Puan vermedi·240 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:49
Tuğçe Çakır, namı diğer "Küçük Anne" :) Boş Tabak eseriyle sanki insanın en kuytu köşesine, yıllardır kapalı tuttuğumuz o "ev" dediğimiz yerin tozlu raflarına dokunuyor. Yıllardır aynı sofrada oturup da birbirini hiç duymayan, o görünmez duvarların arkasına saklanan bir ailenin tek bir akşamda yaşadığı o büyük yüzleşmeyi, yazarın kelimeleriyle iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Zehra’nın masaya bıraktığı o sohbet kartları, aslında sadece soruları değil, yıllardır içine atılan çocukluk kırgınlıklarını ve o hiç söylenmemiş cümleleri bir bir ortaya döküyor. Söylenmemiş kelimelerin ve sessizliğin yankısını duyuran bu 240 sayfalık roman, içindeki yaralı çocuğu iyileştirmek ve kendi sesini bulmak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde. Bu kitabı okurken arka planda hep eski plakların o nostaljik cızırtısı eşlik etti bana; özellikle "Bana Yalan Söylediler" şarkısını dinlerken kitapla kurduğum o duygusal bağ derinleşti, şarkıdaki o sitemkâr tınılar Zehra’nın ailesindeki kırgınlıklarla birleşince her satır daha da anlam kazandı. Roman, aile olmanın dışarıdan görünen o kusursuz tablodan ibaret olmadığını, asıl meselenin yaşanan tüm o görünmez çatlaklara rağmen o masada beraber oturabilme inadı olduğunu yüzümüze vuruyor. Buharlı pencereler, soğuyan çaylar, çorbalar, yemekler ve dünden kalan anılarla örülü bu hikâye, aile içi yüzleşmelerin aslında birer çocukluk yarası sağaltma süreci olduğunu hatırlatıyor. Zehra'nın dünyasındaki Arel gibi yarım kalmış hikâyeler, zaman geçse bile insanın içinde sessizce yaşamaya devam eden o eski kaçış izlerini bana her an anımsattı. Yazarın o güçlü anlatımıyla, mutfaktaki soğuyan çayların hüznü ve buharlı pencerelerin ardındaki sessizlik, kendi evime ve kendi "duyulma" ihtiyacıma bakmamı sağladı. Ev kavramının, ancak herkes birbirini
Boş TabakTuğçe Çakır · Timaş Yayınları · 202610 okunma
Evdeki Tuhaf Olaylar-Josh Malerman
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 21:11
Korku kadar insana yaşadığını hissettiren bir şey daha var mıdır? Bir çocuk bir gecede büyümemeli. Olay Yeri Kitap Kulübümüzde Haziran ayının son kitabı olarak Evdeki Tuhaf Olaylar kitabını okudum. Kitap sekiz yaşındaki Bela'nın Öbür Anne isimli kötü bir varlığın,"Kalbine girebilir miyim?" diye sormasıyla başlıyor . Bu durumu anne ve babasına belli etmemeye çalışıyor. Çünkü kötü varlığın onlara zarar vereceğini düşünüyor. Fakat zaman geçtikçe öbür anne sabrını yitirmeye başlıyor ve kötü şeyler yapıyor. Kitap benim için çok hızlı akan bir kitap oldu. Ve çok beğenerek okudum. Korku anlamında beni germedi ama Bela'nın ailesinin ilişki durumu beni etkiledi. Çünkü çocukken bende aynı sorunları yaşamıştım. Bela ve babasının her diyaloglarını çok hoşuma giderek okudum. Ve kitap da çok fazla anlam çıkardığım yerler oldu. Küçük bir çocuğun yaşadıkları ve aslında güvende olması gereken ailesinin yanında o güveni ve masumiyeti zamanla kaybediyor. Son sahnelerde Bela'ya o kadar üzüldüm ki. Küçücük çocuğun o yaşta öğrendiği gerçekler çok yıkıcıydı. Kitapta en problemli karakter bence anne karakteri. Çünkü kızına gereken değeri vermiyor ve yaşayamadığı hayattan ötürü içten içe çocuğunu ve eşini suçlandığını düşünüyorum. Zamanla anne ve baba karakterleri sürekli tartışmaya başlıyor. Bela ise küçük yaşta bunları görerek etkilenmeye başlıyor.Korku bireysel bir şey olduğu için kitabı okurken etkilenen insanlar olabilir. Ama bence herkesin bu kitaba bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kitap sadece 8 yaşındaki bir çocuğun ağzından yazıldığı için neyin gerçek neyin hayal gücü olduğunu sorguluyoruz.Bir süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap olacak . Kitaba puanım:9/10
1000Kitap
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202689 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Çarpışma kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün Çarpışmadan bahsetmeye geldim.Öncelikle konusundan bahsedeyim.Sophie ve Liam yıllar önce bir partide karşılaşırlar ve F1 pilotu olduğu için Liam,Sophie'nin babasıda F1 dünyasında antronörlük yaptığı için tekrar karşılaşırlar.Ancak Sophie hiç de Liam'ın beklediği gibi birisi değildir.Güzelleşmiş ve büyümüştür.Bir liste hazırlayan Sophie,ölmeden önce yapılacaklar listesini tamamlamaya çalışır ve bu Liam'ın yaptığı sevdiği birşey olur.Beraber listeyi tamamlamaya çalışırlar.Ancak işin içine duygular girince beklenmedik şeyler olacaktır.Öncelikle sevdiğimi söyleyebilirim.Özellikle Liam'ın en yakın arkadaşı ve abisinin eşi vefat ettiği için bunalıma giren Liam'ın sonrasında pişman olması ve abisiyle konuşması çok güzeldi.Çok üzülerek okumuştum o sahneyi.Abisi ise kızları için ayakta kalıyor ve hayatına devam etmesi gerektiğini kızları için yaşamaya devam etmesini söylüyor.Bunları okurken çok duygulandım.Liam,Sophie ona duygularını açınca kaybetmekten korktuğu için epeyce hata yapıyor.Ancak sonunda ona aşık olduğunu anlayınca aklı başına geliyor.Ailesi çok tatlıydı.Hatalarıyla,başarılarıyla her zaman Liam'ın arkasında oldular ve gurur duydular.Keşke Noah'ın da anne babası öyle olsaydı.Son bölümde hepsinin çocukları olduğunu ve beraber yaşadıklarını okuyoruz.Çok güzeldi.Beğenerek okuduğum romantik bir kurguydu.Benim puanım 9/10.İyi okumalar dilerim.
ÇarpışmaLauren Asher · Olimpos Yayınları · 2024478 okunma
Puan vermedi
Brooklyn Düşleri — J.M. DeMatteis & Glenn Barr Brooklyn Düşleri, bir çocuğun iç dünyasına yapılan rahatsız edici ama bir o kadar da dürüst bir yolculuk. DeMatteis baştan uyarıyor: bazı yerler yalan, bazıları gerçek. Ama o yalanlar bazen gerçekten daha dürüst hissettiriyor. İtalyan baba, Yahudi anne, Brooklyn'in sert ve renkli atmosferi — zaten bu karışımın kendisi başlı başına bir drama zemini. Kimlik, aile, kayıp ve arayış temaları birbirine o kadar organik bağlanmış ki okurken nerede bitip nerede başladıklarını anlayamıyorsunuz. Glenn Barr'ın çizimleri ise hikayenin ruhunu taşıyan şey. Karakterleri ve mekanları nesnel bir gözle değil, Carlin'in zihninin süzgecinden çiziyor. Boyutlar, oranlar, yüz ifadeleri — hepsi duygusal bir gerçekliği yansıtıyor. Bu yaklaşım okuyucuyu farkında olmadan karakterin zihnine çekiyor. Anlatım doğrusal değil, zaman atlar, gerçekle hayal iç içe geçer. Çizgi roman okumaya alışkın olmayanlar için zorlayıcı olabilir. Ama bu karmaşa kasıtlı — depresyonun kendisi de böyle çalışıyor zaten. Sürükleyici, katmanlı ve akılda kalıcı bir eser.
Brooklyn DüşleriJ. M. Dematteis · Arka Bahçe Yayıncılık · 201842 okunma
BOTERO AİLESİ'NİN AŞK ECZANESİ
3/10
·248 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:07
Çerezlik bir kitap okuyup kafamı dağıtmak için başladığım bir kitaptı ama gerek kitabı çok uzun sürede okumam gerek de kitabın beni aşırı içine çekmemesi sonucu bitse de kurtulsam modunda bitirdiğim bir kitap oldu. Eczacı olduğum için kitabın adı hoşuma gitmişti. Kitabı bitirdiğimde eczacı olarak bu kitabı okumamın hiçbir fark yaratmadığına emin oldum. Kitap üç kişilik bir ailenin Aşk Eczanesi adı altında bir eczane açması ve aşk iksiri dedikleri bir ilacı satması etrafında dönüyor. Anne Bayan Han, baba Bay Han ve kızları Hyosun eczaneyi beraber işletiyorlar. Bence kitap içinde etik problemler de barındırıyor. Bay Han, Bayan Han'ı etkilemek için henüz deney aşamasında olan bir ilacı her gün ona vererek kadını kendine aşık ediyor, yetmiyor hamile bırakıyor ama buradaki en büyük problem bu değil. Bu olaylar olurken Bayan Han lise öğrencisi genç bir kızken Bay Han lisede biyoloji öğretmenliği yapan yaşlı bir adam. İğrenç bir şey. Şu olayı okurken sinirlenip kitabı bırakmak bile istedim. Sonra aileye danışmaya gelenlerden Aechun ve Wonkshin ikilisi de ilginçler. Aechun yaşça büyük bir kadın ve Wonkshin gay bir erkek. Bir gece sarhoş olamaları sonucu Aechun hamile kalıyor ve Wonkshin çocouğun sorumluluğunu almak üzere Aechun'la evleniyor. Çocukları Hana yaşına çok olgun bir çocouk ama anne ve babasının ilişkisinin gerçek yüzünü bildiği için psikolojik olarak çok yıpranıyor ve rehabilitasyonda tedavi görüyor. Tüm bunlar olurken Aechun'un hem stajyeri hem de arkadaşı olan Seri Wonkshin'e aşık ve herkes bunu biliyor. Ufak tefek sinirlenmeler harici bunu normal görüyorlar. Devamında Hyosun'un erkek arkadaşı Bayan Han'a yani annesine aşık. Bayan Han Bay Han'ı defalarca aldatmış ve Bay Han bunun sonucunda ondan boşanmak yerine ona şiddet uygulamayı tercih etmiş. Kitabın kapağı bu
Botero Ailesi'nin Aşk EczanesiLee Sun-Young · Athica Yayınları · 2025240 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 248. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:06
19. yüzyılın başlarında geçen romanda, Heathcliff adlı bir evlatlık çocuk ile üvey kardeşi Catherine arasındaki sancılı aşk hikayesi anlatılıyor. Kitap, Heathcliff adlı bir çocuğun, zengin bir aile tarafından evlat edinilmesiyle başlar. Evlatlık anne-babasının kızı Catherine ile arkadaş olan Heathcliff, zamanla Catherine'e karşı derin bir aşk besler. Ancak Catherine, ailesinin bir üyesiyle evlenir ve Heathcliff'i reddeder. Bunun üzerine Heathcliff, Catherine'in ailesine karşı intikam yemini eder. Uğultulu Tepeler romanı; aşkın, kıskançlığın, acımasızlığın ve intikamın gücü üzerine derin bir karakter incelemesi sunar. Romanın ana fikri, insanların tutkularının, bağlılıklarının ve hırslarının hayatlarını nasıl etkileyebileceği ve bazen de yıkabileceği ile ilgilidir. Ayrıca sınıf farklılıklarının, aile bağları ve toplumsal normların insanların hayatlarını nasıl etkilediği de romanın önemli bir temasıdır.
Hayata Dair
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558,1bin okunma