Şarlatan şükrü ve anlamadığı şallılar
erBaş'ın bile, İslâmî yaşam tarzını benimsediklerini dış görüntüleriyle beyan eden kızların (saf tesetrürlü kız tavlama maksadıyla profil görsellerinde sarıklı, sakallı, şalvarlı fotoğraf kullanan çoğu erkeklerden bi cacık olmuyor, çünkü zaten okumuyor, okuyor gibi görünüp avlanıyorlar(*)), İslami kaideleri reddeden, ermenisever bir solcu olarak alenen beyan ettiği fikir dünyasıyla yazdığı kitaplarına olan düşkünlüğünü anlayamadığı dünyada; bu cinslerin İslamı benimseyen ve emirlerine riayet eden yazarların eserlerine gösterdikleri ilgisizlik ve kayıtsızlık, nefsin şeytana olan meyli ve hevesi gibidir diyebilir miyiz acaba? Ve bunu söyleyebiliyorsak, bu yazarların vebalini üstleniyor oldukları gerçeği ortaya çıkar mı acaba?.. Okuduğunuz bu kitapta; "Eskiden, çok eskiden Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu. Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik. Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik. Yapamadık. Güzellik boğdu İyilik zayıf düşürdü hepimizi. İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik. Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz." Şeklindeki dizeleriyle inandığımız dinimize dil uzatan, haşa onu reddeden, dalga geçen bir hadsizin şiir ve yazılarını okumak, alıntılayarak tanıtımını yapmak kul hakkı kadar kendi dinimize karşı, inandığımız Allah'a karşı vebalimiz değil midir? Cicili bicili, kapkara ya da sade ama mutlaka bir yahudi markalı 1 metrekarelik bir kumaş parçasını başınıza bağladınız diye Müslüman olarak adlandırılıyorsunuz. Peki yüce Allah'ın emir ve yasaklarına uyacağınızın göstergesi, nişanesi olan bu bez parçasını takınca "akıl etmek" sorumluluğumuzun ortadan kalkmadığı, aksine net olarak başladığının farkına ne zaman
Şükrü Erbaş
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,5bin okunma
Eleştirel Özet.
Puan vermedi·432 syf.··
2024 67. kitabı
Kitap 10 bölümden oluşuyor. Yazar her bölümde farklı delilleri ele almış. Şimdi tek tek delilleri özet bir şekilde inceleyip değerlendireceğiz. 1- • İlk bölüm daha çok tanrının varlığını ispatlar nitelikte Kur'an'ın içeriği ile Allah'ın Evren üzerinde gördüğümüz sıfatlarının uyumu üzerinden bir din ispatına gidilmiş kati bir delil değil. Daha çok tanrı isbatında kulllanılacak deliller zaten yazarda bunları uzunca tanrı isbatı kitabında anlattığını belirtmiş. 2- • Evrenin bir başlangıcı olmasının o dönemde bilinmediği üzerinden ve Kur'an'da bunun söylenmesi ile o dönemde bilinmeyen bir şeyi söylediği iddia edilmiş ancak evreni Tanrı yaratmıştır demek için zaten bir başı olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •  Enbiya suresi 30. ayet başta yer gök bitişik idi sonradan ayırdık ifadesinden bunun bilimle uyumu üzerinden ve o dönemde bilinmemesi ile bir delille gidilmiş farklı yorumlanmaya açık olduğundan kaliteli bir delil değil. •  Zariyat Suresi 47. ayet evrenin genişlemesi söylenmiş evrenin genişlemesi evrenle ilgili herhangi bir bilgi değildir bazı fizikçilere göre en önemli bilgidir ve o dönemde bilinmesi imkansızdı kaliteli bir delil. •  Fussilet suresi 11. ayet evrenin başta gaz aşamasında olduğu söylenmiş bu bilimsel verilerle uyuşuyor ancak gerideki ayetlerde yerin düzenlenmesinden bahsediyor. Dolayısıyla bu bilimde bahsedilen gaz aşaması değil gibi. •  Kur'an'ın o dönemde olan dünyanın öküzün boynunda olması tepsi şeklinde olması vesair hatalardan uzak olması güzel bir işaret •  Evrenin sonu olmasının o dönemde bilinmesi üzerinden bir delile gidilmeye çalışılmış ancak zaten ahiret olgusuna sahip biri için evrenin sonu olması gerekir çok da geçerli bir delil değil. •   Evrenin hassas ayarının olması hasebiyle diye delile gidilmiş bu tanrının varlığını
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
Reklam
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
"Akıldan Kalbe Esintiler" Üzerine Değinmeler “Akıldan Kalbe Esintiler” Muhammed Işık’ın, Ocak 2022’de KDY Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu kitabı. On beş fikir yazısının yer aldığı kitap, doksan sayfa hacmindedir. Bu on beş yazı da birbiriyle bağlantılı ve birbirinin tamamlayanı şeklindedir. Sohbet havasında yazılmış, daha çok İslam inancı ve Müslüman hassasiyetinde konuların irdelendiği; akıcı ve kolay anlaşılır bir şekilde ele alınmış yazılar. Yalın bir üslupla ele alınan bu konular da “Peygamber Efendimiz ve Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere yazarın ifadesiyle, Nebi Musa, Nebi Nuh, Nebi İbrahim, Nebi Yusuf, Nebi Lut, Nebi İsa, Nebi Eyüp” bunlarla beraber, Hz. Ebu Bekir, Ebu Talip, Mevlana, Hz. İbrahim’in Eşi Sare, Tur Dağı hatta ve hatta Firavun ve Ebu Cehil gibi isimlerin anlatımlarda geçtiğini görmekteyiz. Peygamberler ve bazı menkıbeler üzerinden anlatımlar daha da çeşitlendirilmiş bu şekilde. Yine yazarın ifadesiyle Nebi Yusuf’un kuyuya atılması, Nebi İbrahim’in ateşe atılması gibi çok bilindik bazı vakalar da anlatımlarda konu edinmektedir. Bütün bu anlatımların Müslümanca bir bakışla çerçevelendiğini söylemiştik. Bu konuyu biraz daha açacak olursak. İzninizle yazarın temel verdiği bazı yazı bölümlerini buraya taşımak istiyorum. “Resuller ve Nebiler, insanlara aynı yolu anlatırken, insanoğlu her defasında o yoldan kendi nefsine hizmet eden tali yollar yapmıştır” (sayfa 17), “İslam’ı doğru anlamak ve hayata uygulamak, hayat faaliyetleri kadar önemlidir” (sayfa 21), “Düşüncenin önüne konulan her engel, din karşıtı bir beyandır. Düşünceyi engelleyen her olgu, çevre cehaletin temelidir…” (sayfa 58), “Dini kanaat önderleri nefislerini değil müminleri düşünseydi, toplumlar dini, ahlakî ve sosyal açıdan dibi görmezlerdi. Onlar bir bakıma Ebu Leheb
Akıldan Kalbe EsintilerMuhammed Işık · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202210 okunma
Puan vermedi·1380 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
180 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2023 16:42
İbrahimî dinlerin kitaplarını okumaya ilk Bakara 136. ayeti okuduğumda karar vermiştim. O ayet: “Deyin ki: Biz Allah’a; bize indirilene (Kur’an-ı Kerim’e), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile, bütün peygamberlere Rabblerinden kendilerine verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O’na teslim olmuş kimseleriz.” Bu ayet bana : “Neydi onlara indirilen? Ne kadar farklıydı bizim inancımızdan? Ve o kitaplar ne kadar değiştirilmiş tahrif edilmiş olabilir?” sorularını düşündürmüştü. Bu soruları gidermek için ve “Madem ki yaratıcı tektir o halde yarattığı eserlerin de ortak noktaları tekliğine işaretlerle doludur.” düşüncesi ile bu dinlerin kitapları ve İslam dininin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim arasında benzerlikler bulmak için yapttığım 180 günlük bir okuma çalışmasına itti. Çok zekv aldığım bir çalışma olmasının yanında Allah’ın tekliğine olan inancımı sağlamlaştıran bir okuma oldu. Zira gerek Tevrat , gerek İncil gerekse Zebur’da bulduğum benzerlikler zaman içerisinde bazı İbrahimî dinlerin kitaplarına yapılan tahrifatlara rağmen çok fazlaydı. Bu da bana ilahi ana mesajın her dönemde bir ağızdan gönderildiğini, elçisinin ümmi olmasına rağmen Kuran’ın ne kadar isabetli bir kitap olduğunu, ancak ve ancak bir Rab tarafından gönderilebileceğine olan inancımı pekiştirdi. Bulduğum benzerlikler insan ilişkilerinden Rabbin tekliğine, dünya hayatının geçiciliğinden beslenme adabına kadar çok geniş bir konu alanına yayılmakta. Bu geniş konulu benzerlikler sayfalar tutan bir çalışmayla sonuçlansa da 1000Kitap için yazdığım bu inceleme yazısı için birkaç kısa örnek vereceğim: Anne/ Baba Hakkı: Kuran: Biz insana ana-babasına iyi davranmasını emrettik. (Ankebut 8.ayet) Tevrat: Tanrın Rabbin buyruğu
Din
Kutsal KitapKolektif · Yeni Yaşam Yayınları · 2016517 okunma
Tavsiye etmediğim bir kitap
1/10
·176 syf.··
2023 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 22:43
Kitap hakkında hiçbir olumlu eleştirilerim olmayacaktır. İlk defa bir kitap hakkında inceleme yazacağım. Çünkü kitabı görünce bu konuda bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim. “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) Yapacağım cümle, kelime hatalarından dolayı şimdiden özürlerimi sunuyorum. Kitabı almamda kapaktaki yazı etkili oldu diyebilirim. Yazarı daha önce hiç duymadım ve kapaktaki yazı bende büyük beklenti oluşturduğundan hiç araştırma gereği bile duymadım. Ancak çok büyük bir hata yaptığımı kitabın daha henüz başlarında fark ettim. 15. Sayfadaki açıklamaları hadislere yaklaşım tarzını anlamama yetti diyebilirim. Daha sonraki sayfalarda hadis, fıkıh, siyer, tefsir gibi ilimlere de dil uzatıyor (Sayfa 63). Kendimce yanlış bulduğum birkaç hususu aşağıda belirteceğim; Kitabın 47. sayfasında (Ankebut:9) Ayetin meal anlamını veriyor: “Kur’an gerçek müminler için apaçıktır” diyor. Ancak ayetin gerçek meali Diyanet İşleri’nin mealine göre ve değişik kaynaklara göre şöyledir: “Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?” Kavminin cevabı, “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah’ın azabını getir bize” demeden ibaret oldu. Bu gibi meal hataları birkaç yerde rastladım ama hepsini yazma gereği görmüyorum. Kitapta çok ilgimi çeken bir kelime var “erdem”. Yazar örnek olarak verdiği ayetlerin yarısından fazlasında bu kelimeyi kullanmış. Ayetlerin meal olarak birçok kaynaktan anlamına baktım. Gördüğüm kadarıyla “takva” ve “muttaki” kelimelerinin yerine kullanılmış. Bence anlamlarını
Din
Neden Müslüman Olamadılar?Ahmet Murat Sağlam · Ozan Yayınları · 201852 okunma
10/10
·634 syf.··
2020 24. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 18:13
Es-selam kitapseverler Kuran meal-tefsir okumak uzun zamandır düşündüğüm ama bir türlü nasip olmayan bir şeydi. Bu Ramazan dönemi benim için ayrı güzellikte oldu hem uzun tedavi sonucunda bebeğimin müjdesini aldım hemde bu vesileyle meal-hatim beraber bitirme fırsatını yakaladım.Böylece bebeğimin ilk duyduğu sözler Allah kelâmı oldu. Mealin kısa öz anlaşılır olması da ayrı güzellikte idi. Her güne bir cüz ve meal okumak ve sonrasında notlar almak.. Buraya da o notlardan bir bölüm ekleyerek bitireyim. KUR'AN DA GEÇEN MÜ'MİNLERİN ÖZELLİKLERİ ✔İnsanlar arasında adaletle hükmederler. / En’am-151. ✔ Allah’a asla şirk koşmazlar. / Furkan-68 ✔ Namuslarını (ırzlarını) korurlar. / Furkan-68 ✔Hakkı bile bile gizlemezler. / Bakara-44 ✔Namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. / Mü’minun 2,9 ✔Anne ve babalarına “öf” bile demezler. / İsra-23 ✔ Boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler. / Mü’minun -3 ✔ Mallarıyla ve canlarıyla cehd ederler/çabalarlar. Tevbe-5 ✔ Asla zanda bulunmazlar. / Casiye -24 ✔ Cahillerle asla tartışmazlar. / Furkan-63
Din
Kur'an-ı Kerim Açıklamalı MealiKomisyon · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20132,661 okunma
Reklam