Dostoyevski’nin henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı ve 1846 yılında yayımlanan ilk romanı İnsancıklardır.
Eser, gerçekçilik temasıyla işlenmiştir. Alışılagelmiş olan hikayeyi anlatan bir dış ses
Fatih Harbiye Türk edebiyatının Doğu ve Batı çatışmasını Şinasi ve Neriman’ın aşkı üzerinden anlatıyor. Özellikle yeni cumhuriyet ile birlikte yapılan devrimlerle keskin bir şekilde ülkenin modernleşme çabaları içerisinde geçirdiği değişimin halk üzerindeki etkilerini inceliyor. Fatih bölgesi geçmişin ve geleneğin kalesidir; Neriman burada doğmuş, yaşamı burada öğrenmiştir. Harbiye, yani Beyoğlu ise Batılılaşmanın merkezidir. Hızlı ve göz alıcı yaşam tarzıyla, modernleşme adı altında yozlaşma içindedir.
Her karakterin savunduğu değerler vardır. Bu değişimlerin onlar üzerindeki psikolojik etkileri okuyucuya aktarılır.
Neriman Doğu kültürü ile büyümüş, gençliğinin zirvesinde Batı ile tanışmış, yeni olanın cazibesine kapılmış; Garp ile Şark arasında sıkışmıştır. Romanın ana fikri bunun üzerine kurulmuştur.
Şinasi, Fatih’in vücut bulmuş halidir. Geleneklerine bağlı, sakin, dürüst ve sabırlı bir karakterdir. Yeni olanın karşısında gelişmemiş, durduğu yerde kalmış gibi görünür.
Macit, Batılılaşmanın sembolüdür. Şık giyinen, hızlı bir hayat yaşayan, zengin ve yüzeyseldir. Balo ve davetlere çok önem verir, ahlaki olarak yozlaşmıştır.
Neriman’ın cazibesine kapıldığı bu yeni dünya, köksüz ve maneviyattan yoksun bir modernliğin göstergesidir.
Peyami Safa Batı’nın bilim ve tekniğini almak için başlatılan bu hareketi destekler ama Batı’nın bize uymayan, ahlaki ve milli değerlerden uzak geleneklerinin milli kültürün üzerindeki yıkıcı etkisinin sanıldığından daha tehlikeli olduğunu savunur.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,1bin okunma