Bazen her şeyi sırf o görsün diye yaparız. O görsün diye uyanır, o görsün diye mavi gömleğimizi giyer, o görsün diye saçımızı soldan sağa yatırırız ama o çevirir güzel başını, başka yöne bakar.
Kırılmaktan korkmamanın bir yolunun da, kendi kendini bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerde dünya, öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta ini vermişmişim gibi.