Puan vermedi·316 syf.··
2026 3. kitabı
Anar - " Təhminə və Zaur" Zənnimcə, hamımız beşmərtəbəli binaya sığmayan altıncı mərtəbəyik. Və bu altıncı mərtəbədə dövrünün ən müasir qadını ilə ən qorxaq kişinin sevgi hekayəsi ilə tanış oluruq. Təhminə Zaura sevməyin və sevilməyin nə olduğunu öyrətdi. Ona hər şeyini versə də, bircə güvən verə bilmədi. Zaur isə ekzistensial bir obraz olaraq özünəməxsus qorxaqlığını və cəsarətsizliyini ortaya qoydu. Mənə görə, Zaurun ən böyük faciəsi Təhminəni itirməsi deyil, onu seçəcək qədər cəsarətli olmamasıdır. Çünki insan bəzən sevdiyini deyil, öz qorxularını seçir. Zaur da sevgidən çox "camaat nə deyər?" düşüncəsinə sığındı və bunun bədəlini ömrü boyu daşıyacağı bir peşmanlıqla ödədi. Bu əsər haqqında nə qədər danışsaq da, yenə də azdır. Amma mənim üçün bu, əvəzolunmaz bir şah əsərdir. Bir kitabın küncünə çəkilib ağlamağın nə demək olduğunu məhz bu kitabdan öyrənmişdim...
Təhminə və ZaurAnar Rızayev · Qanun Nəşriyyatı · 20191,849 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 16. kitabı
#okudumbitti Tiamat Osmanlı tahtelbahirinde(denizaltında) geçen hayal üstü olaylar bir gün felsefenin, dinin, mitolojinin de yer bulduğu kurgu dolu kitap. Denizcilik dili çok baskın okurken buralarda biraz zorlanıyor insan o sebep kitabı tam anlamaya 50 - 100 sayfa okuyunca başlıyorsun bu defa da kitap bitmeye başlıyor. Yine de bir iki günde okudum bitirdim. **Dipnot: yazarın okuyucularının 8 senedir beklediği bir eser olması, yayımlandığı(2022) tarihte okurlarını ikiye bölmüştür. Eski ve yarım kalmış bir kitabı yeniden ele alarak kendi çizgisinden çıkmadan, farklı bir tarzla okuyucusunun karşısına çıkmıştır. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen yazarın cümle kurma şekline hayran kaldım. *Akıl bir gül hayatta kalma kabiliyetine denir. *Yıkım sandığım şey, belki de yeniden doğmanın sancısıdır. *Kaos dediğin, kontrol edemediğin düzenin adıdır. *İnsan bazen kendini kurtarmak için önce içindeki canavarı serbest bırakmalı.
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·238 syf.··
2026 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:33
Kitabı bence 3 kısma ayırmak gerekiyor.. 1.kısmı şöyle anlatabilirim; okuması oldukça zor çok fazla eski Türkçe kelimeleri barındıran bir kısımdı.. bazen okumak için kendimi zorlasam da yine de okuyabildim.. çok fazla zorlanmadım ama kitabın diğer kısımlarına göre okuması zor zordu.. İkinci kısım daha öykü ağırlıklı bir bölümdü.. karakterimizin başına gelen olaylar bize ayrı ayrı öykülerde anlatılıyordu.. biz bu öykülerde başka insanlarla tanışma fırsatı buluyoruz.. ilk kısma göre ikinci kısım gerçekten daha iyiydi bence.. Gelelim üçüncü kısma yani kitabın en vurucu olduğu kısma.. kitabı okuyan insanların çoğu kitaptan çok fazla etkilenmiş bence bunun sebebi üçüncü kısmının yani kitabın sonlarının oldukça iyi yazılmış olması.. kitap okuyan insanlar bilir ki iyi yazılmış çoğu kitabın sonu başları kadar iyi değildir.. ama bu kitapta her şey tam tersi. Kitabın sonu kitabı gerçekten göklere çıkarıyor.. her şeyin çözüldüğü, her şeyin itiraf edildiği, kitap boyunca aklımızda olan bütün soruların cevaplarını aldığı bir bölüm oluyor.. kitabı yedi puan veriyorum ve bu yedi puanın dört puanını son bölümü oluşturuyor..
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
8/10
·238 syf.··
2026 7. kitabı
- Düşlere dokunmak mümkün olabilir mi? - Ben bu dünyaya bilmek için geldim. - Gözlerden yaş gelene kadar kahkahalar atılıp, yaşlar kuruyana kadar da ağlanıyordu
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 10:58
Romanın merkezinde, Uzun İhsan Efendi’nin gerçeklik ve varoluş üzerine kurduğu anlam arayışı vardır. Kitapta gerçek ile hayal, bilim ile efsaneler arasında iç içe geçmiş bir gerçeklik kurgulanmıştır. Yazar, tarihi düz bir rota olarak baz alıp onu efsanelerle sarmalayarak yeni bir gerçeklik düzlemi yaratıyor. Kitaba adını veren 'pus' da tam olarak bu şekilde oluşuyor. ​'Düşünüyorum, o hâlde varım' prensibinden yola çıkarak 'Hayal ediyorum, o hâlde hayalim de gerçek mi?' sorusuna ulaşıyoruz; bana kalırsa kitabın ana temeli budur. Okurken çok keyif aldım ve elimden bırakamadım. Sürekli merak uyandıran, oldukça başarılı kurgulanmış bir roman. Hikâye içerisindeki diğer hikâyeler bir labirent gibi ilerleyip tek bir çıkış noktasında birleşiyor. Metinde geçen eski kelimeler ve mekânların o güne ait tasvirleri sayesinde 17. yüzyıl İstanbul’unu adeta yaşıyoruz. ​Bu eser, okuru sadece bir maceraya sürüklemekle kalmıyor; zihnin sınırlarını zorlayan bir ayna tutarak, 'gördüğümüzün ötesinde ne var?' sorusunu hayatımızın bir parçası kılıyor. İhsan Oktay Anar, kelimelerle ördüğü bu puslu dünyada okuyucuya bir pusula veriyor; ancak yönü bulmayı yine bizim hayal gücümüze bırakıyor.
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Gerçekle Hayalin Arasında
Puan vermedi·238 syf.··
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:39
Puslu Kıtalar Atlası'nı bitirdiğimde sanki uzun ve tuhaf bir rüyadan uyanmış gibi hissettim. Okurken bazı yerlerde kayboldum, bazı yerlerde hayran kaldım ama kitabın atmosferinden hiç çıkmak istemedim. İhsan Oktay Anar'ın dili gerçekten bambaşka. İlk başta alışması zor olsa da bir süre sonra sizi kendi dünyasının içine çekiyor. Karakterler, olaylar ve diyaloglar o kadar özgün ki kitabı okurken sürekli "Bunu nasıl düşünmüş?" dedim. Bu kitap bana sadece bir hikâye anlatmadı; hayal ile gerçeğin, akıl ile düşlerin arasında dolaştırdı. Herkesin seveceği bir kitap olmayabilir ama farklı bir okuma deneyimi arayanların mutlaka şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Aradan zaman geçse de bazı sahneleri ve hissettirdiklerini unutacağımı sanmıyorum. Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma