Böylece Fantine, mezarlığın herkese ait olan ve hiç kimseye ait olmayan, yoksulların çürüyüp gittiği bir köşesine gömüldü. Ne mutlu ki Tanrı ruhları nerede bulacağını bilir. Karanlıklara, kemiklerin arasına yatırılan Fantine küllerle iç içe geçmiş, bir yoksul çukuruna atılmıştı. Mezarı da yatağına benzemişti.
Akşam yatmadan önce şunları söyledi: "Hırsızlardan, katillerden asla korkmayalım. Bunlar dışarıdan gelen küçük tehlikeler. Biz kendimizden korkalım. Önyargılar, işte hırsızlar; günahlar, işte katiller. En büyük tehlikeler içimizde. Bedenimizi ya da kesemizi tehdit edenin ne önemi var? Sadece ruhumuzu tehdit edenden korkalım."