektir. Kernberg(2012)'in diyat(ikili) adını verdiği bu ilişki biçimi sadece seans odasında değil, danışanın tüm yaşamında kendini gösterir. Bu ikili rol arasında gidip gelen bireyler, sağlıklı ilişki deneyimleyemedikleri için duygusal anlamda yalnızdırlar. Çünkü bu rolden birisini seçtiklerinde karşılarındakini de diğer role girmeye zorlarlar...
Sayfa 45·Kitabı okudu
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Narsisizm'in nedeni tahmin edileceği üzere anne- baba davranışlarıdır. Genel olarak iki tür ebeveyn yaklaşımı narsisizme neden olur. Birinci türde çocuklarını ihmal anne-babalar; ikinci türde ise çocuklarını aşırı pohpohlayarak büyüten, bunu yaparken de onları işgal eden anne-bablar bulunur.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Psikoloji
Terapist, seans sırasında ağzından çıkan her kelimenin hesabını verme sorumluluğu hissetmelidir. Bir soruyu hangi amaçla sorduğunu ve nereye varmak istediğini bilmelidir. Sorulan şey terapötik bir amaca mı hizmet ediyor, terapistin kişisel merakı mı, yoksa sessizliğe dayanamamanın getirdiği afaki bir konuşma mı? Bu durum en azından seans sonunda terapist tarafından incelenmelidir. İşte bu yüzden psikoterapi, arkadaşla yapılan dertleşmeden çok daha fazlasını içerir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Psikoloji

e ❃ ⁂ ❀ ︎

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
2023 1. kitabı
Serol Teber
9.1/10 · 142 okunma
...Tevfik Fikret'in çok güzel bir dizesi vardır, "İnsanoğlu kendi harcını kendi yapar, kendi tapar," diye, Freud bunu başka türlü söylemiştir, "İnsanoğlu kendi tanrısını kendi iç psikolojisinde, kendi iç korkularında, özlemlerinde üretir ve sonradan o tanrıya tapmaya başlar," der. Altındaki cümlede de, "Büyük tanrıya tapmamızı gerektiren yoğun korkunun nedeni, insanın çocukluğundan beri yaşadığı acziyet ve anne ve babaya duyulan gereksinimdir," der. Babasından beklediği korumayı da dünyaya yansıtırak animistik düşünce dediğimiz, ilk insanlardan itibaren görülen düşünce sistematiğini oluşturmaya çalışır. Birtakım totemlere tapmaya başlar ya da monoteist, tektanrılı dinlerde, daha ideal bir tanrı baba kavramı getirerek, korunmayı ondan bekler. Nörotiklerde ve batıl inançlı dinlerde ya da yoğun dindarlarada ki bu inanma ve tövbe gereksinimi, bağışlanma gereksinimi aslında bizim analitik araştırmalarda tespit ettiğimiz yoğun bir suçluluğa eğilim isteminden kaynaklanır. Çok vicdanlıymış gibi görünenlerin gerçekte günaha eğilimli oldukları için çok fazla vicdandan söz ettiklerinin ya da fazla ibadet ettiklerinin altını çizer. Ş.A.: ... Freud bugün, "Nöroz bireysel bir dindir. Dini ise evrensel bir saplantı nörozu olarak tanımlayabiliriz," dedi...
Sigmund Freud