Türkiye’de özellikle son yıllarda moda haline gelen bir akım var: Türklüğü ve Türkleri tümüyle İslam’dan soyutlayan, İslam’ın çeşitli tezahürlerini “Arap âdeti” şeklinde aşağılayıp dışlayan, Türklerin Müslümanlığa geçişini de “dejenerasyonun başlangıcı” olarak gören bir akım bu. Hatta Karahanlı hükümdarı Abdülkerim Satuk Buğra Han’ı, sırf İslam’la şereflendiği için yerin dibine batıran ve en ağır ifadelerle itham eden yaklaşımlar söz konusu.
Ancak tarihi tecrübe, İslam’dan soyunan ve sıyrılan Türkten geriye sadece işe yaramaz bir posanın kaldığını göstermektedir. İslamsız Türklüğün varacağı yer, sadece bir bataklık ve çıkmaz sokaktır. Türk’ü insanlık tarihinde güçlü, kıymetli ve şerefli kılan, İslam’la kuşandığı değerlerdir. Bu konu, tartışmaya kapalı bir hakikattir.
Milletin veya neslin her seyin üstünde ve her şeyden degerli olduğuna, Allah'ın -ki eğer millet Allah'ı tanıyor ve inanıyorsa veya bu kelimeyi kullanmada bir fayda görüyorsa- bu milletten daha üstün, daha
necip, daha temiz, daha güçlü; efendilik ve hâkimiyete, bütün milletlere kumanda etmeye ve dünyanın iktidar koltuğuna oturmaya layık başka bir millet yaratmadığına; onun Allah'ın yeryüzünde güvendiği vekili ve halifesi olduğuna; Allah'ın bu ülkeden daha sevimli bir ülke ve bu topraktan daha temiz bir toprak var etmediğine şeksiz şüphesiz inanıp tasdik
etmektir. İşte kendisine bu şekilde inanmadıkça hiçbir insana, ülkesinde
yaşama hakkı tanımayan millî din, bundan ibarettir.
Allah nazarında şirkten daha iğrenç bir şey yoktur ve ırkçılık aslında şirkten başka bir şey değildir. İnsanlar arasında düşmanlıklara savaşa ve kan dökülmesine sebep olmada ırkçılıktan daha üretken bir şey bulunamaz. İnsan toplulukları arasında çeşitli çatışmaların sebebi olarak din ve başka sebepler gösterilmiştir ama gerçekte ise toplumlar arasındaki çatışmaların hemen tamamı düşmanın değişmesi mümkün olmayan özelliklerine bakılarak alınan ırkçı kararlardan çıkmıştır, denilebilir.
Bize göre; "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Râsulullah" diyen her Müslüman'ın yaşadığı toprak parçası vatanımızdır. Bizim katımızda saygınlığı ve yüceliği vardır. Orayı sever ve sayarız; gelişmesi için gayret gösteririz.