"'Sevinç' ve 'kahkaha'nın ardında kaba, sert ve aldırışsız bir gerçek bulunabilir; ama kederin ardında hep 'keder' vardır. 'Sanatta gerçek', özdeki fikirlerle rastlantısal varoluş arasındaki bir çakışma değilidir; biçimin gölgeye benzerliği ya da aynada yansıyan bir şeklin, biçimin kendisine benzerliği değildir; boş bir tepeden dönen yankı olmadığı gibi, ayı aya, Narkissos'u Narkissos'a gösteren, vadideki gümüş pınar da değildir. "Sanatta gerçek", bir şeyin kendisiyle bütünlüğüdür; içseli ifade eden dışsaldır; cisimleştirilmiş ruhtur; ruhla dolu bedendir. Bu nedenle, 'keder'le boy ölçüşebilecek bir gerçek yoktur. Başka şeyler gözün ya da hevesin yanılgısı, gözü körelten, hevesi kaçıran bir yanılgı olabilir; oysa 'keder'den dünyalar yaratılmıştır; bir çocuk ya da yıldız doğarken acı çekilir."