Çağdaş İslam hukuku âlimlerinden Muhammed Ebû Zehra İslam'da Savaş Kavramı adlı kitabında bu hususu şu şekilde açıklar: Müslüman değildir diye hiç kimse öldürülemez. İnançsızlığı ve kâfirliği sebebiyle hiç kimsenin canına kıyılamaz. Bir insan, yalnız ve yalnız Müslümanlara saldırması sebebiyle öldürülür. Alimlerin büyük ekseriyeti bu görüştedir. Küfrün savaş sebebi olacağı görüşündeki kimi Şafii alimlerin görüşleri genel kabul görmemiş ve naslara aykırılığı sebebiyle reddedilmiştir. Buna göre Müslümanlar için herhangi bir savaş durumu bulunması için düşman saldırısı, aşırı gitme ve yapılan fiilî bir zulmün olması gerekmektedir. Görüldüğü gibi İslâm'da savaşın sebebi saldırıyı önlemek olup herhangi bir inancı dayatmak değildir.
Şöyle bir perspektif çıkıyor karşımıza: Kur'an'ın asıl maksadı, canlı olanı uyarmak; insanın düşünce,duygu ve davranış dünyasını bütüncül bir şekilde özünden kuşatıp ona Allah'ın sevdiği, razı olduğu bir kul haline getirmektir. Bunda şüphe yoktur ama Kur'an'ın asıl maksadının bu olması, Kur'an'ın insan ruhu, benliği, dünyası ve hatta ahireti üzerinde başka teskin edici etkilerinin olmadığı anlamına kesinlikle gelmiyor.