Uğultulu Tepeler, Emily Brontë'nin bundan yaklaşık 200 yıl kadar önce Ellis Bell takma adı ile yayınladığı Victoria Dönemi eseridir.
Dönemin özelliklerine ve yazarın yaşamına göz atmadan eserin tam olarak anlaşılamayacağının kanatindeyim. Emily Brontë, yazarlık serüvenine Victoria Dönemi'nin o bunaltıcı havasında atılır. Dönemin ağır şartlarından dolayı bir kadının edebiyatla ilgilenmesi heleki bir eser yayınlaması olur şey değildir. Bu durum onu eserini bir takma isim ile yayınlamaya zorlamıştır.
Victoria Çağı, İngiltere'de Sanayi İnkilabı'nın yükselişe geçtiği, 100 yıl kadar sürmüş en bilindik dönemlerinin başında gelir. Birçoklarınca kabarık etekli dönem elbiseleri ve dar korselerin dönemi olarak görülsede bu romantik imajına nazaran genel itibariyle kasvetli ve bir o kadar ürkütücü bir havaya sahip çeşitli sıkıntıların hakim olduğu bir çâğ. Kadının insan olarak pek fazla sosyal hakkının olmadığı, kadın haklarının fazlasıyla baskı altına alındığı bir dönem. Ayrıca dönemin kaynaklarında Victoria Dönemi'nde doğan her 10 çocukdan 5 inin dönemin sağlıksız şartlarından dolayı yaşamadığı, nehir ve dere yataklarının cesetlerle ve hayvan leşleri ile dolduğu, oldukça fazla verem, tifo gibi salgın hastalıkların yaygın olduğu belirtiliyor ki Emily Brontë'de oldukça genç bir yaşta (30) veremden hayatını kaybediyor.
Kuşkusuz edebiyat tarihinin en sarsıcı romanlarından biri olan bu eser Victoria Çağı Edebiyatı ile taban tabana zıttır. Çağın izlerini ustalıkla yansıtır ama eser başlı başına dönemin İngiltere'sine bir başkaldırıdır.
Sözünü ettiğim gibi romanın genel havası oldukça karamsar, ürkütücü ve umutsuzluk dolu.Özellikle kitabın tamamına hakim intikam havası çoğu zaman yüzümde hoşnutsuz bir ifadeyle kaşlarımı çatarak okuduğum bir türdendi. İki ev, iki nesil ve iki aileyi