8/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 20:47
youtu.be/xCLdmRF6gk8?is=... ..sanatın.. dünyayla, hayatla, gülmekle, ölümle, unutuşla ve bellekle olan ilişkisini sorguluyor Kundera.. ..sürgün.. günlük yaşamın dayanılmaz sıradanlığı.. kaos içinde denge yaratabilme gücü gibi konular tütüyor sayfalarda.. Kitapta.. İrlanda doğumlu İngiliz Ressam Francis Bacon, Louis Ferdinand Celine, Arzu professörü olarak tanımladığı Philip Roth..hakkında farklı taraftan bakan, ezber bozan çok güzel yazılar okuyoruz.. Danilo Kiš, Fuentes, Garcia Márquez, Anatole France, Andre Breton.. gibi dönemlerine damgalarını vurmuş entellektüeller.. ve daha birçok yazardan bahsediliyor kitapta..
Bir BuluşmaMilan Kundera · Can Yayınları · 201795 okunma
7/10
·255 syf.··
2020 323. kitabı
Asıl adı Moishe Shagal olan Rus asıllı Fransız ressam Marc Chagall, 7 Temmuz 1887’de Belarus (Beyaz Rusya) sınırları içinde kalan Vitebsk kasabasında dünyaya gelir. Marc Chagall (Hayatım: Marc Chagall) adlı otobiyografisinde, “Ama, her şeyden önce, ölü doğmuşum” diye anlatıyor. Jaguar Kitap’tan çıkan bu eseri hâlâ okumadım, okumam gerekiyor. Sanat eğitimine 1906’da Vitebsk’te Yehuda Pen ile başlar ve 1908-1910 arasında, St. Petersburg’da Krallık Güzel Sanatları Geliştirme Derneği tarafından yönetilen avangard resim ve çizim okulu Zvantseva’ya gider. Eselerinde doğduğu kasabadan “her türlü sosyal manzaraları” resmetmiştir. 1910 yılında kazandığı bir bursla Paris’e giden sanatçı ilk zamanlar kenti pek sevmez, zamanla alışır ve dört yıl kalır. Paris’te bulunduğu yıllarda döneminin önde gelen ressam, yazar, şairleriyle tanışma fırsatı bulan sanatçı, Apollinaire, André Breton, Blaise Cendrars gibi ünlü ozanlar ve Delaunay, Léger, Modigliani gibi ressamlardan etkilenerek yeni resim arayışlarına girer. Paris’te Fovistlerin etkisiyle güçlü bir renk tekniği kazanır. Resimlerinin birçok olanı Kübizm izlerini taşır ve sürrealist bir tarza da yakındır. Her iki akımın karışımını sergiler. Ancak, onun kübizmi Picasso ve Braque’den farklıdır. Marc Chagall, 28 Mart 1985’te 97 yaşında iken, Fransa’da Saint-Paul-de-Vence’de ölür. 1973’te Fransa’nın Nice kentinde Chagall Müzesi açılır.
ChagallMarc Chagall · Yapı Kredi Yayınları · 20118 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·96 syf.··
2025 30. kitabı
·
1827 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 00:00
1904’te İspanya’nın Figueras kentinde dünyaya geldi Salvador Dali. Sürrealizm akımının temsilcilerini ve işlerini sevdiğim bir gerçek, lâkin Dali’nin İspanya’da demokratik cumhuriyetin yakılmasıyla İspanya İç Savaş’ında milliyetçi güçlere önderlik etmiş ve ülkeyi 36 yıl diktatörlük yönetmiş Francisco Franco yandaşlığı soğutucu bir gerçek. Şöyle ki, son zamanlarsa aklımı kurcalayan bir soru var: “Bir sanat yapıtını veya herhangi işini beğendiğimiz birisini, kendisini ve işlerini yaptıklarından bağımsız mı değerlendirmek gerekiyor?” Sanatı kişiden nasıl ayırıp da sevebilmeli?Aklımda deli sorular. Söz konusu sanat tarihi olunca, eserleriyle hatırlamaya çalışıyorum elbette. Andy Warhol gibi parayı ve şöhreti seven bi’ isimdi Dali. Breton ona Avida Dollars demişti. Sanatçı, Paris’teki gerçeküstücülerin arasına katıldı ve daha sonra çok kötü tartışarak -özellikle Andre Breton’la- gruptan atıldı. 1929’da yaptığı “Hazin Oyun” eseri, gerçeküstücüleri sinirlendirmek ve dikkatleri çekmek için, bir adamı iç çamaşırından dışkı fışkırırken gösterdiğinden, koprofili ile suçlanmış. Koprofili: “Dışkı ya da dışkılayan insan görmekten cinsel zevk alma eğilimi.” Sanatçı, daima çalışmalarında “skatolojik” eğilimlerin kendisini gösterme biçimi olduğunu söylemiş. Dali’nin eserlerinde “ekmek, nar, yumurta, çöl, fil” gibi mühim unsurlar yer almakta. Özellikle yumurta doğum öncesi imgeler ve dölyatağıyla ilişkilendirir. Eriyen saatler, masalar ve diğer nesneler ise “Camembert” peyniriyle ilgili bir düşten kaynaklanan rüyadan gelmektedir ve saatler kısmı ise, Amerikan kültüründe sürekli saate bakan ve onun katılığına yumuşatma isteğinin eleştirisi bulunuyor. Hollywood yıldızı Mia West’in dudaklarından, dudak şeklinde divan, aynı şekilde tabloda kullandı. 1943’te resmettiği Amerika’nın Şiiri
DaliGilles Neret · Abc Yayın Grubu · 200511 okunma
8/10
·320 syf.··
2019 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2019 00:00
1945’te yazılan Transit, dilimize yine çok geç kazandırılan umutsuzluk zamanlarında umutlarla dolu bir roman. Anna Seghers’ın II. Dünya Savaşı sırasında, Nazi işgalinden kaçıp Marsilya’ya gitme ve oradan da Amerika’ya (aslında gidilmek istenen pek çok yerden bahsediliyor) gitme hayalleri... ⠀ 1937’de Nazi işgalinden kaçan Seidler, Marsilya’da insanların Amerika’ya ulaşmak için transit vizesi aldığı yerdir. Çeşitli tesadüflerle Weidel adlı yarı ünlü bir yazarın tesadüfen kimliğine bürünecektir. Ardından, Yaşar’ın dostları, arkadaşları ve karışı Marie’de olayın içine karışacaktır. Seghers, harika olay örgüsüyle kurguluyor eseri. Göçmenlik ve mülteciliğin aynı kefeye konulması gibi sosyolojik sorunlar üzerinde duruyor. Ne yazık ki, ayak basılan her toprak, hemencecik vatan olmuyor... Andre Breton ve Claude-Levi Strauss’ın karakter olarak karşımıza çıkma ihtimalini beklediysem de olmadı, sağlık olsun. Özellikle finaliyle yürekte bir delik açıyor ve Ahmet Arpad’ın çevirisi inanılmaz! Unutmadan, Heinrich Böll’ün harikulade önsözü yer alıyor. #ölmedenönceokunacak1001kitap seçkisinden! ⠀
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
İnsan insana benzer. Ama nereye kadar?..
7/10
·295 syf.·
2026 4. kitabı
Kitap, sembolist bir başyapıt olarak kabul ediliyor. Andre Breton'a ilham veriyor. Yazar, ki bu zamana kadar keşfetmemiş olmama hayıflandım biraz, Mallarme, Alphonse Daudet, Auguste Rodin, Claude Monet gibi, sanat ve edebiyat dünyasından ünlü isimlerle dost biri. Aynı zamanda, kişiliği ve görüntüsüyle de Proust'un Swann karakterine ilham veren figürlerden biri olmuş. Tanıtım yazısında geçen bunca detay tabii ki de heyecanı ve beklentiyi yükseltti. Beklenti demişken ben hemen hissiyatımı da aktarmış olayım, kurgu hoşuma gitti. Kitap, içerik olarak çok katmanlı, sanki lahana gibi tasarlanmış. Başlangıç kısmında bir "Sunuş" (ki bu kısmı okumadan konuya girdim, iyi ki de öyle yapmışım, zira spoiler içeriyor), akabinde yaklaşık 200 sayfa kadar hikayeyi okuyorsunuz. Ki hikayenin tamamı da toplasanız o kadar tutmaz, zira içerisinde, konuya dahil olan ve kitabın da alametifarikası, Bruges'ün fotoğrafları mevcut. Konu her ne kadar düzyazı formunda işleniyor olsa da, anlatımın şiirselliği sayfa düzenini de etkilemiş olsa gerek, satırlar standart bir şiirin kaplayabileceği kadar bir alanı kaplıyor sayfada. Bu da, normal bir düzyazı şeklinde aktarılmış olsa, metnin 200 sayfadan çok çok daha az tutacağını bize gösteriyor. Hikayenin bitiminde, kurgu içinde geçen bazı kısımların açıklamaları, "Sonnotlar" bölümünde açıklanmış. "Ek Dosya" bölümü ise kitaba yapılan yorumlara dair mektupları, kitap hakkında bazı gazete ve dergilerde çıkan yazıları vs. içeriyor. Aktarırken bile içim şişti doğrusu. Çok fazla detay var. Sırf bu yüzden dahi kitaba inceleme yazasım yok, çünkü bu kısımları okurken bir incelemeden çok daha fazlasına maruz kalacaksınız. Maruz dedim, çünkü bu kadar detay bana fazla geldi. Proje ödevi hazırlamıyoruz, alelade okuruz nihayetinde :) Yazasım yok dedim, ama yine de
Edebiyat
Bruges La MorteGeorges Rodenbach · Everest Yayınları · 2019252 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 53. kitabı
Ben bu kitabı çok sevdim. Yazarın diğer iki kitabını da okumuş birisi olarak en sevdiğim kitabı bakınız ki bu oldu. Ayrıca kendisiyle fuarda tanışıp o naifliğini de görünce kitabı başka bir gözle okumuş olmamın payı da elbette ki vardır. Birde Hwang hanıma biraz kıza kıza da ilerledim. Keza, haklı olduğumu da düşünüyorum. Bakınız ki Bir insan 190 sayfalık kitaba yüzlerce başka kitap sığdırabilir mi? Vallahi sığdırmış. Hangi birinin altını karalayacağımı şaşırdım. Ayrıca her bir deneme mi bu kadar gerçek olur da yine cümlelerin altını çizmekten yoruluruz? Yahu “ay bu da şahane bir çıkarım. Bunun da altını çizeyim” derken baktım ki ben ilerleyemiyorum. Eyvah. Bence de kitap okurken tek derdimiz böyle şahane kitap kurdu yazarlara denk gelmek olsun. İtiraf ediyorum beni bu kitap kültürünle şaşırttın Hwang Bo Reum hanımcım. Neyse… 53 tane kısa kısa denemeler ile Hwang her bir bölümü öyle sıcak, öyle samimi bir kalem ile yazmış ki çoğu sayfalarda kendinizi “Aa bu ben ama” derken buluyorsunuz. Her bir deneme de okur veya yazar olmak üzerine. Çok keyifli bir okuma deneyimi sunuyorlar. Hwang’dan öğrenilecek çok şey varmış. İlgilisine de kitapta geçen o yüzlerce kitap. Elbetteki kaçırmış olduklarım da vardır. Mesleğim Yazarlık , Haruki Murakami İliklerine Kadar Yazmak, Natalie Goldberg Cebi Delik 1, Paul Auster Demian, Hermann Hesse Klasikleri Niçin. okumalı ? Italo Calvino Godot’yu Beklerken , Samuel Beckett Kendine Ait bir Oda , Virginia Woolf İvan Denisoviç’in bir günü Nasıl Yaşamak İstiyoruz ? , Peter Bieri Katip Bartleby, Herman Melville Güzelin Bedeli , Martin Walser, Yürümeye Övgü, David Le Breton Acı Çikolata , Laura Esquivel Yürek Yangını , Sandor Marai Brahms’ı Sever Misiniz ? Françoise Sagan Kimlik , Milan Kundera Sahilde Kafka , Zemberek Kuşu’nun Güncesi,
1000Kitap
Kitapların İyileştirme GücüHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025516 okunma