Şu iki âyet-i kerime de insanları müşahede (gözlem) yöntemini uygulamaya davet etmektedir: Ankebut sûresi/19,20 (19) اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ “Peki o inkâr edenler dünyada gezerek Allah'ın, mahlûkatı yoktan nasıl yarattığını, sonra da onu nasıl yenilediğini görmüyorlar mı? Şüphesiz ki bu işler Allah’a göre kolaydır. (20) قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ De ki: 'Dünyayı gezin dolaşın da Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın Sonra, Allah tekrar yaratmayı da (ölümden sonra diriltmeyi de) gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir" Bilindiği üzere gözlem, olayların temel sebeplerini, yasalarını keşfedebilmek için olaylara dikkatli bakışlarını çevirmektir. Bu sayede gerçek ortaya çıkar, yaratılışın üstün nitelikleri anlaşılır. Ruh, kâinatın güzelliklerini anlamaya muvaffak olur. İşte bu hikmete binaendir ki keremi sonsuz yaratıcı kullarının gözleri önüne serilmiş bulunan bu harika varlıklar âlemini gözlemlemeye davet etmekte, bu ilginç, güzel varlıklara gafilce bakıp duranları şiddetle kınamaktadır.
Ankebut Suresi
İnsanlar, "İnandık" demeleriyle bırakılıp imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar? (Ankebût Sûresi/2).
Alıntı
Reklam
“İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, ‘İman ettik’ demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar? Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; o yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.” Ankebût,2-3
c) Bilinmektedir ki namaz, pek kutsal bir farizadır, bunun farziyeti hakkında çok sayıda âyetler vardır. Acaba bunun bu kadar önemli bir görev olmasının hikmeti nedir? İşte bu hikmeti, اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ Kitap'tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et. Salat, fahşadan ve münkerden alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri daha büyüktür. Allah, yaptığınız şeyleri bilir. (ankebut/45) âyet-i kerimesi bildirmektedir.
İmtihandayız
"İnsanlar imtihandan geçirilmeden, yalnızca «îmân ettik» demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?" (el-Ankebût, 2)
Sayfa 56 - Kampanya Kitapları, İstanbul - 1439 / 2018·Kitabı okudu
Kur'an-ı Kerim Meali
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam