"Hayat da tıpkı satranç gibi. Bazı hamleleri oyunu kazanmak için yaparsın, bazı hamleleri sırf oyunun akışı bunu gerektirdiği, doğrusu bu olduğu için yapar ve yenilirsin."
"Aleykümselam derviş" dedim. Kendi sesim bana yabancı geldi, çatal çatal. Birden anladım ki birileriyle konuşmayalı uzun zaman olmuş. Neredeyse kendi sesimin neye benzediğini unutmuştum.
.
En son ne zaman bu kadar uzun sustunuz?
"Ne zaman bir yere veda etsem, bir parçamı geride bırakmış gibi oluyorum. Ama işte ister Marco Polo gibi dünyayı gezelim ister beşikten mezara aynı evde kazık çakalım, hepimiz için hayat doğum ve ölümler dizisi demek. Başlangıçlar ve sonlar. Bir anın doğması için bir önceki anın ölmesi gerekir. Yeni bir "ben" için, eski ben'in kuruyup solması gerektiği gibi..."
Kırk kuraldan ilki:
"Birinci Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet, şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca var demektir."