İskoç köpeği Buck'ın ve insanoğlunun yaşamı arasındaki paralellik dikkatimi cekti. Kitapta sadece Buck'ın yaşamından bahsediliyor ama benim gözümde canlananlar farklı oldu. Buck, yaban hayatının ilkelliğine alışıp oyunu kurallarına göre oynuyor; insanoğlu, bu dünyanın ilkelliğini kabul etmeyip kuralları hiçe sayıyor. Tek fark bu sanırım.
Yabanın ÇağrısıJack London · Zeplin Kitap · 201543,3bin okunma
"Kısırdöngü asla yok olmaz. Sadece genişler, sonra da kendisini unutturur. Niye? Çünkü döngü dediğin, bildiğin daire. Üstünde tam tur atmak o kadar uzun sürer ki, aynı noktadan ikinci kez geçtiğini anlayamazsın bile. Hatta bazen, kısırdöngü o kadar genişler ki başladığın yere dönmeye ömrün bile yetmez. İnsan da kör bir at gibi koşturur üstünde. Düz gittiğini zanneder. İlerlediğini. Hatta ilerlerken öldüğünü düşünüp son nefesini bile huzurla verir! Ama kör olmak şart, tabii! Yoksa anlarsın aynı yerde dönüp dolaştığını. Onun için yaşlıların gözleri bozulur anlıyor musun? Aynı yerden tekrar geçtiklerini anlamasınlar diye. Kısırdöngüye karşı doğal bir savunmadır aslında, körleşme. Mekanik bir tepkidir yani! Hayatın kendisi gibi..."