Puan vermedi·280 syf.··
2026 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:32
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, konusunu hiç bilmeden kitap fuarından bir sahaftan almıştım. Başlangıçta kitabın içine, dünyasına girmekte zorlandım çünkü hangi kısmı fantastik hangi kısmı gerçek ayırt etmekte zorlandım, bu belirsiz aktarım kitabın genel konusu için yazarın bilerek seçtiği bir yaklaşım.Böylesine gerçeküstü bir dünyada Hristiyanlığa dair ögeler hiç yer almayabilirdi.Uzak doğunun esintisini karakterlerde zaman zaman gördüm. Konusu unutmak-anımsamak üzerine, üstünde çokça düşünülebilir bir konu. Her ne kadar fantastik ögeler içerse de kitabın derdi kesinlikle bu gerçeküstü dünya değil, yaşam üzerine bir felsefe içeriyor.Dişi ejderha Querig in nefesi zaman zaman bizi de mi etkisi altına alıyor acaba diye düşünmeden edemedim.
Gömülü DevKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20182,046 okunma
10/10
·961 syf.·
2018 1. kitabı
Kitap, adının aksine hiç komik değil. "Komedia" ortaçağda "mutlu sonla biten hikâye" anlamına geliyordu. Dante’nin hikâyesi de cehennemin dibinden cennetin en yüksek katına uzanan, acıyla yoğrulmuş ama nihayetinde umut dolu bir yolculuk. Beatrice cennete çıkan yolda elini uzatıyor. O, Dante’ye "Gel" diyor ve Dante gidiyor. Çünkü aşk, korkudan daha güçlü. Aşk, utançtan daha cesur. Acı üzerine (genellikle Inferno’dan anılır): "Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur." Kitabı okurken en çok etkilendiğim yerlerden biri, kimse sonsuza dek lanetlenmiyor; herkesin bir şansı var. Yeter ki pişmanlık ve çaba olsun. Hepimiz bir yolculuktayız. Hepimiz bir ormanda kayboluyoruz. Hepimiz bir Beatrice’ye, bizi kurtaracak bir aşka, bir anlama ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz. Bu kitap bana şunu öğretti: Acıdan kaçmak yerine onun içinden geçmek gerekiyor. Cehennemi görmeden cennete varılmaz. Ve en karanlık anda bile, uzaktan da olsa bir ışık, bir el, bir ses olabilir. Eğer hayatınız bir yerlerde tıkanmışsa, eğer kendinizi kaybetmiş gibi hissediyorsanız, Dante'yi okuyun. Latince değil, kendi dilinizde, yavaş yavaş, not alarak. Çünkü o sadece ortaçağ şairi değil. O, seninle aynı acıyı tatmış, aynı aşkı yaşamış bir adam. Kitabın açılışı (Inferno, Canto I): "Yaşam yolumuzun yarısında, karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol kaybolmuştu." Cehennem’in girişinde (Inferno, Canto III): "Buraya girenler, tüm umutlarını terk etsin!"
İlahi KomedyaDante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20246,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hepimiz, her şeyde aşağı yukarıyız!
9/10
·104 syf.··
2026 83. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:16
Eser efsane bir düşüşü, karakterin bir dosta anlatması söylevinde, size anlatıyor insanlar.. Yüksekte, en yüksekte ki insanoğlunun, kendini çözümlemesi ârı bir dille, yakarak anlatılıyor bir ceza yargıcı tarafından.. Bayıldım.. Okurken, herkes kendinden bir parça bulacaktır eminim.. Özellikle önemsemek ve duyumsamak zincirleri altında.. Baptiste, bir kızın ölümüne seyirci ve sessiz kalarak başlıyor düşüşe.. Ben, kendini iyilik ve vicdan timsali sanan ben, bıraktım, aktı gitti o kız diyor.. Çözülme buradan itibaren başlıyor.. Eserde ki ana tema : Yargılanmamak adına iyi oluyoruz, yargılanmamak adına suç işlemiyoruz. Aslında hepsi içimizde ama biz bir kesim tarafından yargılanmamak için iyiyiz'di bence.. Baktığım da ; Camus'un yargıları keskin ama gerçek.. Biz insanlar, buyuz.. Böyle olunca, mademki hepimiz yargıcız, o halde hepimiz birbirimize karşı suçluyuz, hepimiz kendi berbat tarzımıza göre İsa’yız, bir bir haça gerilmişiz, ama yine bilmeden. Düşüş İnsan önce, çıkar. Yükseğe en yükseğe, sonra bir şey olur ve anlar ki yükseklerde uçuşan güvercinler kadar bile bir değeri yoktur yaşamın... Güvercinler özgürdür. İnsan hep tutsak ve sarsak.. Bu sarsaklığı anımsamak güzeldi benim için.. Bir Düşüş'e düştüm arkadaşlar.. Yerinde saymakta zaten bize ters. Düşmelere, kalkmalara ama hep yaşamalara.. Camus hayranlığım git gide artıyorken, naçizane okumalısınız diyorum eseri.. İnsan yalnızlıkta, yorgunluk da eklenince buna, kendini seve isteye peygamber yerine koyuyor. Ne de olsa, halim ortada benim, çürümüş taşlar, sisler ve sularla kaplı bir çöle sığınmış biri, basbayağı zamanlara özgü içi boş peygamber, sırtı bu yosun tutmuş kapıya yapışmış, parmağı alçak bir gökyüzüne doğru kalkmış, hiçbir yargıya tahammül edemeyen, yasasız insanlara ilenip duran, kafası
Edebiyat
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
10/10
·156 syf.··
2026 48. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 02:51
Selamlarrrr Bugün sizleri çok severek okuduğum bir kitapla geldim. İçerisinde dört bölümden oluşan bir hikaye cümbüşü sizleri bekliyor. Kitap inanılmaz huzur verici ve sakin akan cinstendi. Özellikle kitabın ilk hikayesi ve son hikayesinin birbirine bağlanması benim çok hoşuma gitti.Çok ince bir detay sıkıştırmıştı yazar oraya.(bayıldımmm) Sakura Mevsimi Kitapçısı olarak bilinen yer, insanlara tam da mucizeye ihtiyaçları olduğu zaman görünen bir kitapevidir. Ama tabii ki görünmesi için belirli şartlar vardır. Bu şartlar; kitapçının sahibi olan kadının, kedisinin seçtiği kitabı, aynı anda, aynı mevsimde, aynı sayfaları hatta aynı bölümleri okuduğunuz zaman size görünür ve sizi kitapçının içine davet eder. Kitapçıya davet edildiğiniz zaman sizi rezerve edilmiş masayla birlikte kitapçıda ki kadın ve kedi karşılar. Ve sizi en çok mucizeye inandığınız o anı tekrar yaşamaya gönderirler. Genel olarak benim dikkat ettiğim ölmüş birini tekrar anımsamak istediğinde karakterlerin o ana tekrar götürülmesiydi. Özellikle hikayedeki ilk kitap Küçük Prens olduğu için daha çok sevdim bağlandım diyebilirim. (Okumayı en sevdiğim kitaplardan biri olduğu için muhtemelen ) Yine ana teması Peter Pan olan bir hikayemiz sizi karşılıyor ilerleyen sayfalarda. Bizde baskısı olmayan kitaplardan da bahsediyor kitap ve ben onları da çok merak ettim. Hem yazarın anlatım dili, hem de kitabın kurgusu, hikayeleri o kadar orijinal ve huzur vericiydi ki okurken sakinleştiğimi hissettim. Ben çok severek okudum. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli Okumalar Dilerim
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202693 okunma
Doğayı Anımsamak
8/10
·152 syf.··
2026 22. kitabı
Dünya üzerinde bizim dışımızda var olan bir çok canlı varken, bazen bunu unutup kibire kapılmak çok çok üzücü. Kendi adıma konuşmam gerekirse ben açıkçası bu konuda kendimi iyi eğittim ve her gün ormanda ağaç, çeşitli bitki, kedi, köpek ve birçok canlı ile vakit geçiriyorum. İnsana huzur ve neşe veren bir kitap
Ulu AğaçSusanna Tamaro · Zeplin Yayınevi · 2018326 okunma
Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma