Kalp kelimesi inklaptan geliyor, değişimden, dönüşümden geliyor. Açık alanda rüzgarın önündeki bir tüy nasıl bir o tarafa bir bu tarafa dönüp durursa, kalbin hali de böyledir.
Kur'ân, hükümlerdeki amaçlara vurgu yaptığı kadar, hatta ondan daha çok hükmün kendisine vurgu yapmaktadır. Meselâ kısas, cinayet suçunun cezalandırılması için konulmuştur. Söz konusu hükmün konuluş amacı da insanları bu suçu işlemekten caydırmaktır. Ancak Kur'ân aynı zamanda kısas hükmünün bizzat kendisine vurgu yaparak, bu hükümde bütün insanlar için hayat olduğunu ifade etmiştir, İşte bu, kendisine vurgu yapılan evrensel bir hüküm demektir. Söz konusu evrensellik de ona tarihsel bir değer atfetmeyi imkânsızlaştırmaktadır. Bu üslup tarzı da bize gösteriyor ki, Kur'ân-ı Kerîm somut önerilere ilişkin hükümlerinde bile evrenselliği ihmal etmemiş ve öngördüğü hükümleri sadece peygamber devri Müslüman Arapların dertlerine çare olsun diye koymamıştır. Çünkü temel bir yasa olan Kur'ân, hükümlerini evrensel bir tonda vazetmiştir. O halde Kur'ân'ı tarihsel bir formata koyarak yorumlamak onu, Allah'ın murâdına uygun bir tarzın dışına çıkarmak demektir.
Bana sorarsanız gerçek mutluluk yaz yağmuru gibi birdenbire boşanmaz insanın başına. Davranışımıza, çevremizdeki insanlarla ilişkilerimize her gün azar azar çekidüzen vererek eksiklerimizi tamamlarız. Yavaş yavaş biriken bir şeydir mutluluk.