Aşktan, esrimeden, dehadan, kutsallıktan sözediniz zavallı insanlar. Herşeyi kendi boyunuza göre küçültüyorsunuz ve Tanrı'nın en güzel yaptığı şeyden hoşlanmak istenmiyorsa, ona sizin küçük kötü aynanızdan bakmak yeterli olacaktır...
Evrensel düzenin içindeki yerini almasını ve ruhunu bu düzenin tüm duygularına açmasını bilen kişi için yalnızlık yoktur...Ruh soluğu tıkanıncaya kadar bu evrensel yaşam içinde kalır; sudaki balık gibi onun içinde yüzer...
GÜNLERİN UÇURUMUNA ARALIKSIZ DÜŞEN VARLIĞIN BU KORKUNÇ ÇAĞLAYANI İÇİNDE bir an için yağmur çiselerinin üzerinde dalgalanan, ELLE TUTULAMAYAN GÖKKUŞAĞI GİBİ, kendimin kaçıcı bir görüntüden başka bir şey olmadığını farkedıyorum. O HALDE KENDİM DE DAHİL OLMAK ÜZERE HER ŞEY BANA DÜŞ, HİÇLİK GİBİ GÖRÜNÜYOR....
Kadın, ruhunu zenginleştiren ve ona düşlenen ideali tattıran kişiye aittir ve kendini ona, yeniden göremeyeceği ölçüde eksiksiz olarak verir. Bir kadının gerçek eşi onun ruhuna sahip olansa, kaba özsaygıları için tam tamına dokunulmamış olan ama aşkın zekasına sahip kişi için yokolan bakireliğin artıklarıyla yetinen ne çok koca vardır...