Kitap konu ve anlatım biçimiyle etkileyici ve anlaşılır şekilde yazılmış.
Baş karakterimiz olan Ömer'in arkadaş çevresi, çevresinin düşüncelerine etkisi, iradesi dışında yaptığı eylemler karakterin kendi hayatında pasif rol aldığını gösteriyor.
Ömer'in iradesiz oluşu çok sevdiği Macide ile olan ilişkisine de zarar veren en büyük etmen kanımca.
Aslında Ömer kitapta o kadar güzel anlatılmış ki üstüne lüzumundan fazla şeyler yazmak da gereksiz.
~ Hâlâ bizim Ömer'i öğrenemediniz. Küçük bir şey onu muazzam heyecanlara götürebilir. Küçük bir yaprağın arkasında bir dünya gördüğünü zanneder de koca dünyayı görmeden yaşar.(sf:52 YKY)
Gerçek hayatta da Ömer gibilerimiz o kadar fazla ki kitabı okuduğumuzda çevremizden ya da kendimizden bir parça bulamamak mümkün değil.
Kitapta benim en çok ilgimi çeken diğer bir unsur da Ömer'in çevresi oldu. Her daim övgü bekleyen, kendilerini bilgin zanneden lakin ilimle asla ilişikleri olamayan insanların her konu hakkında söz sahibi olduklarını zannetmeleri günümüzde de çok sık denk geldiğimiz tiplerdir. Kendi fikirleri ile hareket etmeyen (Ömer gibi) kişilerin de bu insanların yönlendirmesi ile yaşamaları her daim kendi hayatlarında yan karakter olmalarına sebep olacaktır.
Son olarak bence kitabın özetini içeren ve beni en çok etkileyen alıntısını da eklemek istiyorum; "Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızdaki kımıldayan düşünceler neye yarardı?"(sf:41)