Sıcakta tesettürü anlamayanlar hakkında:
Münafıklar 'Bu sıcakta sefere çıkmayın' dediler. De ki: 'Cehennemin ateşi daha sıcaktır.' Keşke anlasalardı (Tevbe/81.) Müslüman kadınlar için tesettür bir cihat eylemidir...
Din
Anlamayanlar için dilimi değersizler için kalbimi yormadığım günden beri mutluyum. Kurt Vonnegut
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kelimeler, anlamayanlar için sadece birer sestir.
1000Kitap
Hoşça Kal
Herkes uyurken yine ben gecenin ortasındaydım. Bir bilsem neydi içimi kemiren bu acı... Gidenler mi yoksa acıyı sevmem miydi? Söyle, neredesin eski güzel günlerim? Başımı okşayan annem nerede şimdi, hangi börtü böceğin olmuş rızkı? Keşke herkes gitseydi, annem kalsaydı. Beni anlamayanlar içinde deli olarak anılmaya başlanmıştım. Oysa ben deli değildim, bundan emindim; zira deli olsaydım bu acıyı hissedemezdim. Söyle annem, bir sen miydin beni gerçekten seven? Özlüyorum seni. Bu gidişin bana delirmiş demeleri için neden. Sanmıyorum artık eskisi gibi olurum veya birinin sevgisine gerçekten inanırım. Sadece günleri tüketiyorum, bir gün gerçekten gitmek için. Hepsi bu... Şimdilik hoşça kal güzel annem.
1000Kitap
"SİYASAL İSLÂM" DEĞİL "İSLÂMCI SİYASET"...
(...) Tersinden de delillendirilebilecek anlayış… CIA Ortadoğu Dairesi eski sorumlusu ve Büyük Ortadoğu Projesi baş mimarı Graham Fuller anlatıyor: - "Mısır’daki, diğer Arab ülkelerindeki İslâmî hareket, “İslâm tarîktir” diyor. Yâni “yolumuz odur” diyor. Bunu söyleyebilirler, ama bu isbatlanmış bir gerçek değildir. Hele siyasî bir program hiç değildir. Siyasî hayata katılıp sanat, vergi, sağlık, eğitim, sanayi politikalarının spesifik hatlarını açıklamak zorunda kaldıklarında, lâiklikle barışmaktan başka çare bulamıyorlar. O zaman İslâm’ın arkasına saklanma imkânları kalmıyor. Müşahhas hâle gelmek durumunda kalıyorlar. Müşahhas hâle gelme de uzlaşmayı beraberinde getiriyor. Eğer şiddete başvuran, devleti yıkıp İslâmî diktatörlük kurmak isteyen bir eğilim varsa, ki bu çok olumsuzdur, o zaman demokratik devlet elbette güvenliğini sağlayacak adımları atar. Zâten İslâmî hareketin önündeki en büyük görev de inançları çağa uyarlamaktır. Diğer yandan İslâm’ın bir de özel hayatta yeri var ki, o ayrı bir konu ve her zaman teşvik edilmeli. İster İslâm, ister Hıristiyanlık olsun, din fert hayatındaki ahlâkî değerleri güçlendiriyor. Ama din siyasete soyununca o zaman gerçekçi bazı “tavizler” vermesi gerekiyor. Biz söyleyince anlamayanlar, belki Amerikalı söyleyince uyanır gibi olurlar… Mursî de bunun sıkıntısını çekti, Taliban da çekti, İran da çekiyor… İş öyle “Kur’ân’dan yapacağız, Şeriatı getireceğiz, İslâm’ı hâkim kılacağız” demekle bitmiyor… Dâva, baştanbaşa bir sistem meselesi… Her örgüsü tezatsız bir bütün meselesi… İslâm’ı çağa hâkim kılmanın “vasıta sistemi” meselesi… Bu olmayınca, ya mağara devri hayatına dönmeye “İslâm” deniyor, yahut İslâm dışı sistemlere angaje olunmuş olunuyor… **Bu mevzuda dünyada Büyük Doğu-İBDA‘dan başka örnek ve
Akademya Yazıları
Kelimeler, anlamayanlar için sadece birer sestir.