Farklı dünya görüşlerine sahip insanların bir arada yaşaması, hayatın en zengin ama aynı zamanda en hassas dengelerinden biridir. Ancak hayatı tamamen katı ve esnemeyen dini kuralların merkezine alan, dogmatik yaklaşımlara sahip insanlarla ortak bir yaşam alanı veya sosyal çevre paylaşmak, zaman zaman ciddi bir duygusal ve zihinsel yorgunluğu da beraberinde getirir. ​Bu zorluğun temelinde, hayata tek bir pencereden bakılması ve o pencerenin dışındaki tüm renklerin reddedilmesi yatar. By Hakan
Duygu ve Düşünce
Sevmeyenin zulmüne sevenin ahı Sorulmaz mahşerde aşkın günahı Bizim için değil ayrı yaşamak Bağlamış ikimizi gönül nikahı Müslüm Gürses - Gönül Nikahı Arada böyle olağanüstü şarkılar dinlemek lazım
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Tamamen bilimsel konuşacağım. Kadın ve erkek arasında en üst sınır 10 yaş olabilir ama bunun hangi zamanda olduğu önemli. 20-30 arası olmaz. 25-35 arası da olmaz. 30 ve 40 arası olur çünkü 30-40 yaş arası benzer hayat ritmine sahiptir genelde. Ama bu da kesin değil. Öncelikle iki kişinin de birbirine ruh olarak uyum sağlaması değil, zaten aynı olması gerekir. Olguna karşı olgun. Çocuk ruhluya karşı çocuk ruhlu gibi. İkisi bir araysa ikisi bir arada gibi. Birlikte konuşulamayacak yaş farkından dolayı şeyler olacak. Merak edip araştıracaklar mı? Bu da önemli. Öte yandan yaş farkından dolayı birinin ötekini küçük veya patron gibi görmemesi gerekir. Ancak bazı ilişkilerde görüyorum. Manipüle edilen kadınlar olabiliyor. Yani adam aslında onu sevmiyor. Genç diye tercih ediyor. Kadında yaşı büyük diye olgun zannediyor. Olgunluğu kişilikle değil, yaşla ölçerek hata ediyor. İşte bu yüzden 10 yaş farkı, üst sınır bile tehlikelidir. Kendinizden bilimsel olarak 1-3 yaş aralığı büyük tercih edin. Hadi, bilemedin en fazla 5!
1000Kitap
sen ve ben
Uykudayken, uyanıkken Uzakta ve yakında Sen olmasan da farkında Gidip gidip arada bir Yokladığım sensin 🕊️ Abdurrahim Karakoç
1000Kitap
AÇAİ AMA YEŞİL
İyi akşamlar sevgili günlükseverler. Özelimiz falan yok malum. Tüm günlüklerimi canım blog sayfama bembeyaz bir çarşaf gibi seriyorum. Hani şu bana temiz bir yatak yapsalar kendimi bile unutup uyusam dedikleri yatağın çarşafı. Bu akşamın sessizliğine biraz açai kokusu kattım. Gözlerimi kapattım sarı ışık direkt ruhuma vursun diye. Şakaklarımda tozlanma varmış gibi ağırlıklar hissettim. Şuan hala duruyor. Onları da bu yazı bitene kadar atlarım diye düşünüyorum. Bugün öyle bir pazardı ki koydu vallahi ağırlığını. Ben böyle bir pazarım işine geliyorsa ne iyi gelmiyorsa da napalım tarzı bir gündü. Mecburen kabullendik bastık bağrımıza. Dur bir yudum yeşil çayımdan alayım. Oh valla mis. Bugün bir buçuk film izledim, yarım kitap bitirdim alıntılarımı da alıp rafa kaldırdım. Tıpkı bazı şeyleri de rafa kaldırdığım gibi. Derin bir düzen günü, hafif aydınlanma, yoğun bireyselleşme falan derken kişisel gelişim geçmişim yaptı şovunu valla. Ne kadar da kendimi anlatmaya başladım ben ya. Oysa hiçte sevmem. Acaba bu yazıları yazan başka biri mi ? Olabilir mi ! Siz anlatın biraz da napıyosunuz ? Evrene enerjiler gönderiliyor olumlamalar yapılıyor mu ? Tuzlu suyu sol omuzdan aşağı gönderiyor musunuz? Esra Ezmeci'nin estetikleri ortaya çıktı mı? Kadir Ezildi saçı varken neden saç ektirdi ? Eşi hamile mi değil mi ? Ayşe Şeyma ile İbrahim Selim evlense de storylerini izlesek. Ay napalım gri hayatımıza böyle renk buluyoruz. Bizde böyle insanlar olduk. Neyse ben meditasyona geçiyorum. Boş duvara bakıp hiçbir şey düşünmemeye çalışacağım. 287. denemem. Bu sefer yirmi saniyeye ulaşıp rekorumu kıracağım. Göreceksiniz. Bu arada yeşil çayımı bitirdim. Merak edersiniz diye bilgiyi bomba gibi bıraktım buraya. Son 28 yıldır başlayıp sonunu getirdiğim tek şey. İlk dört seneyi hatırlamıyorum çok
Alıntı