"Başkaları neden bizim kadar mutlu olamıyor peki?"
"Çünkü kendilerini üzecek yanlışlar yapıyorlar. Birbirlerini öldürüp sonra da yas tutuyorlar. Ölenin, gidenin, kaybolanın yasını tutuyorlar. Birbirlerinin dillerini zehirliyorlar. Dillerindeki zehirle konuşuyorlar, konuştukça daha çok zehirleniyorlar. Dil, insanı zehirliyor, acı çektiriyor, insana doğru düzgün bir kimlik, kişilik kazandırmıyor, mikrop gibi insandan insana yayılıyor. Herkes aynı sözcüklerle anlaşıyor, aynı sözcükleri kullanıyor. Bu sözcükler virüs yayıyor. Mikroplar, virüsler nasıl ki kimseye ait değil, herkese zarar veriyorsa, dil de kimseye ait olmadığı için her-kese zarar veriyor. Dil kimseye özel değil, çocuklar, herkese yabancı, insanı kedine yabancılaştırıyor, insanın kendini tanımasını zorlaştırıyor, insanı doğasından uzaklaştırıyor. İnsan hep dilin gerilimine, yalanına maruz kalıyor. Düşünün birçok insan birbirine sevdiklerini söylüyor ama gerçek manada kimse kimseyi sevmiyor."