Ben 4-5 yaşına kadar sarınmışım. Baya sarı kıvırcıklarımı görünce "O kadar sarıyken kumrala nasıl dönmüşüm acaba? Ve iyi ki de sarı kalmamışım. Çok komik durmuş. Bu nee?" dediğimde baya gülmüştüm. Sonra teyzemin de bir erkek çocuğu tam sarıdan kumrala dönmüş. Çok değişik. Bilim bunun hakkında ne diyor acaba?
Bebeklikten ortaokula kadar baktım bazılarında çok ciddi ama deyimimle"Ağır abla" durmuşken diğerlerinde gülüp dil uzattığım veya gözlerim tam kısılana kadar güldüğüm fotoğraflar varmış.
Sarı (3-4) ve pembiş kıyafetlerle olduğum o gözlerimi tam kısacak şekilde güldüğümü hatırlıyorum. Annem beni hazırlayıp babama mektupla fotoğraf yollamak için çekmişti ve "Asra, bunu babana göndereceğim. Güzel gül." tarzında bir şeyler demişti. Zaten babama gideceğini duymam yetmişti otuz iki diş olmama. O vakitlerde babam yurtdışında olduğu için baya alışılmıştı artık. "Baba sizi görmek istiyor. Hadi buraya bakın."
"Kim babasına daha çok sevinç göndermek isterse gülsün." demişti. Ben de dibimde aylık olan kardimin ağzını kapatmıştım. "Ağlıyor bu, çıkmasın fotoğrafta. Fotoğrafa bakınca sen de ona bakmış gibi olacaksın. O yüzden o varmış gibi gülsene. Tamam mı, iyy her yeri sümük olmuş, elime de bulaştı. Annee peçetee. Al bunu yanımdan."
"Anne istemiyorum taramanı, çok acıyor."
"Fotoğrafta farklı model olsun diye, az daha dur. Bitince çok beğeneceksin."
Biri 6-7 aylık, öbürü 1.5 yaşında, ben 3.5 ablam 7 iken bir arada akıllı oturtulmak annem için aşırı zorlayıcıydı: Ya kavga ediyoruz, ya biri ağlıyor, bir diğeri kalkıyor vs. ama akıllıydı bir şekilde işini hallettiriyordu.
Bir de bir video vardı. O videonun olduğundan haberim yoktu. Belki üniversitede ilk kez ve şokla izledim. O zamanlar cehennem gibiydi: genelde ağlak, somurtkan ve sinirli moddaydım.
Videoyu bitiminde ağlamıştım