Puan vermedi·245 syf.··
2024 138. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 09:50
İsviçreli Filozof Henri Frédéric Amiel ‘ in günlüğü yaşamında (gittiği yerler yaşadığı olaylar vb) daha çok dünyanın bu denli anlamsızlığına , kendi anlamsızlığına , duygularına, dair notlar tutmuş , ve anlaşılamayan benliğini diğer insanlardan farklılığını yansıtmıştır , olaylar hakkında geniş çaplı isabetli tespitleri var , onun dışında ise düş kırıklıklarıyla dolu bir günce , çözümlemeye çalışmış ama çözümleyememiştir Çünkü çözümlenecek bir şey yoktur , dünya kötüdür , dünya sömürücülere aittir , bu dünya ince ruhlular için kâle alınacak değerde bir yer değildir ‘ , Farklı olmak büyük zihinlerin çilesidir ‘
Alıntı
Günce 1. CiltHenri-Frédéric Amiel · Mor Yayınları · 199827 okunma
8/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 22:37
Kitap, yazarın 1 Ocak - 31 Mayıs 1866 tarihleri arasında yazdığı günlüklerinden oluşuyor. Günlüklerde o güne ait yaptıkları ile ilgili kısa bilgiler verdikten sonra genel olarak hayat ile ilgili düşüncelerini içeriyor. Güzel tespitler var, faydalı bir okuma oldu, tavsiye ediyorum.
Felsefe
Günce 1. CiltHenri-Frédéric Amiel · Mor Yayınları · 199827 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kitap bir limandı benim için!
Puan vermedi·399 syf.··
2021 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 22:56
Cemil Meriç, yaşamını ülkemizin kültür ve düşünce hayatına adamış bir “fikir işçisi”dir. O, ilk gençlik yıllarından itibaren yaşadığı hayal kırıklıkları, acıları, yalnızlıkları ve korkularıyla yoğrulmuş; umutsuzluğa kapıldığı demlerde ise kitapların limanına sığınarak onların koynunda yaşamış bir düşünce insanıdır. Okuduklarıyla batıdan doğuya bütün kültür havzalarında dolaşmış, öğrendiklerini “fildişi kulesi”nden seslenerek bu ülkenin insanına duyurmaya çalışmış bir mütefekkirdir. Okumak onun için yemek yemeden, su içmeden ve havayı solumadan daha öte bir tutkudur. Öyle ki bu tutkusu nedeniyle zayıflayan gözlerini otuz sekiz yaşında kaybediyor.       • • • Göz ameliyatı için 1955 yılında Paris’e giden Meriç, oradan da olumlu bir sonuç alamıyor ve yeniden görme umudunu tamamen yitiriyor. Kendisini çaresiz, kimsesiz ve yalnız hissediyor. İşte o dönemde içine düştüğü buhranı ve bunalımı aşmak için “Jurnal - Cilt 1”i yazmaya başlıyor. Aralıklarla da olsa bu çabasını yirmi dokuz yıl sürdürüyor. Meriç, bu yirmi dokuz yıl boyunca “Jurnal”ine okuduklarını, acılarını, ıstıraplarını, ihtiraslarını, aşklarını, özlemlerini, hayallerini, umutlarını ve umutsuzluklarını adeta nakış nakış işliyor. Kimseyle paylaşmadığı/paylaşamadığı iç dünyasını döküyor satır aralarında. Kimi zaman kendisini yargılıyor, kimi zaman canını sıkan olayları ve insanları kritiğe tabi tutuyor. Kimi zaman tarihin arka odasında dolaşıyor, kimi zaman da edebiyatın, sanatın, sosyolojinin, felsefenin ve teolojinin koridorlarında.              • • • Nitekim Meriç'in birinci cildi 1955-1965 yıllarını, ikinci cildi ise 1965-1983 yıllarını kapsayan Jurnal’i neden yazdığını bir başka Jurnal yazarının şu sözleri çok iyi özetliyor: “Neden bu Jurnal’e devam ediyorum? Devam ediyorum, çünkü o benim kendimle diyalogum, çevrem, dostum,
Edebiyat
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,674 okunma
5/10
·344 syf.··
2020 67. kitabı
Şöyle söyleyim ‘beni yine çok sorgulatan Bir kitap okudum’ ... Kendi doğrularıyla yaşayıp, başkalarının sözlerini kendi hayatına mâl edemeyen , tecrübe edilmiş doğrularla yaşamını yönlendirmeyen biri olarak bazı yerleri okurken kendime çok bir şey katamamış olabilirim. Bazen inançlarımın boyutunun farklı olduğunu düşünüyorum. Neden sınanıyoruz, neden bir deneme yanılma içindeyiz neden bir şeyleri kanıtlamak zorundayız diye düşünmüyor değilim . Bu kitabın bazı teselli bölümleri beni yine çıkmazlara sürüklerken , bazı okuduğum satırlar ise tam benim düşüncelerimle birebir aynı oldu. Mesela okuyanlar anlar , 134. Sayfada Frederic Amiel ‘ın “İyi insanlar, bir musibet geçirdikten sonra daha da iyi olurlar.” Sözü için mi ?? Ya da daha iyi olmak için daha güzel şeyler olsa olmaz mı gibi düşünceler ... Kitabı açtığımda inanın bu kadar çabuk okutacağını tahmin etmemiştim. Sıkar beni diye düşündüğüm kitap merak uyandırıcı oldu, bir sonraki tesellide kimler ne zaman ne düşünmüş diye diye sayfalar elimde aktı gitti. 99 tesellinin hepsi olmasa da sizlerinde içerisinde bir şeyler bulacağınızdan eminim.
1000Kitap
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2020 6. kitabı
Geçenlerde fark ettim; okuduklarımdan hangi kitabı sorsalar, şahsım, mütemadiyen 'okuyalı 4-5 sene olmuştur' diyor. Dilime, bıkkınlıkla oturttuğum bir ezber cümlesine dönüşmüş olması muhtemel, lakin şimdi zamanlamam dürüstlük içeriyor. -Doymak bilmezcesine ardarda okuduğum kitaplardan sonra- son iki yıldır önceki okumalarıma geri dönüşlerim sık oldu. Tekrar okumaları; kişinin kendisini gözden geçirmesini, ölçmesini, değişimlerini görmesini, öz farkındalığını sağlıyor/ arttırıyor. Eğer okumalarımın sonunda notlar çıkarmaktan acziyet göstermemiş olsaydım, kendi işimi kolaylamış olurdum. Bu da, bilmek ile eylemek arasındaki fark. Yazık ! ****** "Benlik" i okurken, Freud'un Bilinnçaltı'nı, Jung'ın -Ruh- Kırmızı Kitap'ını , Stirner'in Egoizm'ini, Horney'in Nevroz'unu, Amiel'in Günlüklerini, bildiğim yeryüzü Dinlerinin bir kısmını da -ve tabii ki Sufizm'i de - tekrar ettim içimde. Her şeyin birbiriyle olan olağanüstü bağı ve her şeyin birbiriyle olan müthiş farklılıkları, zıtlıkları... Artık bir kitabı okurken, bir fikir üzerine düşünürken, kurgular yaratırken hatta ; hiçbirini kendi başına, salt o olarak yapamıyorum. Araya başka bir kitap, düşünce, film, ses, görüntü, anı düşüveriyor. Bir kitap üzerinde konuşmak, - çünkü bir kitap, tek bir kitap olmaktan çıkalı hayli oldu - bir düşüncenin fanatikliğini yapabilmek olanaksız geliyor. Kendimden başkası ile konuşamıyorum artık sanırım. (Ben'in en belirgin duygusu : Yorgunluk)
BenlikOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20181,370 okunma
Puan vermedi·246 syf.·
2019 127. kitabı
Felsefe profesörü olan AMIEL 'in , 1847 den 1881 e kadar düzenli bir biçimde tuttuğu günlükleri 17.000 sayfadır. Bu devasa birikim, "eşi benzeri görülmemiş" olarak nitelendiriliyor. Günü gününe yaşantısını, ruhsal durumunu, birikimlerini, düşlerini, kaygılarını inanılmaz bir dille kayıt etmiş. Kişiliğine, düşüncelerine, ayrıca bu disiplinine hayran olmamak mümkün değil. İki ciltten oluşan Günce'ler Amıel'in günlüklerinin bir kısmını oluşturuyorlar. Günlük, anı, mektup okumaları yapan kişilerin mutlaka edinmesi gereken, bu alanda okuma yapmayan okurlarında illa ki faydalanması gerektiğini düşündüğüm bir yapıt. Amıel'e saygı ve sevgiyle.
Günce 1. CiltHenri-Frédéric Amiel · Mor Yayınları · 199827 okunma