Erkek Tanrı için, kadın ise erkek için yapıldı diye yazıyor Milton. Bossouet, kadınlara Ancak Tanrı'nın vermek istediği kadar bir güzelliğe sahip olduklarını ve fazladan bir kemikten geldiklerini hatırlatıyor. Vigny «Erkeğin iyi kalpliliği ile kadının kurnazlığı arasındaki ebedi bir mücadeleden bahsediyor. Proudhon kadın, adilin, doğrunun perişanlığıdır buyuruyor. Amiel «Ona saygı gösterip idare etmeyi öğütlüyor. Schopenhauer kadını şöyle tanımlıyor «Saçı uzun, aklı kısa bir hayvan». Nietzsche, onda savaşçının dinlenmesini> görüyor. Eski dünyanın felsefesi işte buydu.
Ama devrimci proleterya, bayraklarının üstüne şöyle yazıyor: Kanun önünde ve politik hayatta kadın ve erkeğin sosyal eşitliği. Evlilik hukuku ve aile kanunlarının radikal değişimi. Anneliğin sosyal bir fonksiyon olarak tanınması. Çocuklara ve yeni yetmelere verilecek eğitim ve bakımın toplum tara-fından yüklenilmesi. Kadını bir esir yapan gelenek ve ideolojilere karşı sistemli savaş..