Paris turuncu ve ıssız. Dondurucu rüzgâr köprüleri süpürmüş, şehri yayalardan arındırmış, kaldırım taşlarını kendi haline bırakmış. Kalın bir sis mantosuna sarılmış şehir, Adèlee mükemmel bir düş ortamı sunuyor. Kendisini bu manzara içinde neredeyse davetsiz bir misafir gibi hissediyor, anahtar deliğine gözünü dayar gibi camdan dışarı bakıyor. Şehir ona uçsuz bucaksız geliyor, Adèle kendini anonim hissediyor. Herhangi biri ile bağı olduğuna inanamıyor. Birinin onu beklediğine. Ona bel bağladığına.
Sayfa 84
Onun etrafında toplandılar , Tiamat’ın yanında oldular , Hunharca planlar yapıyorlardı , gece gündüz durup dinlenmeden Savaşacaklardı . Kudurmuşlardı . Gözleri dönmüştü
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
biri bana "Ah!" derken; diğeri "Oh!" diyor; bir başkası bana, "Gözbebeğim!" derken; bir diğeri "Ruhum benim!" diyor; biri "Canım!" derken, öteki "Ciğer köşem!" diyor, bir başkası ise "Yüreğimin ateşi!" diye sesleniyordu.
"Hiçbir şey alenilikten daha anonim değildir."
Sayfa 280 - Schuwalow·Kitabı okudu
"Ölümün resmini çizen çıkmamıştır."
Sayfa 104·Kitabı okuyor
Alıntı
Çok sevdiği birini kaybetmiştir...
"yanakların niye çökük, yüzün niye süzülmüş böyle, niçin üzüntülüsün, yorgunsun öyle, niye karnın acıyla dolu, görünüşün niye çok uzaktan gelenin görünüşü, yüzünü karartmış günün sıcağı, gecenin ayazı, ne dolaşıp durdun yaban yazıda?"
Alıntı