Sonu ne olacak bu işin? En iyisi, unutmak, bir şey düşünmemekti. Yaşadığı ana kendisini bırakmanın sükunetini tadıyordu.
Sayfa 126·Kitabı okuyor
Edebiyat
Aslında bir şeyi fark ettiği an, insan, o şeyi neden o ana kadar fark etmediğine şaşırır genelde.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Söyle bana Toprak Ana, gerçeği söyle: İnsanlar savaşmadan yaşayamazlar mı?
Alıntı
Çarpıcı..
Ey dağların, denizlerin öbür tarafındaki insanlar, siz ki mavi göğün altında yaşıyorsunuz, savaş neyinize gerek?
Alıntı
Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa, çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa, her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu. O anı geçirince söz soğuyor, katılaşıyor, insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu.
Alıntı
https://odessayayinevi.com/product/bozkurt-donencesi-1/
GATA'nın rehabilitasyon merkezi bölümündeki fizik tedavi salonunda herkes kendi hareketlerini yapıyor ve bir yandan da sohbet ediyorlardır. Tomris: Banuhan, dizi bitiyor mu? Banuhan: Biri biterken öbürü başlıyor. Tomris: Hayırlısı, ben seviyordum bu diziyi. Bahadır: Ben de seviyordum. Banuhan: Ay, sen sevmesen hatrım kalırdı. Hem sen söyle, projeler ne alemde? Bahadır: Çalışıyoruz. Banuhan: Bana yazdığın kadar kod yazsaydın şimdiye bin kere bitmişti. Tomris: Doğru vallahi. Bahadır: Yan gazi, yan. Tomris: Gaziyan demişken, arkadaşlara benden selam söyle. Bahadır: Güvenlik nedeniyle görüşemiyoruz. Tomris: Nedenini sormuyorum. Bahadır: Sorma. Tam o sırada, Fatih salona girdi. Yüzündeki gülümseme, diğerlerini de rahatlatıyordu.