Acaba herkes nereye gidiyor?
Nerden biliyorlar nasıl yaşanacağını...
Kimse şaşırmıyor. Tek şaşkın benim anlaşılan. Kimse günün bir saatinde, birdenbire, ne yapması gerektiğini unutuvermiyor.
Kimse de şöyle usulca yanıma sokulup, şimdi ne yapacağım, demi- yor. Oysa ben... Öyle isterdim ki birine bu soruyu sorabilmeyi: şimdi ne yapacağım abi, ha?
Alman filozofu Friedrich Nietzsche'nin bir eserinde Turenne'den naklettiği şu satırlar daima beni titretir:
"Carcasse, tu trembles. Tu tremblerais bien davantage, si tu savais ou je te mene."
*Vücut kafesi titriyorsun. Seni nereye götürdüğümü bilseydin daha fazla titrerdin.
Hiçbir tarihte kanunların bu yetersizliğine, vicdanların bu tahammül ve sessizliğine, havsalaların genişliğine tesadüf olunmamıştır sanırım… Hayatın manası zorbalıkla eş gibi oldu. Hak, adalet, merhamet, ar, hayâ gibi insanlığı hayvanlıktan ayıran ne kadar mukaddes kelimeler varsa günden güne manalarını kaybediyorlar. O derece süratle ki bir gün gelecek bunların lügat kitaplarımıza nereden gitmiş olduklarına şaşacağız ve manalarını anlamak için tefsirlere müracaat edeceğiz.