5/10
·144 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:47
Romanın girişi farklı olunca gizemli bir kurgu okuyacağımı düşünmüştüm ama beklediğimi bulamadım maalesef. Ana karakter derinlemesine işlenmemişti ve toplumdaki kadınların yaşadığı tüm sorunları bir karakterde anlatalım denmiş gibiydi. Böyle olunca da karakter çok yapay kalıyor ve onunla bağ kuramıyorsunuz. Evet, romanın bir derdi vardı, toplumsal bir eleştiri yapıyordu ama bunu doğrudan öğretmeye çalışmadan karakterin hissettikleri üzerinden yapsaydı çok daha etkileyeci olurdu kanımca.
Kim Jiyeong, Doğum: 1982Cho Nam-Joo · A7 Kitap · 20211,307 okunma
İnsanlığın ve Tüm Callahan'ın Yerleri şerefine
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:22
Callahan'ın Yeri, dertleşmek isteyene alan açan sıradan bir bardır. Piyanist Eddie'nin densiz sorgulamalara beyzbol sopasıyla müdahale etmesini saymazsak, yahut Pyotr'ın alkolü fazla kaçıranları evlerine bırakıp, geceyi orada geçirdikten sonra kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmasını da. Bu barda her içki yarım senttir ve kadehler şömineye hunharca fırlatılıp kırılır. Çeşitli ritüeller etrafında kendine has bir kültür oluşturmuştur burası. En kötü espri bile burada kabul hatta teşvik edilir; çünkü bar müdavimi olan doktora rağmen mizah en iyi ilaçtır. Ama en önemlisi, burayı arayarak bulmak imkansızdır, bar ihtiyacı olanı kendine çeker; anlayışa, hoşgörüye, yardıma veya şefkate ihtiyacı olanları. Üstelik burayı bulabilmeniz için sadece sekiz ay ömrünüzün kalmış olması veya ailenizin ölümünün sorumluluğunu taşıyor olmanız gerekmez. Gezegeni yok etmek için yola çıkmış ancak bu karardan pişman olmuş bir uzaylı da olabilirsiniz, alkolik bir vampir, bir zaman yolcusu, hatta vantrilok bir köpek bile olabilirsiniz. Burada bunlara kimse şaşırmaz ve samimiyetinizin karşılığını alırsınız, çünkü bu bar mucizelerin gerçek olduğu bir yerdir. Yine de burada sorunlar sihirle çözülmez. Çoğu zaman çözüm, birinin hikayesini gerçekten dinlemekle başlar. Ve sadece hatalarının bedelini ödemeye razı olanlar bu ailenin müdavimi olabilirler. Hippi hareketinin filizlendiği 1973'te ilk Callahan öyküsünün bir dergide yayımlanmasının ardından okuyucunun büyük teveccühü ile karşılaşan Spider Robinson, yirmi yıl boyunca Callahan evrenini ve bu barın gerçek hayattaki müdavimlerini genişletmeye devam eder. Yazar, istilacı uzaylıların ve tehditkar teknolojilerin egemen olduğu ana akım bilimkurguya karşı bu dışlanmışlarla iki kadeh tokuşturup dertleşerek tüm klişeleri çökertmiştir. Hikayelerdeki
Callahan GünlükleriSpider Robinson · İthaki Yayınları · 202378 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:12
“Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini ve gülünçlüğünü gördüğümden beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlikte düşünen, duyan ve seven bir kadın!” (s. 183) Sürekli diğer insanlardan farklı olduğunu vurgulayan ve bir arayış içinde yaşayan C., çocukluğunda babasıyla yaşadığı sorunların ve teyzesine duyduğu sevginin etkilerini hayatı boyunca taşımaktadır. Hayattaki temel amacı olan arayışını ise yukarıdaki alıntıda açıkça ifade etmekte ve bu bölüm, romanın ana düşüncesini özetlemektedir. Kitapta zaman zaman anlatıcı ve anlatım tekniğindeki geçişler nedeniyle okumakta zorlandığım yerler oldu. Ancak hikâyenin etkileyiciliği ve C.'nin iç dünyasının başarılı şekilde yansıtılması bu zorluğu geri planda bıraktı. Genel olarak keyifle okuduğum ve düşündüren bir eser oldu. Okumayanlara tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Orta Çağ’ın Kalbine Canlı Bir Pencere: İbn Münkız Haçlılara Karşı
10/10
·264 syf.··
2026 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 05:07
Selahattin Hacıoğlu’nun titiz ve akıcı çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Üsame İbn Münkız’ın İbn Münkız Haçlılara Karşı (orijinal adıyla Kitâbü'l-İ'tibâr) eseri, alışılagelmiş kuru ve sıkıcı tarih kitaplarından çok farklı, adeta zaman makinesine binip 12. yüzyılın çalkantılı Orta Doğu dünyasına atlamak gibi bir deneyim sunuyor. Bu eseri sadece bir tarih kitabı olarak görmek büyük bir haksızlık olur; çünkü karşımızda Artuklular, Zengiler ve Selahattin Eyyubi gibi İslam tarihinin kaderini belirleyen aktörlerin hüküm sürdüğü bir dönemde bizzat cephede kılıç sallamış, diplomasi yürütmüş ve saray entrikalarına şahit olmuş soylu bir Müslüman şövalyenin canlı hatıraları duruyor. Nitekim benim hiç sevmediğim Amin Maalouf'un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri kitabını yazarken en çok beslendiği ve referans aldığı ana kaynağın bu hatırat olması, eserin tarihsel ve edebi kıymetini tek başına kanıtlamaya yetiyor. Kitabın en büyüleyici yönü, büyük kuşatmaları ve siyasi hamleleri makro bir tarihçi gözüyle değil, mikro düzeyde bir insan hikayesi olarak ele almasıdır. Üsame İbn Münkız; Kahire, Musul ve Şam üçgeninde geçen ömrü boyunca Doğu ve Batı medeniyetlerinin çarpışmasına en ön safta tanıklık etmiştir. Ancak kitap sadece havada uçuşan kılıçları veya stratejik hamleleri anlatmıyor; bizi o dönemin gündelik yaşamının, kültürel şoklarının ve hatta sosyolojik yapısının tam ortasına bırakıyor. Özellikle yazarın dönemin tıp dünyasına dair aktardığı gözlemler inanılmaz derecede dikkat çekici. Haçlı doktorlarının barbarca ve ilkel tedavi yöntemleri (örneğin bir akıl hastasının kafasını haç şeklinde yarıp içine tuz basarak öldürmeleri veya basit bir çıbanı olan bacağı baltayla keserek hastanın ölümüne yol açmaları) ile Doğu medeniyetinin bitkisel ve rasyonel tıbbı arasındaki uçurumu
Anı-Mektup-Günlük
İbn Münkız Haçlılara KarşıÜsame İbn Munkız · Kapra Yayıncılık · 202321 okunma
8/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Herkese selam 🩵 Bugün sizlere Mayıs ayında okuduğum ama paylaşımını anca yapabildiğim kitapla geldim 🩷 @selyayincilik 'tan #romaingary 'den (#emileajar 'dan) #gügününkitapkulübü ile beraber #oncayoksullukvarken kitabını okuduk. Kitap Hakkında: "Onca Yoksulluk Varken", Fransız yazar Romain Gary'nin Emile Ajar takma adıyla yazdığı ve 1975'te "Goncourt Edebiyat Ödülü" aldığı eserdir. Kitap; 10 yaşında olan Momo'nun bakış açısından anlatılmaktadır. Momo ve Madam Rosa kitaptaki ana karakterlerdir. Kitabın Konusu/Yorumum: Toplama kampından sağ kurtulan Madam Rosa, hayat kadınlarının çocuklarına bir pansiyonda para karşılığında bakmaktadır. Çünkü hayat kadınlarının, çocuk sahibi olması yasaktır, bu sebeple çocuklarını yanlarına alıp bakamazlar ve bir yere bırakmak zorundadırlar. Madam Rosa, Momo'yu diğer çocuklardan hep daha bir başka sevmektedir. Aralarında derin bir bağ oluşmuştur. Zamanla Madam Rosa, iyice yaşlanıp da hastalanınca işler iyice kötüye gider, kimse artık çocuklarını pansiyona bırakmaz, yoksulluk çekmeye başlarlar... Kitap; yalnızlığı, terk edilmişlik duygusunu, ölümü, yoksulluğu, koşulsuz sevgiyi iliklerinize kadar hissettiriyor. Hele bir de anlatıcının çocuk olması sebebiyle daha da etkileyici oluyor. Ve biliyoruz ki bu hayatlar gerçek, böyle şeyler yaşanıyor, bunu bilmek insanı daha da çok üzüyor. Dünya ne kadar acımasız diyorsunuz okurken.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,8bin okunma
6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma