7/10
·192 syf.··
2026 17. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:38
Kitabı oldukça sevdim. Benden 1 yaş küçük kız kardeşim olduğundan ana karakteri kendime benzetmekten alıkoyamadım. Kitaptaki olaylar silsilesinin nereye gideceğini pek kestiremedim ama bu bilinmezlik kitabı daha da sürükleyici kıldı. Kitabın dili oldukça sadeydi, bu durum bir anda değişen durumları daha da beklenmedik hale getirdi. Kitap daha da uzatılabilirdi belki. Ana karakterin yetişkin halinin geçmişini anlattığı hissi var ve kitabın sonunda geleceğinden bahsedeceğini ya da kız kardeşinin şehre geleceğini düşünmüştüm. Çoğu kısım bize bırakılmış, sonda teyzesinin yeni hayatını gözler önüne serip "ama benim kız kardeşim var" mesajı ile kitap bitiriliyor. İlginç bir kurguydu. Karakterler çok iyi işlendiğinden iyi ya da kötü yok. Herkesin kendi akışında yaptığı seçimlere hak verdim ve hepsinin farklılıkları, ortamı tamamen gerçek hayattan hissettiriyor. Vincenzo, hızlı bir gidişi oldu, şaşırttı. Kendime geriye dönüp baktığımda bir not bırakmak istedim.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,237 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 178. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"EV YAPIMI BİR PARAŞÜT" "Zihnin gerçek doğasının sonsuz ve sınırsız olduğunu, gökyüzü gibi olduğunu biraz evvel konuşmuştuk. Düşünceler, gökyüzünde beliren bulut kümeleri gibidir. Bulutlar gelip geçerler, ama gökyüzü onların geçişlerinden hiç etkilenmez, bozulmaz, lekelenmez, eksilmez veya çoğalmaz. Daima aynı kalır. İri bulutlar, ufak bulutlar, beyaz bulutlar, gri bulutlar ve kara bulutlar... Kimi zaman pırıl pırıl bir günes görünür, kimi zaman ise bulutlar güneşi örter. Bazen korkunç bir fırtına patlak verir, şimşekler ve gök gürültüleri yüzünden gökyüzü ürkütücü bir hale bürünür. Fakat ne gelmiş olursa olsun ve ne kadar sürerse sürsün, eninde sonunda bitecektir. Bulutlar geçip giderler, fırtına diner ve tüm bu olup bitenler gökyüzünde hiçbir iz bırakamaz. Zihnin gerçek doğası saf, bozulmamıs ve sonsuz halini daima korur." Hayat bazen öyle koşturmacalı geçiyor ki, kendi zihnimizin içinde bile huzur bulamıyoruz. Sürekli kaygı, öfke, tahammülsüzlük... "Değişemiyorum", "zihnimdeki gevezeliği susturamıyorum" dediğimiz anlar çoğalıyor. Zihnimizle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatan ve meditasyonun dönüştürücü gücünü kurguyla harmanlayan sürükleyici bir hikâye sunuyor yazar bize kitabında. Bilge büyücü "Mama Nono" rehberliğinde, bizleri yedi günlük içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Otomatik cevaplar, otomatik tepkiler, otomatik yaşamlar... Bunun ne kadar farkındayız? Karşımızdaki insanın bizi gerçekten dinlemediğini, aslında kendi zihnindeki konuşmalarla meşgul olduğunu hissettiğimiz anlar oluyor mu? "Nasılsın?" - "İyiyim." Bu kısacık diyalog bile ne kadar ezbere yaşadığımızın bir kanıtı aslında. Ben de son zamanlarda kendi otomatikliğimi fark ettim. Ve biraz isyan ettim açıkçası. "Nasılsın?" sorusuna her seferinde aynı cevabı vermek istemiyorum artık. Deniyorum: "Yeterince
Edebiyat
Ev Yapımı ParaşütBerrak Yurdakul · April Yayıncılık · 20266 okunma
Reklam
Sözün bittiği yerdeyim!
Puan vermedi·159 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:27
Bu nasıl bir cesaret, bu nasıl bir dik duruş Allahım tüylerim diken diken. Romanın başkahramanı ve şehit kızı Aliye tam bir Türk kadını asilliği ile memleketine büyük bir fedakarlık yapmış kudretli bir kızdır. Onun kasabanın adaletsiz yaşamında çocukları korumak ve eşitlemek için koyduğu duruş ve ettiği “Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi! “ yeminiyle mücadeleci , kararlı ve öğretmen ruhuyla görevini layıkıyla yaptığını apaçık yansıtıyor. Herkese bir umut bir sevinç olan Aliye dini kullanıp, saptıranların şerrine, ihanetine , iftarasına uğruyor. Tek gayesi sevdiği insanların selameti ve bu milletin kurtuluşa ermesi olan aliye kendinden vazgeçecek kadar büyük bir iyilik yapıyor ve bu iyiliğin karşılığında sözde Müslümanlar onu canlı canlı kurban ediyor .
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 6. kitabı
Wolf Dorn - "Fobiya" Wolf Dornun "Fobiya" kitabına çox böyük ümidlərlə başlamışdım. İlk səhifələrdəki o qorxu, gərginlik və sirr atmosferi məni həqiqətən də hadisələrin içinə çəkdi. Müəllif qapalı məkan psixologiyasını əla qurmuşdu. ​Amma heyf ki, kitab irəlilədikcə o ilk başdakı həyəcanım yavaş-yavaş söndü. Temp çox zəiflədi və mən gözlədiyim o dinamikanı tapa bilmədim. Ən böyük xəyal qırıqlığım isə finalı oldu. Hadisələrin bağlandığı səbəb, yəni o ana xətt mənə çox absurd və zəif gəldi. "Bütün bu oyunlar sadəcə buna görə imiş?" dedim öz-özümə. ​Pis kitab deyil, sadəcə mənim gözləntim çox yüksək imiş. Mənim üçün bir az yarımçıq qalan bir oxu təcrübəsi oldu.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,847 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:25
Doğan Ülkü Dadaşoğlu ​Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Size bu kez sadece bir kitap değil; dilim döndüğünce, kelimelerim yettiğince "yeniden doğmanın" ne demek olduğunu anlatacağım. Sevginin, umudun ve inancın ne kadar değerli olduğunu bu kitapla bir kez daha anladım. Yaşadığımız her an çok kıymetli... Önce kendi hayatınızın kıymetini bilin, kendinizi sevin; sonra da sevdiklerinize sıkıca sarılıp sevginizi hissettirin. ​ Lösemiliydim öyle bir zamanda kapımı çaldı ki... İlk elime aldığımda oturdum ve sadece düşündüm. Çünkü çevremde bu hastalıkla mücadele eden biri var ve beni nelerin beklediğini az çok biliyordum. Ama insan bazen bir umuda tutunmak ister ya; işte tünelin ucundaki o ışık, sanki bu kitaptı. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımız, doğrularımız ve yanlışlarımız... Hepsi bir bir yüzümüze vurulacaktı belki ama hazırdım. Bu kitap bize ilaç gibi gelecekti, öyle de oldu. En azından ben böyle hissediyorum... ​Lösemi, son zamanlarda adını maalesef çok sık duyduğumuz bir hastalık. "İnsan başına gelmeden anlamıyor" derler ya, ne kadar doğruymuş. İnsan bu süreçlerin içine girince dünya malının hiçbir anlamı olmadığını çok daha iyi anlıyor. Sağlığımız yerinde olduktan sonra her şeyin bir çözümü var. Bu zorlu yolculuk hem hasta hem de sevdikleri için çok yıpratıcı; ama insanı yeniden ayağa kaldıracak olan tek şey yine sevdiklerinin desteği... ​Aslında kitap hakkında bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama karşımızdaki bir roman değil ki uzun uzun kurgusunu anlatayım... Tamamen gerçek duygulardan ve yaşanmışlıklardan oluştuğu için insan kelimelerini seçmekte zorlanıyor. Murat’ın yaşadıkları gerçekten çok zor. Düşünsenize, hayatınızda her şey yolundayken birdenbire bu haberi alıyorsunuz. Başlarda kabullenmek elbette çok güç ama çevrenin sevgisi o zorlu yolları katlanabilir kılıyor.
1000Kitap
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20246 okunma
8/10
·280 syf.·
2026 6. kitabı
Döneminin cesur, muhalif ve politik baskılara maruz kalmış gazeteci-yazarı Suat Derviş’in Ankara Canavarı eseri, 1940’ların Ankara’sında aynı yöntemle işlenen seri cinayetleri konu alıyor. Roman, yazarın kendi mesleki deneyimlerini yansıtan zabıta muhabiri Hikmet Altıntaş’ın gözünden aktarılarak polisiye kurguya farklı bir derinlik kazandırıyor. Kitabı sürükleyici ve keyifli kılan en önemli unsur, ana karakterin kusursuz olmaması; Hikmet'in duygularını yönetemeyip ilk görüşte aşık olduğu kadın uğruna mesleki profesyonelliğini hiçe sayan zaafları, hikâyeyi daha gerçekçi kılıyor.
1000Kitap
Ankara CanavarıSuat Derviş · İthaki Yayınları · 202369 okunma
Reklam
Reklam