Gün bitti, elindeki güller de soldu
anımsanacak neler kaldı bugünden
paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak
belki bir türkü söyleriz geceye karşı
saçlarını tarazlayan bir şafak olur
Zaman kekemeydi ve tarihe sızan
soytarılar gördük genç ömrümüzde
ölüm peşimize düşende bir göçebeydik
suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına
bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı
Aşk için yeryüzünde uzaktan ötesi yok
En uzun gecelere şafaktan ötesi yok
Yaklaşanlar tanriya o gerçek aşikladir
Nehirlerce denize varmaktan ötesi yok
Taş bir duvardir her gün dikilen karşimiza
En ulu agaçlara yapraktan ötesi yok
Elverir bunca keder, yeter bunca ayrilik
Tutuşmuş bir dal için ocaktan ötesi yok
Ne çikar bu son ateş isterse hiç sönmesin
Yanan için çöllerde sicaktan ötesi yok
Elbette ömür biter, can gider ey sevgili
Aşki sende bulana topraktan ötesi yok
Aşk için yeryüzünde uzaktan ötesi yok
En uzun gecelere şafaktan ötesi yok
Yaklaşanlar tanriya o gerçek aşikladir
Nehirlerce denize varmaktan ötesi yok
Taş bir duvardir her gün dikilen karşimiza
En ulu agaçlara yapraktan ötesi yok
Elverir bunca keder, yeter bunca ayrilik
Tutuşmuş bir dal için ocaktan ötesi yok
Ne çikar bu son ateş isterse hiç sönmesin
Yanan için çöllerde sicaktan ötesi yok
Elbette ömür biter, can gider ey sevgili
Aşki sende bulana topraktan ötesi yok
"kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
kaç kilo çekerdi yalnızlık
kaç kere ezildim altında
yaz yağmurlarının
...
ya işte öyle palyaço
diyorum ki,
bunu da yeni öğrendim
sevişmek de eksilmekmiş biraz
..."