Bu kısım, hocamla dün yaptığım sohbeti hatırlattı. Hemen hemen buna benzer şeyler konuşmuştuk yani ana fikri aynı yere çıkan şeyler.
Acı çekiyoruz, o an, o acı belki de bize çok ağır geliyor, 'neden ben?' diyoruz ya da sürekli kendimize yükleniyor, kızıyoruz belki de kendimizden nefret ediyoruz. Tüm bunlarla beraber başkasından bir yardım eli, bir çare bekliyoruz ama nâfile.. Bir sonuç alamıyoruz çünkü asıl çözüm kendimizde, kendimizi sevmeyip kendimize ilgi göstermeyip anlamaya çalışmazsak duygu ve düşüncelerimizi anlamaz kendi potansiyelimizin farkına varmazsak hiçbir sorunun üstesinden gelemeyiz, iyileşemeyiz..
Genel olarak sohbetin ana fikri böyleydi.🫠
Almıla
@Umayalmla
·
İnsan bir mahkûm olduğu için değil, bir hâkim olduğunu fark etmediği için kafestedir. İnsan, özgürlük için hep başkasından yardım isteyen ancak kararı verecek olanın yine kendisi olduğunu bilmeyendir.
İnsanlar gelip geçiyor gökyüzü bizimle kalıyor. Ne kadar merhametli bir yaratıcımız var karanlıktan sonra aydınlığı gösteriyor umudunu kaybetme mesajı veriyor onunla kalmıyor gözalıcı güzellikte ışıkları olan yıldızları ve ayı karanlık gecelerde bize rehber ediyor onunla hayaller bile kurabiliyoruz ısınmak için güneşi gösteriyor sonra o batarken görsel şöleniyle gözlerimizi kamaştırıyor aynı şekilde doğarken de hayran bıraktığı gibi.. peki size diyorum bunlar mucize değil de nedir? Peki yine biz bunların farkında mıyız? Kafamızı kaldırıp bakıyor muyuz bu eşsiz güzelliklere? Koca koca taşların arasında sıkıştırdık kendimizi halbuki bizi bekleyen koskoca evren var. İşte tam şu an da o yıldızlara bakarken yazıyorum bunları.