Cesaretini büyük ölçüde yönetimlerden alan "hâkim gelenek", fikrini beğenmediği, görüşlerinden hoşlanmadığı "farklı ses"lerle baş edemezse eğer, "itibar suikastı"na başvurur önce.
Bu çözüm olmazsa şayet,
"aykırıları" harcamak için o bilindik radikal çözüme gelir sıra:
— Mezhepsiz
— Mürted
— Zındık
— Sapık
— Fasık
— Deccal
Ee, bu sıfatlarla ahalinin önüne atılanların akıbeti malum:
— Ya zindandır
— Ya ölüm...
"Mutezile" denilerek mahalle dışına itilen nice ulema işte böyle harcandı eleman.
❗️Bu topraklarda hiç kimse "mutezile" denilerek "gavur" muamelesine tabi tutulanları görüşlerini yazdıkları kitaplarından biliyor değil.
Zaten eserleri ya yakıldı, ya da yasaklılar listesinde...
Peki biz bu "zındık"ları nereden öğreniyoruz?
— DÜŞMANLARINDAN!
Bizim mahalle sapık diyorsa sapıktır;
— "Ben bilmem merkez bilir!" modundayız..
Nerede okudum hatırlamıyorum, mesela Cahız (776 - 868) için muhalifleri şöyle diyor:
👉 "Kafirlerle sürekli münazara (tartışma) yapardı. İkna kabiliyeti çok yüksekti. 10 bin kafir onun eliyle müslüman oldu; ama kendisi FASIKTI!" 😊
Fasık dedikleri aynı Cahız, "Kitâbü’l-Hayavân" adlı eserinde Yusuf 105, Ankebut 20, Casiye 3,4,5 ve Nahl 66'ya gönderme yaparak şöyle der: