-Hayır saçı sabunla. Usturaya vurdurmak istiyorum kafayı.
-Çirkin olur.
-Tamam işte, onun için yaptırıyoruz.
-Anlamadım.
-Kes ulan Selim, sana ne, saç benim değil mi ?
Kürt Selim mırın kırın ediyor, çekiniyor. Ona Turgut Uyar okuyorum:
-”Söyle ben saçlarımı kestirsem ne olur Bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur.”
Eskiden bu kadar yoktu, patır patır nereden çıkıyor anlamadım.Şamanik şeyler, ateşli mateşli olanlar eğlenceli ama yani niye şimdi narı alıp yere çalıyoruz, yazık değil mi güzelim meyveye?
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons
Hayatın kıvrımsız dağlarında
Umutsuzluğun acısında
Yan bir kader dağında
İstanbul'un mahşer adasında
Hiç gitmedim, anlamadım etmedim
Yalnızlık mertebesini bildim
Ne kadar da saçma şeyler eyledim
Ah uzun uzun yağmurun sesi
Kulaklarının mevsimi
Gelme artık neye yarar
Gitme artık kime bakar
Yine boş sözler, anlamsız kifayetler
Aldırma bana gönlüm
Aldırma saçmalalıklarıma
Bu şiir olmayan şiire
Saçmalıklar abidesine...