Kuru Gözle Çıkamadığım Kitap..
10/10
·304 syf.·
2026 87. kitabı
Ben nasıl bir kitap okudum arkadassss, içinde yok yok.. Sevgi, merhamet, acıma, inanç, umut, kayboluş, yalnızlık, öfke, sessizlik, sevinç, huzur, umut.. Söyleyin bana kaç kitap tüm bu duyguları bağrında saklayabilir, kaç bahçe böyle çiçekleri gözlerinize serebilir, kac insan hepsini adım adım size sunabilir?.. Gözyaşlarıma hâkim olamadım.. arkada çalan "Rodrigo' nun gitar konçertosu" eşliğinde.. Meğer ne kadar acıkmışım duygu seline, beni boğacağını bile bile nasıl kulaç atmışım dalgalara, yine o suların yoğunluğunda nasıl da nefes alabilmişim, heyhat! Hayret.. Eseri okurken gözlerimin önüne gelen ayetlere ne demeli.. Tam sabrın tükeneceği yerde; "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah suresinin 5,6 Ayetlerinin yüreğime su serpmesi.. Eşlerin birbiri içinde uyumlarını gördükçe; aklıma gelen Rum süresinin 21. Ayeti.. "Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." Kitabı okurken sanki boğulma riski sonrasında dalgalar beni kıyıya vurmuş, güneş tepeden kızıllığını göstermiş, ben kıyıda sırt üstü uzanmış, gözlerimi hafifçe kısarak güne bakıyorum.. derin ve aralıksız nefes alıyorum, ellerim kumların sıcaklığını okşarken yaşadığıma sonsuz hamd senâlar ediyorum, çünkü bu eserden kuru bir gözle, hafif kıvrılmayan bir dudakla, heyecanla atmayan bir kalple çıkamayacağınıza kefil olabilirim.. #Umut serisi denen bu eserin öncesinde yazarın Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabıyla tanışmama vesile olan hayatıma soğuk bir kış günü ellerim soğuktan titrercesine usurken, ve çaresizce gözlerim boşluğu tararken güneş gibi doğan esraSultan'ıma çok teşekkür ederim.. kış soğuğunda güneşin değeri ne ise, ya da harlı bir odun ateşinin yüzüme vuran sıcaklığı ne ise, EsraSultan'ında küçücük
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019591 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 32. kitabı
BEYAZ GECELER / FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ "Bir Hayalperestin Günlüğünden Duygusal Bir Hikâye" Romanın başkahramanı genç adam, 26 yaşındadır ve sekiz yıldır St. Petersburg'da yaşamaktadır. Melankolik ruh hâli onu yalnızlığa itmiş, terk edilme korkusundan ne yapacağını bilemez hâle gelmiştir. Bu umutsuz, karamsar ve yorgun geçen günlerinin neticesinde Nevsky sokaklarını üç gün boyunca dolaşarak geçirmiştir. Eve döndüğü zaman ise bu ruh hâlinin verdiği karamsarlıkla takıntıları da artmıştır. "Çünkü bir sandalye önceki gün bıraktığım gibi durmuyorsa bu beni deli eder." Bu yapayalnız ve kimsesiz geçen günlerinin ardından Nevsky'de bir akşam vakti Nastenka ile tanışır ve olayların düğümü çözülmeye başlar. Dördüncü gecenin sonunda tüm gerçekler açığa çıkar. Yazar, bu eserinde Petersburg'un insana nüfuz eden tarifsiz güzelliklerini de anlatır. Eser; İlk Gece, İkinci Gece, Nastenka'nın Hikâyesi, Üçüncü Gece ve Dördüncü Gece bölümlerinden oluşur. "İşte sayın okur, sevgili okur" vb. cümlelerinin belirli aralıklarla tekrarı, yazarın okuyucularıyla bağının ne kadar samimi olduğunun göstergesidir. Yalnızlığın, aşkın, sevginin, karamsarlığın, çaresizliğin, hüznün ve kendini yeniden anlamaya çalışmanın yolculuğu olan bu kitabı keyifle okudum. Dostoyevski'nin kelimelerle ördüğü, kısa bir zaman dilimini anlatan bu eseri okumanızı tavsiye ederim. ALINTILAR "Harika bir geceydi, sevgili okur; öylesine harika bir geceydi ki insan bunun gibisini ancak gençliğinde görebilir." "Nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir." "Belki de kafamdaki kuşkuları giderip beni kendimle barıştırdınız." "Bambaşka bir yaşam mücadelesi vardır; etrafımızda kabaran yaşamdan oldukça farklıdır. Her şey bilmediğimiz bir âlemde, bizim aşırı ciddi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 2025102,1bin okunma
Reklam
Bence
9/10
·331 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:40
Kitaba dair bilmeniz gereken ilk şeylerden biri Saramago’nun yazım tarzı. Yazar neredeyse hiç noktalama işareti kullanmamış nokta ve virgül dışında . Diyaloglar için konuşma çizgileri veya tırnak işaretleri yok; konuşmalar uzun paragrafların içine yedirilmiş. Ayrıca karakterlerin hiçbirinin adı yok. Doktor, Doktorun Karısı, İlk Kör Olan Adam gibi sıfatlarla anılıyor. İlk birkaç sayfada bu yoğun yazım tarzına alışmakta zorlandım, ancak ritmi yakaladığım an kitap beni aldı götürdü. Körlük, sizi derinden sarsacak, bittikten sonra bile uzun süre etkisinden çıkamayacağınızı ve dünyaya, insanlara çok daha farklı gözlerle bakmanızı sağlayacak bir kitap. Kitap, modern insanın kurduğu düzenin, yasaların ve ahlakın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Gündelik hayattaki konforumuz ve kurallarımız ortadan kalktığında, insanın hayatta kalma içgüdüsüyle nasıl vahşileşebileceğini gözler önüne seriyor. Yazar, fiziksel körlük üzerinden aslında toplumun derinlerindeki "bencillik", "duyarsızlık" ve "görmezden gelme" gibi ahlaki körlükleri eleştiriyor. Biz gerçekten görüyor muyuz, yoksa etrafımızdaki adaletsizliklere karşı zaten kör müyüz? Her şeyin çöktüğü bir ortamda bile insan kalmayı başarabilmenin, sevginin ve dayanışmanın değerini sorgulatıyor. Körlük José Saramago
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Sapıkça davranışları normalleştirmeyin
Puan vermedi·%22 (108/480 syf.)·
Açıkçası bu kitaptan gerçekten de yüksek bir beklentim vardı ve bunun en büyük sebebi de Damla'nın (samimiokur) bu kitabı çok beğenmiş olmasıydı. Maalesef pek de düşündüğüm gibi çıkmadı. Belki ilerleyen sayfalarda daha ilgi çekici oluyordur ancak sabredemeyeceğime karar verdim. Yarım bırakmama sebep olan şeylerden bahsedeceğim, belki birileri için yararlı olur. Dikkatimi çeken ilk şey yazarın anlatımıydı. Cümleleri genellikle "şu olduğunda bu oldu" şeklinde kurmuş. Daha anlaşılır olması için birkaç örnek: 1. Çatık bakışlarım onu bulduğunda ürperdim. 2. Karşısında aptal gibi durduğumu anlayıp, kendime öfkelendiğimde elimdeki kalemi tezgahın üzerine bırakıp başımı dikleştirdim. 3. Duyduklarımla dudaklarım aralandığında nefesim kesildi. Yazar bence "ve" kelimesinden nefret ediyor. Bu tarzda kurduğu cümlelerin çoğunda "ve" kullanmış olsaydı çok daha akıcı ve güzel bir anlatım yakalayabilirdi diye düşünüyorum, en azından benim için. Tercih ettiği anlatım beni rahatsız etti, çok gereksiz buldum ve bazı noktalarda anlam da bozulmuştu. Bir örnek: Kaşlarım çatılıp alnımın ortasında ince bir çizginin oluşmasına neden olduğunda, parmaklarımın arasında duran zarfın maksadını çözemedim. Kaşların çatıldığı için mi zarfın maksadını çözemedin yoksa zarfın maksadını çözemediğin için mi kaşların çatıldı? Mantıkken ikinci seçeneğin olması gerekiyor, öyleyse burada cümlelerin sırası yanlış. Sonrasında her şeyin renginden bahsedilmesi var. Bordo kadife kumaş, çizim defterinin kırmızı kapağı, giydikleri her bir kıyafet, Berna ablanın yeşil kazağı, Ekrem amcanın kahverengi gözleri... Karşımıza çıkan neredeyse herkesin göz ve saç rengini biliyoruz. Bazen de aynı şeyin renginden birden fazla kere bahsediliyordu. Feray her tayt giydiğinde taytın renginin siyah olduğundan
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024436 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Arkadaşlar; bizim İspanya ile flörtlerimiz, Azerbaycan'a "kardeş ülke" dememiz meğer hep boşunaymış :) Bizim asıl kader ortağımız Brezilya'ymış; bu kitapla resmen bunu anlamış oldum. Ülkemiz sağ olsun; biz siyasete bulaşmadık, siyaset gelip bize bulaştığı için kurgu dışı okumaları çok az yapan ben, siyasi okumalara daldım ve açıkçası aklı ve vicdanı olan herkesin böyle yapması gerektiğini düşünüyorum. Ülkesini seven; hak, hukuk ve adaletten yana olan herkes bu kitabı okumalı. Ülkemizin bu sancılı döneminde tanıdığım; bu karanlık dönemin aksine aydın, pırıl pırıl bir avukat olan Mehmet Pehlivan, sadece mesleğini icra ettiği için 361 gündür haksız, hukuksuz bir şekilde tutuklu. Ancak bu tutukluluk süresi bu onurlu avukatı mesleğinden koparmadı; aksine o, dört duvar arasında da mesleğini icra edip bu kitabı kaleme aldı ve savunmanın onuru olduğunu bir kez daha gösterdi. Ufkumu açtığı için kendisine teşekkürü bir borç bilir; bütün kalbimle, bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını dilerim. Yargı silahıyla kuşatılan Lula da Silva bugün Brezilya Devlet Başkanı. Umarım bizim ülkemizde de kırabiliriz bu düzenin dişlerini ve bir şenlik havasında ayağa kalkabiliriz.
Yargı Silahı (Lawfare)Av. Mehmet Pehlivan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20268 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:03
Ne diyebilirim ki?En az birinci kitap kadar harikaydı.Hatta bi tık daha üstündeydi diyebilirim.Çünkü daha fazla karakter ve olaylar içeriyordu.Hem de nasıl olaylar..Okuyorsunuz ve düşünüyorsunuz bunun sonu nereye varacak?Bunlar neden yaşanıyor şu an?Sonra kitabın sonlarına yaklaşıyorsunuz ve tüm bu şeyler birleşip bir bütün haline geliyor.Ve heyecanla kitabın kapağını bırakıyorsunuz.Kesinlikle daha fazla potansiyeli var ve yazar istese bunu başarabilecek bi kalitede yazıyor.Ama bu haliyle de çok güzel ve daha fazla okura hitap edeceği de bi gerçek.Bilimkurgu türünü seviyorsanız bir an bile düşünmeyin başlayın.O kadar akıcı bi hikayeye sahip ki nasıl bittiğini anlayamayacaksınız bile :)
İnceleme
Fırtına BulutuNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024483 okunma
Reklam
Reklam