Düşünebilirim, Sabredebilirim ve Oruç tutabilirim. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Mezunu. İngilizce okur anlar ve konuşur; arapçayı da Cemil Meriç'in tabiriyle sökerim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oblomov, Oblomovka ve Oblomovluk. Bu üç kavramla Oblomov’u ibda eden İvan Gonçarov’un tembellerin sultanı olan bu karakteri bir ay gibi kısa bir sürede edebiyat dünyasına kazandırması romanın ve romancının istihza ile attığı ilk adımdır.
Oblomov bir bilinç hali yahut bir ideoloji değildir. O Jean Paul Sartre’ın ya da Albert Camus'nün Varoşçuluk ve Absürdizm ideololojilerine bile sığmayan, kalıplara kafa tutan büyük bir yazın dehasıdır. Hayır bu mefhumlarla kıyaslanamaz elbette daha doğrusu Oblomov kendini bunlarla kıyaslamaz çünkü o varolmaya bile çalışmayan bir karakterdir.
Sayfalarca yatağından kalkmayan Oblomov’un klişe haline getirdiği bir hareketi:
O sırada kapının çıngırakları çalındı. Oblomov hırkasına sarınarak:
-İşte bir konuk, dedi. Bense hala yataktayım. Ne ayıp şey, kim olabilir bu kadar erken? (oysa ki Oblomov sekiz buçukta uyanmış on buçuğa kadar yatakta vakit öldürmüş, daha sonra da yatar pozisyonda kendisiyle saatlerce muhabbet etmiş, sonra kapı çalmıştır. )
Yerinden hiç kımıldamadan, merakla kapıya doğru baktı..
Gonçarov un başarısında Oblomov'un evrensel bir karakter olması da etkili olmuştur. Gonçarov yaşadığı yüzyılın Rusya’sını ele almış, batıyı taklit ve takdir etmeye çalışmıştır. Bunu yapmaya çalışırken öylesine evrensel bir karakter ortaya koymuştur ki dünya bir anda Oblomovlara teslim olmuştur. Oblomov’un tembelliğinin boyutlarını ve sınırlarını daha doğrusu sınırsızlığını daha iyi algılayabilelim diye en iyi arkadaşını yani Ştoltz u devamlı Oblomov’un peşinde koşturmuştur, bir Alman-Rus anne babanın çocuğu olan Ştoltz çalışkan zeki ve her konuda ataktır. Sembolik bir batı karakteri olan Ştoltz her fırsatta Oblomov’u rüyasından uyandırmaya çalışmaktadır ve her şeye rağmen bu uğraşından vazgeçmemiştir.
Oblomov’un aşkla sınanması da dikkate