Anıl Lebe

Anıl Lebe
@anillebe
Bir aşk unutulmaz olacaksa eğer, küçük rastlantılar Assissili Francesco'nun omuzlarına konan minik kuş­lar gibi hemen o an kanat çırpa çırpa gökten aşağı doğru süzülmelidir.
Öğretmen
İzmir
Mart 2026 tarihinde katıldı
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Orta Avrupa'daki komünist yönetimlerin sadece mücrimlerin eseri olduğunu düşünenler temel bir gerçe­ği göz ardı ediyorlar demektir; suç üzerine kurulu bu yönetimler mücrimler değil, cennete giden tek yolu bul­duklarını sanan coşkulu yandaşlar tarafından kurulmuş­tur. Bu yolu öylesine yiğitçe savundular ki bunlar, sürüy­le insan öldürmek zorunda kaldılar. Sonraları ortada cennet filan olmadığı anlaşıldı, demek ki coşkulu yan­daşlar birer katilden başka bir şey değildiler. Derken herkes komünistlere bağırmaya başladı: Ül­kemizin başına gelenlerden (yoksullaşmış, çoraklaşmıştı ülke), onun özgürlüğünü kaybetmesinden (Rusların eli­ne düşmüştü), adalet önünde işlenen suçlardan sizler sorumlusunuz! Suçlananlar cevap verdi: Bilemedik! Aldatıldık! Biz­ler gerçekten inananlardık! Yüreklerimizin derinliklerin­de bizler masumuz! Sonunda tartışma gelip tek soruya dayandı: Gerçek­ten bilememişler miydi, yoksa öyleymiş gibi mi yapıyor­lardı yalnızca? Tomas tartışmayı yakından (on milyon Çek'le birlik­te) izliyordu; yaşanan acımasızca olaylardan habersiz ol­mayan komünistler vardı mutlaka (devrim sonrası Rus­yasında işlenen ve hala işlenmekte olan korkunç suçlar­dan habersiz olamazlardı) ama o, komünistlerin çoğunlu­ğunun gerçekten bunlardan habersiz olduğu görüşün­deydi. Ama, diyordu kendi kendine, haberli ya da habersiz olmaları değil asıl sorun; asıl sorun, insanın habersiz ol­duğu için masum sayılıp sayılamayacağı. Tahta çıkmış bir budala sırf budala olduğu için bütün sorumluluklar­dan arınmış mı demekti? Diyelim ki, l 950'li yılların başında masum bir ada­mın idamını isteyen Çek savcısı, Rus gizli polisi ve kendi ülkesinin yönetimi tarafından oyuna getirilmiş olsun. Ama şu anda hepimiz suçlamaların saçma olduğunu, idam edilen kişinin masum olduğunu bildiğimize göre,
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Veronika Ölmek İstiyor “Ben gideyim, kimseyi rahatsız etmek istemem.” Mari onu bir köşeye çekti. “Hiçbir şey öğrenemedin mi daha, ölüm kapındayken bile? İkide bir onu rahatsız edeceğim, bunun canı­nı sıkacağım diye düşünmesene. İnsanların hoşuna gitmiyorsa şikâyette bulunabilirler. Şikâyet edecek ce­saretleri yoksa, bu onların sorunu.” “O gün, sizin yanınıza geldiğimde, hayatımda hiç cesaret edemediğim bir şey yaptım.” “Sonra da delinin biri bir espri yaptı diye geri çe­kildin. Neden ısrarlı davranmadın? Kaybedecek neyin vardı?” “Onurum. Beni istemeyenlerin arasında dura­mazdım.” “Onur da neymiş? Herkesin seni iyi, terbiyeli, insan sevgisiyle dolu sanması isteği yalnızca. Doğaya karşı saygı duy biraz, hayvanlar üzerine yapılmış bir­kaç film izle de, nasıl bir yaşam savaşı veriyorlar gör. O tokatı patlattığın zaman hepimiz sana candan hak ver­dik.”
Kitap Alıntısı
Veronika Ölmek İstiyor Kendimi öldürme girişimim yüzünden şu sıra üzüntüden aklı başından gitmiş olan annem, zamanla şoku atlatacak, hayatıma ne zaman bir yön vereceğimi, neden herkese benzemediğimi sormaya başlayacak ye­niden, yaşamın aslında hiç de karmaşık olmadığını söyleyecek: “Bana baksana, yıllardır babanla evliyim, seni elimden gelebilecek en iyi şartlarda büyüttüm, hep sana en iyi örnek olmaya çalıştım.”Günün birinde onun hiç durmadan aynı sözleri tekrarlamasından bıkıp usanacağım, sırf onu hoşnut etmek için biriyle evlenip o adamı sevmeye zorlayaca­ğım kendimi. İkimiz birlikte bir geleceğimiz olduğu hayalini kurmayı başaracağız: kırda bir ev, çocuklar, çocuklarımızın geleceği. İlk yıl sık sık sevişeceğiz, ikinci yıl daha az; üçüncü yıldan sonra insanın aklına herhalde ancak on beşte bir gelir seks, aklına geleni ise ayda bir gerçekleştirir. Daha da beteri, hemen hemen hiç konuşmayacağız. Durumu kabullenmeye çalışaca­ğım, neyim eksik ki, bu adam artık benimle ilgilenmi­yor, yüzüme bile bakmıyor, hep arkadaşlarından söz ediyor, sanki gerçek dünyası onlarmış gibisinden ken­di kendimi sorgulayacağım. Evliliğimiz iyice kötülediğinde gebe kalacağım. Çocuğumuz olacak, bir süre birbirimize yakınlaşaca­ğız, sonra her şey gene eskisi gibi olacak. Dünya da günlerce önce miydi bilmiyorum artık o hemşirenin anlattığı teyze gibi kilo almaya başlaya­cağım. Perhizlere gireceğim, her gün, her hafta sistematik yenilgilere uğrayacağım, her türlü denetim ça­bama ısrarla karşı koyarak artan kilolar karşısında. O aşamada, depresyonu engelleyen sihirli haplar kullan­maya başlayacağım, derken bir-iki çocuk daha yapaca­ğım, çok kısa süren aşk gecelerinin meyvesi olarak. Çocuklarımın yaşam nedenim olduğunu söyleyeceğim herkese, oysa aslında benim yaşamım onların yaşam Nedenidir. Herkes bizi mutlu
Kitap Alıntısı
Veronika Ölmek İstiyor “Kendi dünyasında yaşayan herkes delidir. Şizof­renler, psikopatlar, manyaklar. Yani, başkalarından farklı olanlar.” “Yani, senin gibiler mi?” Zedka soruyu duymazdan gelerek devam etti: “Öte yandan bir Einstein var, zaman ile uzamın ayrı şey­ler değil bir karışım olduğunu söylüyor. Ya da bir Kristof Kolomb, dünyanın öte ucunda bir uçurum değil başka bir kıta olduğunu ileri sürmüş. Ya da, insanoğlu­nun Everest’in zirvesine ulaşabileceğine inanan bir Edmond Hillary var. Sonra Beatles, bambaşka bir mü­zik yarattılar, eski çağlardaki insanlar gibi giyindiler. Bütün bu kişiler ve daha binlercesi, hep kendi dünya­larında yaşadılar.” “Bu deli kadın bayağı akıllıca konuşuyor,” diye dü­şündü Veronika. Annesinin anlattığı kimi öykülerde azizlerin İsa Peygamber ile, Bakire Meryem’le konuş­tuklarına yemin ettiklerini hatırladı. Onlar da mı ken­di dünyalarında yaşıyorlardı? “Bir seferinde bir kadın görmüştüm, yakası iyice açık bir entari giymişti, gözleri donuk donuk bakıyor­du, hava eksi beşken Lyubliyana sokaklarında dolaşı­yordu. Sarhoş olduğunu sandım, ona yardım etmeye davrandım, ama ona ceketimi verme önerimi reddetti. Belki de onun dünyasında mevsim yazdı, bedeni onu bekleyen kişinin tutkusuyla ısınmıştı. O kişi yalnızca onun deli hayallerinde yaşıyorduysa bile, istediği gibi yaşamaya ve ölmeye hakkı vardı, ne dersin?"
Kitap Alıntısı
Veronika Ölmek İstiyor Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen kor­kunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi, ama işin gerçe­ği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına ina­nabiliyorlardı.
Kitap Alıntısı