Bu şahane yaz gecesinde, rakının, şarkıların ve çayırda yanan ateşin yarattığı sonsuzluk içinde her şey kabildi. Hiçbir şey gerçek olmadığı gibi, hiçbir şey de inanılmaz ve imkânsız da olamazdı.
Kadınlar onları dinliyor, doğrular gibi başlarını sallıyor, ama hemen sonra tekrar bağırıp ağlamaya başlıyorlardı. Ağlayıp inlemeyi, arkasından ağladıkları kişiden çok seviyorlardı.