Öncelikle ben kitabın yazarını çok seviyorum. O yüzden kitabı da çok sevsem de yazarı Sezin Karameşe olduğu için tam verdim. Eğer yazarını hiç tanımasaydım kitaba 8 yada 9 verirdim. Kitabı gecenin bir yarası bitirdim. Hüngür hüngür ağladım. Tüylerim diken diken oldu. Kendime gelemedim. Bunun yanı sıra kitabın en büyük eksikliği yazarın her şeyi son bölüme saklamasıydı. Son bölümde bir beynim durduğunu hissettim noluyo dedim. Eğer son bölümde öğrendiğimiz bazı şeyleri kitabın yarasında öğrenseydik kitap çok farklı olabilirdi. Ama yazar böyle tercih etmiş yapabilicek bir şey yok. Belki yazar her şeyi son bölüme saklamasaydı kitap bu kadar vurucu olmazdı bu da var. Buna rağmen kitap kendini okutturdu ve çok beğendim. Kitaptaki bütün eksiklere rağmen lütfen kitabı kesinlikle okuyun. Kitabın başı sıkıcı olsa da okuyun. Betimlerleri fazla gelse bile okun. (Ki bence sadece başlarında biraz fazla betimleme vardı onun dışındaki betimlemeler kitabın akışına uygundu.) Ama lütfen kitabı sonuna kadar okuyun. Hatta en önemlisi son cümlesine kadar okuyun. Kitabın içeriğiyle ilgili bir çok fazla bir şeyden bahsetmek istemiyorum okuyup kendiniz görün.
Sezin Karameşe
Derin bir iç çektim ve masadaki çayıma uzanıp bir yudum aldım. Müphem'de bana verdikleri kekik ve nane aroması baskın sakinleştirici çaylardandı bu. Elimde olmadan gülümsedim,
bunun, Barlas’ın bana seni seviyorum deme şekli olduğunun farkındaydım.