Günaydın. Yalnız kalmmak yalnızlığı hissetmemek ...
''Sen iyi ol birde seni düşünmeyelim.'' Sözünün ağırlığı... bir kere de kendinin düşünülmesini isteyen bir annee.
Düzgün biri var da ben mi evlenmedim annee
Boyuna beni evlendirmeye çalışmalarından hoşlanmıyorum
Sayfa 535
Reklam
Ahhh küçük... Keşke hayat senin düşündüğün gibi olsaydı..
Gitmek istemiyorsan gitmen gerekmiyor. Sen yetişkinsin. Ben büyüdüğümde, yapmak istemediğim tek bir şeyi bile yapmayacağım Annee... Hayatın boyunca Davy, kendini yapmak istemediğin şeyleri yaparken bulacaksın...
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı
Yıllardır, gerçek bir insana gerçek bir sevgi hissetmediği için Anne’e olan duygularını tanımlayamayan Derdâ, onu seviyor ama bunu bilmiyordu.
Durkheim'ın yakın çevresindeki kişiler arasından, Célestin Bouglé "başkaldıran Durkheimcı" etiketini en hakkıyla taşıyan isim olmuştur. Kurumsal açıdan konuşmak gerekirse, Bouglé tartışılmaz bir Durkheimcıdır ve L'Année Sociologique'in kurulmasında belirgin bir rol oynamıştır. Entelektüel açıdan ise onu sözcüğün geniş anlamıyla Durkheimcı olarak nitelendirmek gerekir. Bougle'nin toplumsal olana dair vizyonu Durkheim'dan ziyade Simmel'e benzer ve "ilişki" kavramına odaklanan bir anlayışa sahiptir. Bougle'nin inceleme nesnesi, toplumsal ilişki ya da başka bir deyişle etkileşimdir. "Bireylerin kendilerine has farklılıkları bir kenara bırakılırsa, onları birbirine bağlayan ilişkileri tanımlamak, karşılaştırmak, sınıflandırmak, toplumsal şekilleri meydana getirecektir" (1907, s. 8). Bougle'de, toplumsal şekillerin incelenmesi ile “sosyolojik bakış açısı" birbirine karışır (a.g.e., s. 31). Jean-Christophe Marcel'in de belirttiği gibi, Bouglé "iki savaş arası dönemde, genç yeteneklerin keşfinde de çok önemli bir rol oynar" ve Durkheimcılar arasından bu niteliğe sahip olan tek isimdir (Marcel, 2001a, s. 241-242). Bouglé'nin koruduğu genç yetenekler arasında Raymond Aron, Georges Friedmann, Jean Stoetzel gibi gelecek neslin prestijli simalarına rastlamak mümkündür. Bu isimler daha sonraları, Durkheim sosyolojisi karşısında farklı derecelerde eleştirel tutumlar takınacaklardır. Bouglé açık fikirliliğiyle İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin post-Durkheimcılığını hazırlayacaktır.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Alıntı
Annee yarın Hazirannn
Sessiz bir sabahtı, şehir karanlıkla örtülmüştü ve yatağında dinleniyordu. Yaz havada toparlandı; rüzgârın uygun bir dokunuşu vardı, dünyanın soluğu uzun, sıcak ve yavaştı. Sadece kalkmanız, pencerenizden dışarı sarkmanız yeterliydi ve bunun aslında özgürlüğün ve yaşamın ilk gerçek zamanı, yazın ilk sabahı olduğunu anlardınız.
Reklam
Reklam