[Bu kitap yetişkin okurlar içindir!]
Öncelikle ikinci kitapta yazarın kendi geliştirdiğini söyleyebilirim. İlk kitabı ne kadar severek okusam da çok düz ve klişe gelmişti. Bu kitapta yazar karakterlerin duygularını daha güzel yansıtmış. Kitaptan keyif almamın en büyük nedeni de iki karakteri de sevmemdi ki bu benim için çok zor. Rhodes’u sevmemek zaten mümkün değil. Ryan’ı da işindeki yaratıcı ve zekice fikirlerden dolayı sevdim. (Spoiler olmaması için olayın tam olarak ne olduğunu söyleyemiyorum.) Ryan’ın büyükannesini de sevdim çok eğlenceli bir kadındı. Kitabın sadece daha uzun olmasını isterdim karakterleri sevdiğim için onları daha çok okumak isterdim. Kitapta ilgili tek şikayetim son bölümde sürekli bu tam bir romantik komedi filmi gibi, romantik komedi de olay şöyle olur böyle olur denmesiydi. Evet romantik komedi filmlerine benzetilmesi çok normal ama bunun sürekli hatırlatılması benim kitapta olaydan kopup, kitap okuduğumu hatırlattı. Kafa dağıtmalık bir romantik kitap arıyorsanız tavsiye ederim bence konusuna bakmadan alın böyle daha çok zevk alırsınız.
"Peki neden? Neden onunlayken böyle hissettin?"
"Gözlerim yüzünden."
"Gözlerin mi?"
"Evet. Her zaman gözlerimin içine bakıyordu. Genelde çoğu kişi gözlerimin içine değil de sadece yara izime bakardı. Sonra da benimle göz göze gelmekten korkarlardı çünkü gördükleri şeyden hoşlanmadıklarını ya da gerçekten nasıl hissettiklerini anlamamı istemezlerdi. Ama Ryan? İstemediğim zamanlarda bile, her zaman gözlerimin içine bakıyordu. Bu yaptığının cesurca olduğunu düşünmüştüm. Onun cesur oldugunu düşünmüştüm ve bu bende de öyle olma isteği uyandırmıştı. Aslında biraz aptalca bir düşünceydi çünkü... yani, bana bir baksana. Kocamanım, korkutucuyum ve canavara benziyorum. Ve benden çok daha cesur olan bu küçük güzelin karşısında zayıf hissediyorum."
"Sence benim sorunum bu mu? Duygularımı yeterince açık ifade etmiyor muyum?"
"Doğrusunu istersen, bence sen duygularını biraz fazla ifade ediyorsun."
Eh, işte bu bir ilkti.
Onu özlüyordum. Kahkahasını, gülümsemesini. Sabah uyandığı halini ve kokusunu. Onu o kadar çok özlüyordum ki, kokusu gitmesin diye yastığını evdeki yardımcımdan saklamıştım.