10/10
·239 syf.·
2026 17. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Kitap gemi, deniz, denizciliği masalsı tatla okuyucusuna sunarken doğal olarak denizcilik terimleriyle dolu. Bu terimlerin çokluğu okuyucunun gözünü korkutmuyor değil. Korkutuyor ama burada okuyucu olarak kendinize denizciliğe ve gemiye özel ilgi duyup duymadığınızı ya da dağarcığınıza yeni terimleri katmak isteyip istemediğinizi soracaksınız. Alacağınız cevaba göre de ya terimlerin anlamlarını öğrenmek için sözlükle kardeş olacak okuma hızınızı düşüreceksiniz. Ya da okuduğunuz cümlenin anlatımından kendiniz bir çıkarım yaparak okumaya devam edeceksiniz, tıpkı benim yaptığım gibi. Merak etmeyin yazar terimlerin anlamlarını bilmeden de okuyucusuna cümlesinde ne demek istediğini geçiriyor zaten. Usta yazar olmak binlerce okuyucuya dokunmak, dokunurken okuyucusunun tad almasını sağlamak bu olsa gerek. Ustalık derken günümüz genç yazarlarına naçizane bir tavsiyem olacak hangi konuda yazarsanız, yazın yazacağınız konuyu çok iyi araştırarak yazın. İhsan Oktay Anar bu kitabı için kim bilir kaç kitap okuyup okuyucusuna sunmuştur.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Amat
10/10
·239 syf.··
2026 23. kitabı
İnanılmaz iyi bir kitap. İçine çekme ve kurgu anlamındaki başarısından, deniz romanı olarak Türk edebiyatının mihenk taşlarından biri olması gerektiğine kadar birçok şey yazılıp söylenebilir. Ama bunlardan da önemlisi, kitabın alegorik anlatım noktasında zirveye oynaması.. gerçekten olay akışı çok güzel ve insan kitabı okurken içindeki detayları fark ettikçe daha hoş hissediyor. Spoiler kısmı Zaman felsefesi çok ön planda değil ama kitabın temelini oluşturan şey de o esasında... Sadece bunu anlayabilmek için bazı detayları yakalayabilmek lazım. Mesela Fisagorcuların "zamanın döngüsel olduğu" fikirleri bize anlatılırken Amat isimli bir geminin iki Osmanlı fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşerek yola çıktığını (tabii bunu Diyavol Paşa dışında kimse kesin olarak bilmiyor zira gizli), sonrasında bu Amat gemisinin sancağının siyah olup da iki Osmanlı fırkateynini batırdıklarını ve 247 kişiden oluşan mürettebatın şaşırdığını, sonrasında aynı olayın yaşanması hasebiyle gemideki bazı adamların kafasının karıştığını, sonrasında Veba bulaşıp da çoğu öldüğü vakti, 247 meşe ağacı hikayesini birleştirince buradan şu sonuç çıkıyor: Bu gemi aslında sonsuz döngü cehennemiyle karşı karşıya bırakılan günahkarların gemisi... Yani marangoz Nuh'un sipariş üzerine 247 meşe ağacını kestiği vakitten geminin sefere kalkışı itibarıyla tayfanın vebadan kırıldığı güne kadar sonsuz bir döngüsellikle cezalandırılmışlardır. Bizim Süleyman Reis de bu yolla ölümsüzlüğü yakalamıştır. Tabii bundan ne kadar memnun, ne kadar değil, orasını muallakta bırakacak şekilde bitiriyor Anar. Yine de kitabın bir bölümünde geçtiği gibi kesinliktense bu tür belirsizlikler insanın içini daha fazla merak duygusuyla kaplıyor ve kitap hakkında düşünmesine sebep oluyor. Heh bir de, diğer
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:26
Birçok konu hakkında bilgi sahibi olmayanların anlayamayacağı bir kitap, bence. Kitabın içinde kurguyla harmanlanmış birçok bilgi mevcut. Bilgilerden yola çıkarak kurguyu kavrayabiliyorsunuz. Amat kelimesi, yıkım anlamına geliyor. İstanbul’dan yola çıkan bir gemide yaşanan olaylar anlatılıyor. Geminin baş kaptanı Diyavol Paşa. Diyavol kelimesi de şeytan anlamına geliyor ve kitapta Diyavol Paşa işlediği en büyük günahı unutmak için sürekli içiyor. Kaptanın marangozu ise Nuh Usta. İsa peygamberin de marangoz olduğı düşünülürse güzel bir mantık çerçevesi kurulmuş. Gemiye binenler Nuh Tufanı’ndakinin tersine kötülük işlemiş tüm günahkarlar. Geminin yedi katı var ve kitapta fa cehennemin yedi katının isimlerini almış. Gemide İsrafil adlı bir çocuk var ve gemiye saldırdıkları anda bir boru üflemekle görevli. Yine Adem baba, gemide kadın istiyor ve onun için canından bir parça vereceğini belirtiyor, Hz. Adem gibi… 247 sayısı çok fazla geçiyor. Bakara suresinden de bahsedilen kitapta bu sayılar sureleri ifade ediyor diye düşünüyorum. Ki bahsedilen sureler de manidar kalıyor kitabın akışına göre. Her şey birbiriyle uyum içinde. Hoş bir kitaptı, tavsiye edilir.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
8/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 16:43
İhsan Oktay Anar'ın bir garip hayal alemi var. Kitaplarını okuyunca farklı bir evrene gidiyor, kitap elinizde olduğu sürece o evrende kalıyorsunuz. Bolca eski kelime var ama tek tek bakmazsanız da (ben genelde baktım) hikayenin akışını bozmuyor. Amat, İbranice'de "Gerçek" anlamına gelen bir gemi; 147 mürettebat, Diyavol Paşa ve Süleyman Reis ile esrarengiz bir yolculuk yapmak isterseniz buyrun. Ben keyifle, sıkılmadan okudum. 7.5 dan 8 veriyorum. Size de tavsiye ederim.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Bin Euro alti Para verseler tekrardan okumam bu kitabı.
6/10
·239 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:47
Yazarın hayal gücüne hayran olmuş olsamda kitabı pek de beğendiğim söylenilemez. Giriş kısmı Kibar olsa da gelişme kısmı eh işte sonuç ise hiç de umduğum gibi değildi. Bı sürü denizcilikle ilgili terimler bilmem neler ! Sankim olaylar arasında fazlasıyla kopukluklar var gibiydi. Bu yazarın okuduğum diğer kitabı çok iyiydi ama bu umduğum gibi olmadı. Beklentimi hiç karşılamadı. Hani yarım kalmasın diye zar zor olsa da şükür bitirdim ya. Bı daha para verseler bu kitabı okur muyum? Verdikleri para 10 bin Euro civarı ise okurum elbet. 5 bin Euro civarı ise peki? Yine okurum. Bu kitabı okumam karşılığı bin Euro ve altında bi para teklif eden olursa da al o bin Euro senin olsun derdim. Der miydim acaba ? Pek de emin olamadım :) Kısacası beğenmedim:) Milletin yorumlarına, incelemelerine aldanıp yine hiç beğendiğim kitabı okuduğum için kendimi kutlarım. Onca zaman sonra artık missss gibi kitapları bulup okuyuyorum diye kendimle az da olsa övünüyordum...Taaaa ki bu eseri okuyana kadar:( İyi okumalar, Güzel paylaşımlar.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
8/10
·239 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 20:34
Yakın bir süre önce Tiamat’ı okumuştum. Bazı kısımları çok karışıktı. Tiamat gibi Amat’ın da gemide geçen bir kitap olduğunu duyunca bir ürkmüştüm ama kesinlikle Amat daha akıcı. Puslu Kıtalar Atlası’nda olduğu gibi Amat’ta da İhsan Oktay Anar beni bambaşka bir dünyaya aldı, götürdü. Kitabın etkisinden bir süre çıkamayacağım gibi geliyor. İhsan Oktay Anar’ın kalemini çok seviyorum. Zorları kolaylaştırmasını çok seviyorum. Okumayı düşünlere tavsiye ederim :)
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma