Mısır'ı "kurtarma" operasyonu 4 Şubat 1915'te başladı. Cemal Paşa Mısırlı kitlelerin halife ordusunun Süveyş Kanalı'nda olduğunu haberlerini alınca İngiliz sahiplerine karşı ayaklanacaklarından emindi. Ancak ayaklanmadılar ve İngiliz ordusu Cemal'i utanç verici bir yenilgiye uğrattı. Cemal Şam'a döndü ve tarihçi Kürd Ali'ye göre, her yerde hainleri görmeye başladı. Elbette etrafta gerçekten bazı hainler vardı. Savaşın patlak vermesi üzerine Suriye'yi terk etmeleri emri geldiğinde Fransız diplomatlar çeşitli Arap yetkilileri, din adamları ve entelektüeller ile yazışmalarını yok etmeyi ihmal etmişlerdi. Öyle görünüyor ki Cemal Mısır seferi öncesinde bu mektuplardan haberdardı ama ancak sefer sonrası bu mektuplara eğildi. Ayrıca hainlikle alakası olmayan birçok insanı da sırf İttihat ve Terakki Cemiyeti'nden başka siyasi partileri destekledikleri için tutukladı.
Sözde hainlerin halka açık ilk infazı 21 Ağustos 1915'te çoğu yeni orta sınıftan olan on bir kişinin asıldığı Beyrut saat kulesi meydanında gerçekleşti. 1916 baharında hem Şam hem de Beyrut'ta daha fazla infaz meydana geldi. İnfaz edilenler arasında savaştan önce Osmanlı meclisinde görev almış olan Şükrü el-Asali ve Abdü'l-Hamid el-Zuhravi'nin de olduğu Suriye'nin ayan ailelerinden kimseler de vardı. Şerif Hüseyin'in oğlu Emir Faysal, infazların haberini aldığında Şam'ın dışında arkadaşlarıyla kalıyordu. Söylendiğine göre, bu kadar önde gelen kimsenin infazı karşısında şoke oldu. Babası Mısır'daki kraliyet yüksek komiseri Sir Henry McMahon ile bir yıldan fazla süredir bir Arap isyanı olasılığıyla ilgili gizli irtibat içerisindeydi. Antonius'un fikrine göreyse, Cemal'in sözde hainlere davranışındaki şiddet Faysal'ı sultana karşı ihanetini başlatması konusunda cesaretlendirmişti.
Kendimizi tanımayan bizler,
Kendi kötülüğümüzü isteriz bazen.
Her şeyi bilen tanrılar da, bizim iyiliğimiz için,
İsteğimizi yerine getirmeyiverir.
Böylece, dualarımızın yerine gelmeyişi
Bizim hayrımıza olur.