Puan vermedi·152 syf.··
2026 71. kitabı
KANLI KANATLAR . Star Koleji'nde o gün mezuniyet günüydü. O gün için masal konsepti şeklinde hazırlanmış mekana, kıyafetleri ile eşlik etmişti mezun olacak öğrenciler. Kimi aileler tüm gücünü kullanarak uzun kuyruğa girmek istemiyor, kimisi de heyecan içinde güvenlikten geçiyordu. Çocuklar sahneye çıkmış keplerini fırlatmaya hazırlanırken olanlar olmuş, günlerdir sağlanan tüm güvenliğe rağmen feci son yaşanmıştı... Aslan, Doruk ve Korkut. Özel güvenlik birliği Asil'de görevli ve yakın dost olan gençler. Tanışmaları, birlikte çalışmaya başlamaları bir düğünün_ Doruk'un kuzeni Osman'ın_ kana bulanmasıyla olsa da bu birliktelik güçlü bir bağ ile bağlıydı. Ve Damla! Her birinin yaşamlarına uzanan zor, kabullenilmeyen, travmanın dibini yaşamış bir anne! Öyle ki, kendi yaşadıklarından ders çıkarıp üç evlada örnek olmak istemiş fakat atlatamadığı geçmişi buna izin vermemiştir. #ayşeerbulak kaleminden ilk okumam #kanlıkanatlar . Polisiye kategorisinde olsa da bence psikolojik özellikleri daha ağır basıyor. Belli yerden itibaren olayın zanlısını tahmin ettim evet ama sebeplerini okumak farklı bir aydınlatma yaşattı. Çocukluk deyip geçmemek, bir çocuğun verdiği tepkileri takip etmek ve belki de anne_baba olarak tüm sabrımız ve sevgimizle çocuğumuzun yanında olduğumuzu hissettirmek en önemlisi. Bir anne olarak yüreğim acısa da severek okuduğum bir kitap oldu. @burcununseckileri ile birlikte okuduk. Keyifle nicelerine olsun. . .
Kanlı KanatlarAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 018 okunma
Biraz uzun detaylı ve spoili olacaktır!!!
Puan vermedi·116 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 20:51
Merhabalar tekrardan ben ve incelemem. 1. Geniş zamanlar: kitaba ismini veren hikaye çok etkilendim açıkçası, tüylerim diken diken oldu. Geri dönüş teknikleriyle kocasını kaptıran bir kadının ve o esnada süregelen hikayesini anlatan bir hikaye. Uyandığında yanında Garyi görmesi olayları anlamaya çalışması felan iyiydi işin aslı önceki gece annesinden gelen o kötü telefon sonunda kendini evli arkadaşi ve bir arkadaşı yanında kendini içkiye vermesiyle başlar. En çok üzüldüğüm Zehraydı(kötü bir babası ve ağabeyi olan bir kız) sen kızın gibi birini büyüt-okut toplumda sınıfını yükselt, ilk aşkını yaşasın(ayrılıkla sonuçlanan bir ilişki),güzel bir hayatı olsun ve en sonunda mahalleden biriyle evlen ve o affedersiniz hayvan herif bıçaklayarak öldürsün... Çok korkunç dimi... hâlâ mı ya diye düşünmeden edemiyorum( klasik günümüz sorunları.). Acaba ne zaman bu sorunlar çözülüp rahatça kadın olarak yaşayacağız? Ne zaman arkamızda biri yürüyor gibi hissetmeden yürüyebileceğiz? Ya da ne zamana kadar yarın sabah ölebilirim düşüncesiyle uyanacağız? İnanın bende bilmiyorum. 2. Dar zamanlarda: Zehra'nın ilk aşkı Ahmetten nasıl ayrıldığını ve depresyon dönemini anlatiyor. Ve kilit nokta Aydın ve Zehra'nın olayını açıyor nasıl psikolojileri olduğunu, nasıl tanıştıklarını,Sıdıka'nın(Aydın'ın annesi)zehrayla konuşması ve bunun nasıl felakete sürüklenmelerini sağladığını görüyoruz bu bölümde. 3. Son zamanlar: Bu bölümde bu olaylar olmadan önceki Hamdullah yani namıdeğer Aydın dedesinin yanına vişne toplamaya gitmesini. Neden bu kadar dindar olduğunu ve kadınları şeytan olarak gördüğünü ve anne-babası çözümü evlendirmekle bulmasıyla ve Zavallı Zehrayın kurban seçilmesiyle başlayıp uzayan hikayeyi ele alır. Ve kendi dindar yönü ve gittiği tekkelerden ötürü mü bilmiyorum kadınlardan
Geniş ZamanlarAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20243,099 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·309 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 15:55
Norveç edebiyatının çarpıcı kalemlerinden Vigdis Hjorth’un kaleme aldığı Miras 2016 yılında Norveç’te yayımlandığında hem edebî hem de toplumsal bir tartışmanın da fitilini ateşlemiş. Roman, bir ailenin miras paylaşımı sırasında dağılma sürecini odağına alıyor. Anne–baba ve dört kardeşten oluşan bu ailede kırılmalar aslında baba hayattayken başlamış. Ancak miras paylaşımı gündeme geldiğinde, yıllardır bastırılan yaralar yüzeye çıkıyor. İlk bakışta bir “mülk kavgası” hikâyesi okuyacağımızı düşünsekte metin ilerledikçe asıl çatışmanın tapu ya da para değil, geçmişle hesaplaşma olduğunu anlıyoruz. Hikâyenin merkezinde 50’li yaşlarında olan Bergljot var. Ailesiyle bağlarını koparmış, kardeşleriyle ise çok samimi değil. Bu kopuşun arkasında çocukluğuna uzanan ağır bir travma bulunuyor. Roman, baba ile kızı arasında yaşanan istismarı doğrudan teşhir etmektense güçlü imalarla kuruyor; asıl sarsıcı olan ise ailenin bu gerçeği kolektif bir suskunlukla örtmesi. Bilinen ama konuşulmayan, hissedilen ama inkâr edilen bir hakikat söz konusu. Benim için metnin en çetin tarafı annenin konumuydu. Görmezden gelmenin, “aileyi koruma” bahanesiyle susmanın nasıl ikinci bir şiddet biçimine dönüştüğünü çok net gösteriyor. Bergljot’a bırakılan asıl miras; maddi bir pay değil, yıllarca taşınmış bir utanç, duyulmamış bir çığlık ve kapanmamış bir yara. Romanın diğer güçlü yanı psikolojik çözümlemeleri. Hjorth, anlatıyı neredeyse psikanalitik bir seans titizliğiyle kuruyor. İç monologlar, tekrarlar ve hafızanın parçalı yapısı metne bilinçli bir anlatım veriyor. Olay örgüsü tempolu değil; aksine ağır ilerliyor. Dil teknik olarak sade olsa da içerdiği duygusal yük nedeniyle okuması zorlayıcı. Sabır ve duygusal dayanıklılık isteyen bir metin. Eser yayımlandıktan sonra Norveç’te büyük yankı
1000Kitap
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 18:21
Çok severek  okuduğum yazar Seray Şahiner‘in en bilindik  romanlarından. Küçük İnci’nin küçük yaşlardan itibaren başlayan annebaba aile karmaşası içerisindeki büyüme serüveninin Seray Şahinerer’in  anlatımı ile aktarılması  oldukça keyifliydi.  Yeri geldi acıdan güldüm yeri geldi gülerken ağladık  Fatih’in en bilinen semtlerinin konu yer mekan olarak seçilmesi hoşuma gitti.  Ben severek okudum.
Vatan Millet SamatyaSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20251,438 okunma
Kimine göre Spoiler olabilir!
Puan vermedi·114 syf.··
2026 4. kitabı
Kitaptaki baba–amca meselesini iki ayrı karakter olarak değil, tek bir kişiliğin iki yüzü olarak okumak gerektiğini düşünüyorum. Anlatıcının “babası” ve “amcası” aslında aynı kişidir; bu ayrım, babasının içindeki çatışmanın sembolik bir bölünmesidir. Annesiyle olan ilişkide babanın karanlıkla savaştığını, onu elde etmek ve memnun etmek için içindeki gölge yanla yüzleştiğini görürüz. Bu nedenle anlatıcının çocukluğu, daha baştan çatışmalı ve huzursuz bir zemine oturur. Metinde göz imgesinin sürekli vurgulanması da bu ailevi düğümle bağlantılıdır. Anlatıcı, rüyalarında ve hayallerinde gördüğü o büyülü gözleri karısında görür; fakat aynı şekilde annesinin gözleri de benzer bir yoğunlukla tasvir edilir. Bu tekrar, anlatıcının annesiyle kuramadığı ya da sorunlu olan bağın, yetişkinlikte eşine yansıtıldığını düşündürür. Eşine duyduğu tutku ile ondan nefret etmesi arasındaki gelgit, aslında annesine yönelmiş bastırılmış duyguların bir devamıdır. Anlatıcının ruhsal sıkıntıları, anne–baba arasındaki gerilimden beslenir. Bu yalnızlık ve varoluşsal sancılar içinde bir teselli alanı olarak sütannesine yönelir. Sütannesine karşı duyduğu hayranlık, onun ruhunda ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Ancak sütannesinin kocası, anlatıcı için bir engeldir. O adamın gülüşü, omuzlarını sallayışı, hatta kahkahası bile anlatıcıyı öfkelendirir. Buradaki çirkinlik, adamın kendisinden değil; anlatıcının iç dünyasındaki kıskançlık ve bastırılmış arzudan kaynaklanır. Aynı şekilde, ileride eşine yönelttiği suçlamalar da dış gerçeklikten çok kendi zihinsel projeksiyonlarının ürünüdür. Evlendiği kadında hem annesinin gözlerini hem de sütannesinin izlerini görür. Bu yüzden ona bir yandan tutkundur; çünkü çocuklukta eksik kalan sevgi ve şefkati onda tamamlama arzusu vardır. Öte yandan ona hiçbir zaman
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Geçmiş değişmez ama onunla kurduğumuz ilişki değişebilir.
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi, Terapide Yeniden Doğuş: Sina, bir kadının terapi odasında yeniden şekillenen hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bu kitap, çocuklukta görülmeyen, duyulmayan ve karşılanmayan ihtiyaçların yetişkinlikte nasıl ağır bir yüke dönüştüğünü sakin ama sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor. Sina’nın hikâyesi ilerledikçe okur, yalnızca bireysel bir kırılmayı değil; kuşaklar boyunca aktarılan duygusal ihmali de okumaya başlıyor. Yazar, özellikle anne–baba figürlerini ele alış biçimiyle metnin en çarpıcı katmanlarından birini kuruyor. Bu bölümlerde anlatılanlar yüksek sesle değil, tam tersine sessizce geliyor ama etkisi çok daha derin oluyor. Bazı satırlarda insanın kanı donuyor; çünkü anlatılanlar uç bir kötülükten değil, sıradanlaşmış ihmallerden ve normalleştirilmiş yaralardan oluşuyor. Anne ve baba figürleri kitapta ne tamamen suçlanan ne de aklanan karakterler olarak yer alıyor. Okur, onların da kendi eksiklikleri, korkuları ve öğrenilmiş davranışlarıyla ebeveyn olduklarını görüyor. Ancak bu durum, Sina’nın çocukluğunda yaşadığı duygusal boşluğu hafifletmiyor. Aksine, sevginin var olup hissedilmediği bir ortamda büyümenin ne denli derin izler bıraktığını daha da görünür kılıyor. “Terapist Notları” bölümleri ise kitabın omurgasını güçlendiriyor. Bu kısımlar, okuru yalnızca Sina’yı anlamaya değil, kendi çocukluğuna ve bağlanma biçimlerine de bakmaya davet ediyor. Özellikle ağlamayan bebek metaforu, kitabın en sarsıcı anlatılarından biri. Ağlamanın kesilmesinin bir uyum değil, vazgeçiş olduğunu hatırlatıyor. Bu satırlar, insanın içini üşüten bir farkındalık yaratıyor. Kitap boyunca iyileşme, ani bir dönüşüm olarak sunulmuyor. Yeniden doğuş; küçük fark edişlerle, zor sorularla ve cesaretle yüzleşmelerle ilerliyor. Sina’nın terapi
Terapide Yeniden DoğuşFatma Erdağ · Alvis Yayınları · 202516 okunma