İnsan hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayelerini ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar; başına gelen her şeyi hikayelerin arasından görür, hayatını anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır.
Coşkulu gözükmek gerek, hayatın tadını çıkarıyormuşuz gibi gözükmek gerek. Çocuğu oradan oraya götürmek, ona balonlar almak gerek, atlı karıncaya bindirip gerçekten bir yere gidiyormuş gibi yapmak, fotoğraflarını çekmek gerek çünkü bir çocuğun çocukluğunu yaşaması için bunları yapmak gerek.
Bilimkurgu türündeki kitapları okumayı her zaman ilgi çekici ve sürükleyici bulmuşumdur.
Hele ki "Wells" gibi yazarları. 1898 yılında yayımlanmasına rağmen geleceğimize o kadar yakın ki! Bunu her satırda hissettim. Evet biliyorum, hala Marslılar tarafından istilaya uğramadık ama biz istilaya uğratacağız gibi. Ne dersiniz? Ara ara kitaptan koptuğumu ayrıca itiraf etmeliyim. Yine de sürükleyici, etkisinde bırakan ve sağlam düşündüren kitap. Okuyun, okutun efendim.
Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun!