Yırtık Gömlekli İnsanlık - Kavli Garib Çoban
Yırtık Gömlekli İnsanlık - Kavli Garib Çoban Savrulanlar arasında hikayesi paramparça ders notu niteliği insanların. İnsanı kasıp kavuran bir düzen içinde teheccüt vakti dersleri. Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz bunda iman edenler için bir ayet vardır. Ankebut-44) Zorunlu yalnızlıklar arasında sürgün hep sevgi. Putperestler dünyasında kimliksiz toplumsal eşitsizler içindeki insanı tamamlıyor kabirler. Kalabalık alanlarda yorgun hissediyorsun. Öylemi olacak?.. Teheccüt vakti yola çıkanlar, şems vakti konaklar öbek öbek aşkın korusunda. Geçti ömrüm bir âh ile içi dolu eyvah ile. Harameyn anahtarı insanın gönlünde saklıdır. Şimdi erguvan vakti. İnsanın öyle bir baharı vardır ki. Sevdiğim her şeyi, ister koruyabilmiş olayım ister kaybetmiş olayım, her zaman seveceğim. İnsan, bir teselli mi yoksa feleğin çemberinden geçmiş bir bilgenin öğüdü mü siz karar verin. Eski kimlikler parçalanmaya başlıyor. Rüyaların canlı ve sembolik hale geliyor. Fakirlik, elini cebine attığında boş olması değil. Gönül elini duaya çıkardığında tutacak birinin olmamasıdır. Geçti ömrüm bir âh ile içi dolu eyvah ile. Yani... İnsanlarla derin bağlar kurma fırsatları giderek azalıyor!.. Çünkü sevgiler dünyalık putlarla kontrol altında. Sadece bir yardım değil. Dünyanın sığlığına sığamayan, ruhu yaralı bir k/adının sessiz vedasıydı onunki. Ardında sadece rüzgârı ve o unutulmaz sözü bıraktı. Hiç bir şey geçtiğimiz yollara bizden selam götürür.
Münafık teriminin kronolojik olarak geçtiği ilk ayet
Evet!] Allah, [gerçekten] imana erenlerin de, ikiyüzlülerin de kimler olduğunu mutlaka gösterecektir. Ankebut suresi 10. ayet
Din
Reklam
MUTEZİLE DIŞLANDI, ÇÖKÜŞ O GÜN BAŞLADI!
Cesaretini büyük ölçüde yönetimlerden alan "hâkim gelenek", fikrini beğenmediği, görüşlerinden hoşlanmadığı "farklı ses"lerle baş edemezse eğer, "itibar suikastı"na başvurur önce. Bu çözüm olmazsa şayet, "aykırıları" harcamak için o bilindik radikal çözüme gelir sıra: — Mezhepsiz — Mürted — Zındık — Sapık — Fasık — Deccal Ee, bu sıfatlarla ahalinin önüne atılanların akıbeti malum: — Ya zindandır — Ya ölüm... "Mutezile" denilerek mahalle dışına itilen nice ulema işte böyle harcandı eleman. ❗️Bu topraklarda hiç kimse "mutezile" denilerek "gavur" muamelesine tabi tutulanları görüşlerini yazdıkları kitaplarından biliyor değil. Zaten eserleri ya yakıldı, ya da yasaklılar listesinde... Peki biz bu "zındık"ları nereden öğreniyoruz? — DÜŞMANLARINDAN! Bizim mahalle sapık diyorsa sapıktır; — "Ben bilmem merkez bilir!" modundayız.. Nerede okudum hatırlamıyorum, mesela Cahız (776 - 868) için muhalifleri şöyle diyor: 👉 "Kafirlerle sürekli münazara (tartışma) yapardı. İkna kabiliyeti çok yüksekti. 10 bin kafir onun eliyle müslüman oldu; ama kendisi FASIKTI!" 😊 Fasık dedikleri aynı Cahız, "Kitâbü’l-Hayavân" adlı eserinde Yusuf 105, Ankebut 20, Casiye 3,4,5 ve Nahl 66'ya gönderme yaparak şöyle der:
AÇCIK YANCEZ SONRA ÇIKCEZ... ARDINDAN VER ELİNİ CENNET
Sözde dindarlar arasında sıkça duyduğumuz bir şehir efsanesi var: ➤ “Günahkâr Müslümanlar cehenneme girecek… — Bir süre yanacak… — Sonra çıkarılacak… — Ab-ı hayat ırmağında tedavi olup cennete gecikmeli olarak alınacak… — Alınlarındaki siyah izden tanınacak...” Kulağa ne kadar da “rahatlatıcı” geliyor değil mi? Ama mesele şu: Bu anlatı Kur’an’dan mı geliyor, yoksa Hadisvarcı'nın kendini ve peşine taktığı ihvanlarını avutma ihtiyacından mı? Bu masalın halk arasında rağbet görme sebebi çok basit: İnsanlar şunu duymak istiyor: — “Yaşa… — Günah işle… — Sorun etme... — Sonra bir şekilde kurtulacaksın…” Bu, — Hesabı hafife alanların, — Günahı küçümseyenlerin, — Ahireti erteleyenlerin kendi kendine yazdığı bir avuntu senaryosudur. Oysa Kur’an’ın terazisi nettir: ➤ Ya ağır gelirsin…
‮وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا ‬‮بِاللّٰهِ ‬‮فَاِذَٓا اُو⁠ذِيَ فِي ‬‮اللّٰهِ ‬‮جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ ‬‮اللّٰهِ⁠ؕ ‬‮  وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ ⁠ؕ   اَوَلَيْسَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮بِاَعْلَمَ بِمَا فٖي صُدُورِ الْعَالَمٖينَ ‬‮﴿‭١٠‬﴾‬‮ ‬ 10. İnsanlardan öyleleri vardır ki, ortalık sütliman olduğu zamanlar, “Biz de diğer mümin kardeşlerimiz gibi Allah’a inanıyoruz!” derler. Fakat Allah yolunda herhangi bir sıkıntı veya eziyetle karşılaşınca, insanların baskı ve tehditlerini Allah’ın azabıyla bir tutarak, hemen zalimlerin safında yer alırlar. Bununla birlikte, eğer Rabb’inden size bir yardım ve zafer gelecek olsa, “Biz her ne kadar kâfirlerin yanında yer aldıysak da, aslında kalben sizinle beraberdik. Dolayısıyla, elde edeceğiniz kazançta bizim de payımız vardır!” derler. Oysa Allah, bütün yaratılmışların kalplerinde gizlenenleri en iyi bilen değil midir? Ankebut Süresi
Araştırma-İnceleme Tarih
Bu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir.Ahiret yurduna gelince işte gerçek hayat odur.Keşke bilselerdi. (Ankebut Suresi 64) 10 Şubat 2026
Reklam
Reklam