Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Yazar sürreal bir yaklaşımla kitabı oluşturmuş. Zaman kavramının olmadığı, ölümün ve yalnızlığın soğuk gerçekliğini buz gibi yüreğimize işleyen ve "ayak takımı" kavramıyla toplumun iradesini güçlülere teslim eden, gerçek bir kimliği olmayan ve hipnotize olmuş insanların hicvedildigi, sanatsal yönü gerçek anlamda çok güçlü olan ve en az iki veya üç kere okunması, bence anlaşılması adına uygun olacak olan, enteresan, şiddetle tavsiye edebileceğim muazzam bir eser.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
10/10
·114 syf.··
2023 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2023 21:51
Kitapta bir labirentte hissediyoruz kendimizi. Klostrofobi yaratacak bir labirent değil ama bu. Hayaller öyle girift ki şimdi ile eski birbirinin yerine var oluyor. İhtiyar genç ile namuslu ahlaksız ile kadın erkek bedeninde birlikte. Her romanda kahramanın yolculuğunu görürken bu romanda yolculuk içe doğru başlıyor. Başlayan yolculuk ise roman bittiğinde dahi devam ediyor.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Bir histerinin gözünde yaşlı koca şişko dünya.
Puan vermedi·114 syf.·
2022 161. kitabı
Otuzüç yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum. Necip Fazıl Kısakürek Sadık Hidayet,Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarları okuduğumda 'Kurt kocayınca köpeğin maskarası olurmuş.' esprisi geliyor aklıma. Elden ayaktan düşen yaşlı bir adamın penceresinden varoluş edebiyatı ile yaşadıklarını ve sorgulamalarını anlatmış. Aslında adam hasta şizofreni gibi bir şey histeri nöbetleri esnasında kafasında kurduğu hayalleri yazmış. Suç ve Ceza'daki 'balta' figürü bu kitapta 'bıçak' olmuş. Dünyada boş boş yaşayan insanları güzel bir edebiyatla anlatmış. Kitabın hepsini alıntılamak istediğim kitaplardandı yine. Hayatta hiçbir amacı olmayan insanları eleştirmiş. Dalaverici, hilekar, dini sömürü için kullanan insanları eleştirmiş. Hayattaki her şeyin bir dönüşüm içinde olduğunu hiçbir şeyin değişmeden kalamayacağını anlatır. İslamiyeti ve Araplaşmayı çok yoğun bir şekilde eleştirmiş. Kendisi de bir Pers olmasına istinaden. Politik yönden büyük bir zihin manifestosu yapabilecek bir kitaptı. Ama fazla arabeskti bence. Sihirli Annem'deki Dudu'nun damadı ile adaş olman sana olan sempatimi artırdı ama kitap beklentimi karşılamaya yetmedi. Yine de şans verilebilir.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Kimine göre Spoiler olabilir!
Puan vermedi·114 syf.··
2026 4. kitabı
Kitaptaki baba–amca meselesini iki ayrı karakter olarak değil, tek bir kişiliğin iki yüzü olarak okumak gerektiğini düşünüyorum. Anlatıcının “babası” ve “amcası” aslında aynı kişidir; bu ayrım, babasının içindeki çatışmanın sembolik bir bölünmesidir. Annesiyle olan ilişkide babanın karanlıkla savaştığını, onu elde etmek ve memnun etmek için içindeki gölge yanla yüzleştiğini görürüz. Bu nedenle anlatıcının çocukluğu, daha baştan çatışmalı ve huzursuz bir zemine oturur. Metinde göz imgesinin sürekli vurgulanması da bu ailevi düğümle bağlantılıdır. Anlatıcı, rüyalarında ve hayallerinde gördüğü o büyülü gözleri karısında görür; fakat aynı şekilde annesinin gözleri de benzer bir yoğunlukla tasvir edilir. Bu tekrar, anlatıcının annesiyle kuramadığı ya da sorunlu olan bağın, yetişkinlikte eşine yansıtıldığını düşündürür. Eşine duyduğu tutku ile ondan nefret etmesi arasındaki gelgit, aslında annesine yönelmiş bastırılmış duyguların bir devamıdır. Anlatıcının ruhsal sıkıntıları, anne–baba arasındaki gerilimden beslenir. Bu yalnızlık ve varoluşsal sancılar içinde bir teselli alanı olarak sütannesine yönelir. Sütannesine karşı duyduğu hayranlık, onun ruhunda ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Ancak sütannesinin kocası, anlatıcı için bir engeldir. O adamın gülüşü, omuzlarını sallayışı, hatta kahkahası bile anlatıcıyı öfkelendirir. Buradaki çirkinlik, adamın kendisinden değil; anlatıcının iç dünyasındaki kıskançlık ve bastırılmış arzudan kaynaklanır. Aynı şekilde, ileride eşine yönelttiği suçlamalar da dış gerçeklikten çok kendi zihinsel projeksiyonlarının ürünüdür. Evlendiği kadında hem annesinin gözlerini hem de sütannesinin izlerini görür. Bu yüzden ona bir yandan tutkundur; çünkü çocuklukta eksik kalan sevgi ve şefkati onda tamamlama arzusu vardır. Öte yandan ona hiçbir zaman
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2021 21:40
Abi nasıl bir kitap yazmış ya adam, geçmişe mi gidiyorsun, gelecekten mi konuşuyorsun, şimdiyi mi anlatıyorsun gerçekten muazzam bir olay örgüsü ve anlatış biçimi var, beni etkileyebilen nadir edebiyatçılardan biri gerçekten, bir cinayet olayı olmasına karşın kafa cinayetten çıkıyor neyse okuyup görün...
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Puan vermedi·
Sadık HİDAYET 1903 İRAN doğumlu Hayatının büyük bölümünü yurtdışında geçirmiş 48 yaşında vefat eden İranlı yazardır . Büyük merakla keyifle okuyacağımı düşündüğüm sürekli erteleyip ciddi beklentileri yüklediğim kitaplardan biriydi . Kitap Şizofrenik yapıda bir adamın kendi hayalinde var ettiği insan üstü bir kadınla yarı uykulu yarı hayal biçiminde çoğu zaman kabus görünümünde yaşadığı bir aşk hikayesi . TURGUT UYAR Tutunamayanlar ‘ı anımsatan her sayfası satır buhran ve psikolojik ayrıntıları içeren muhtemelen yetersizliğim itibarıyla olacak ki çok yoran ilgi çekmeyen sürükleyiciliği olmayan bir eser oldu kendi adıma . Eserden çok yazarın henüz 48 yaşlarında hayatının baharında yaşamını son verdiğini öğrenmek bilmek üzüntü verici oldu benim için . (93 Sy P ; 6 ) ️ HER ROJ BÎST RÛPEL XWENDiN
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Kör Baykuş
Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Sadık Hidayet’in Kör Baykuş adlı eseri, modern edebiyatın en karanlık ve sarsıcı romanlarından biri olarak insan ruhunun derinliklerine iner; isimsiz anlatıcının bilinç akışıyla ilerleyen iç dünyası, gerçek ile hayal arasındaki sınırları belirsizleştirirken yalnızlık, ölüm, delilik ve varoluşsal bunalım temalarını yoğun bir sembolizmle işler. Zaman ve mekânın parçalandığı bu rüyamsı anlatıda baykuş imgesi karanlığın, bilinmeyenin ve bastırılmış korkuların simgesi hâline gelirken, Hidayet’in kapalı ve tekinsiz dili okuru bilinçaltının rahatsız edici atmosferine çeker. Olay örgüsünden çok psikolojik çözümlemeye dayanan Kör Baykuş, kolay okunur bir metin olmamakla birlikte, derinlikli anlatımı ve felsefi sorgulamalarıyla 20. yüzyıl edebiyatının en etkileyici eserleri arasında yer alır.
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 00:02
Gözlerimi açtım ve karşımda onu gördüm. Bir an bunun gerçekten olup olmadığını anlamak için bakışlarımı üzerinde tutmak istedim; fakat gözlerinin yalnızca duru ışıklara ve lekesiz manzaralara alışmış olabileceğini düşündüm. Benim bakışım ise sanki uzun zamandır karanlık bir odada beklemiş gibiydi; içinde uykusuz gecelerin tortusu, söylenmemiş sözlerin gölgesi vardı. O gözlere değerse onları kirletecekmiş gibi geldi bana ve bakışlarımı yavaşça geri çektim. Bir şey söylemek istedim. Kelimeler dudaklarıma kadar geldi. Fakat o hassas kulaklarının yalnızca yumuşak, göksel bir musikiye alışmış olmasından korktum. Benim sesim ise içimde biriken bütün yorgunlukların ve kırık düşüncelerin arasından çıkacaktı; belki de o ince sessizliği bozacak kaba bir ses gibi duyulacaktı. Bu yüzden sustum. Sözler boğazımda kaldı ve orada, karanlık bir kuyunun dibine düşmüş gibi kayboldu. Sonra dokunmayı düşündüm. Ellerimi ona doğru uzatacak gibi oldum. Ama o an parmak uçlarımda tuhaf bir ürperti hissettim. Sanki içimde uzun zamandır taşıdığım o görünmez ağırlık, ölümün yavaş ve solgun soğukluğu ellerime sinmişti. Ona değdiğim anda bu soğukluğun narin tenine geçeceğinden, canlılığını ürperterek geri çekeceğinden korktum. Bu yüzden ne konuştum ne de yaklaştım. Yalnızca baktım. Çünkü bazen insanın içinde taşıdığı karanlık, en çok sevdiği şeye dokunmaktan bile onu alıkoyar. Ve o an anladım ki bazı insanlar birbirlerine yalnızca uzaktan bakmak için var olurlar.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Sadık Hidayet: Derinliklerde Bir Yazarın Portresi
8/10
·114 syf.··
2024 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 00:00
Sadık Hidayet, İranlı bir yazar ve düşünür olarak edebi dünya edebiyatında iz bırakmış önemli bir figürdür. Yaşamı boyunca karmaşık duyguları ve ölüm arzusuyla mücadele etmiş, eserleriyle okuyuculara derin düşünceler sunmuştur. 9 Nisan 1951'de havagazlı dairesinde yaşamına vermeden önce takım elbisesini giymiş ve cebinde ölüm masraflarını karşılayacak miktarda parayla yaşamına son vermiştir. Bu intihar, içsel çatışmalarının ve karamsarlığının bir yansımasıdır. "Kör Baykuş" romanında, Hidayet karmaşık duygularını ve düşüncelerini ustalıkla aktarmıştır. Yazar, romanının yasaklanması ve toplumsal tepkilerle karşılaşmasıyla dikkat çeker. Kitabın yazarı bu tepkilerle karşılaşacağını bildiği için yazar kitaba İran'da satışının yasak olduğuna dair bir not düşmüştür. Hidayet'in eserlerinde sıkça kullanılan semboller, bizim derinlemesine bir analiz yapmamızı sağlar. Gölge, kalemdan, göz ve baykuş gibi semboller, yazarın duygusal ve düşünsel derinliğini vurgular. Bu semboller, metnin anlamını zenginleştirir ve bize farklı katmanlarda düşünme fırsatı sunar. Sonuç olarak, Sadık Hidayet'in hayatı ve eserleri, edebi dünyada önemli bir iz bırakmıştır. Karmaşık duyguları, derin düşünceleri ve toplumsal eleştirileriyle Hidayet, okuyucuları etkilemeye ve düşündürmeye devam etmektedir. Onun eserleri, yüzyıllar boyunca tartışılacak ve değerlendirilecek bir miras olarak kalacaktır.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma
Doğunun Kafkası SADIK HİDAYET
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2022 11:04
, Farklı düşünceleriyle ve yalnızlığı yeğleyen yaşama tarzıyla dikkat çeken Sâdık Hidâyet, toplumun sıradan ve anlamsız değer yargılarını; yüzyıllar ve kuşaklar boyunca insanı ezerek özgür bir birey olmasını engelleyen geleneksel yapıyı sürekli sorgular. İran Edebiyatının en önemli eserlerinden olan Kör Baykuş, dünyada başyapıt sayılan eserlerden biri sayılır hatta; Sadık Hidayet’e Doğunun Kafkası derler... Çünkü kitapta benzer sesler ve çağrışımlar ve hüzün çok profesyonel bir şekilde ele alınmıştır. Kitabın içeriğine gelecek olursam bir kadın cinayetiyle başlar. Sevdiği kadın tarafından aldatıldığını ve esir edildiğini düşünür. Aslında kendi kendini ölüme sürükler.. Çağrışımlara gelecek olursam; kan, bıçak, ölüm, kadın kullanılarak sahneler tekrarlanır döngüler tekrarlanır ve sürekli karşımıza çıkar. Kitabın diğer bir gönderisi, İran toplumunun ataerkil değil anaerkil olduğunu yansıtmaya çalışmıştır. Mutlaka okumalısınız.!
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Yayınları · 201536,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet