"Aslında senin dün gece evden çıktıktan sonra uzun bir süreliğine harhangi bir yaşam belirtisi verdiğini görmedim. Evden çıktıktan sonra once kusmaya başladın sonra da çamurların üzerine yattın ve uyudun."
"Uyudum derken?" diye sordum şaşkınlıkla, "Bayıldım mi yani? Bilincimi mi kaybettim?"
"Hayır, uyudun" dedi Uraz. "Yere yattın, "iyi geceler herkese " dedin, üzerini örter gibi yaptın ve uyudun. Bir daha sana ulaşamadık."
"Sen ciddi olamazsın!" dedim şok içinde...
"Onlara bileğinin burkuldugunu söyle" dedi. Şaşkınlıkla kaşlarımı çattım.
"Ne? Neden?"
"Seni kucağımda taşıyabilmem için en mantıklı sebep bu olur, " diye mırıldandı çok olağan bir durumdan bahsediyormus gibi.
"Beni neden kucağında taşıyasın ki?"
"Hobi olarak"
"11," dedi Uraz ve biz merakla beklerken ekledi, "Ekim. "
"Şaka falan mı bu?" dedi Nisan eli kalbinde
"Ne bu terazi burçlarını toplama ve yok etme kampı mi? Böyle bir örgütün eline mi düştük?"
"Başak burçları yapmış olabilir!" dedi Nisan bu teoriyi ciddiye alarak