Böyle gecelerde, her türlü zehirden alınan keyfin birdenbire kaçtığı fena bir an vardır: Makine durur gibi, yağmur diner gibi, ses kesilir gibi insan içinde ani bir boşluk peyda olur ve nefes tıkayıcı bir can sıkıntısı ruhu kaplar.
Sen hayatında her şey yapmış bir kadınsın. Fakat hiç birine alışamamışsın, hiç birinde ihtisas kazanamamışsın: Evlendin, fakat tam mânasıyla zevce olmadın; sevdin, fakat yekpare bir aşkın olmadı, birçok hâdiseler en büyük ihtirasın billûrunu kırdı; seyahat ettin, fakat sende bir seyyah melekesi teşekkül etmedi; birçok hafiflikler yaptın, barlarda, balolarda, tiyatroların kulis aralarında yaşadın, fakat bir kokot pişkinliği elde edemedin; tercemeler yaptın, fakat bir satır yazı neşretmedin; çocuklara bayılıyorsun, fakat ana olmadın; her emelin, her gayenin büyüklüğünü ve güzelliğini anlıyorsun, fakat hiç bir emelin ve gayen yok; bir çocuk saflığıyla en basit yalanlara inanabilirsin, fakat hiç bir şeye iman etmiyorsun.
Hım. Nedir o öyle? Cevap ver. Peki sus. Ben söyleyeceğim. Aman neler söylemek istiyorum bilsen. Fakat hiç bir şey de hatırlamıyorum. Canım müzik istiyor. Çıkalım buradan. Fakat öyle bir yere gidelim ki hem müzik dinleyelim, hem de bizi kimse görmesin. Kabil mi?