6/10
·432 syf.··
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 23:18
Selamlar. Bence bu kitap en özet haliyle yetersizdi. Öncelikle bu seriyi genel olarak sevmediğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Her kitapta mantık hataları, karakterlerle ilgili tutarsızlıklar, kitabın finaline etki etmeyen dolgu sahneler vardı. Ben şahsen 6 kitaplık bir seride seri boyunca parça parça gördüğümüz ve bu hikayenin asıl kötüsü olan Birlik’in bütün sırlarının çarpıcı bir şekilde çözülmesini ve dramatik bir şekilde yıkıldığını okumak isterdim. Yani aslında 5 kitap boyunca parça parça bilgiler öğrendiğimiz Birlik’le ilgili aksiyonun dozunun artmasını isterdim. Bir final kitabı olmak için çok durağan bir kitaptı. Olabildiğince spoilersız ilerleyeceğim. Ben kitabın yabancı booktok’ta yerildiği kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. Kötüydü evet ama o kadar da kötü değildi bana göre. Tabii bu durum benim bu serideki beğeni sıralamamın genel beğeniyle taban tabana olmasıyla alakası olabilir. Ben ilk kitapların daha kötü olduğunu düşünüyorum. Yine de neleri sevemediğimi spoilersız açıklamaya çalışacağım. Okumak isteyip istemediğinize siz karar verin. Bu kitapta Lyla’nın sonunda ailesine kavuşmasını ve devamında da Birlik’in Gölge Adam tarafından çökertilmesini okuyoruz. Normal bir kitapta serim, düğüm ve çözüm bölümleri bekleriz. Bu kitap serim, serim, serim, serim, serim, düğ, ç şeklinde ilerliyor. Kitabı 8 farklı kişinin bakış açısından okuyoruz. Durum böyle olunca kitapta zaman kavramı çok daha yavaş akıyor. Yazar genel olarak bu 8’li anlatımda zamanı tekrarlamamaya çalışmış ama yine de her bölümün başında bir tık geri gidip yeni karakterin o olaya karşı düşüncelerini okuyup devam ediyor hikaye. Bu durumdan nefret etmedim ama gerekli miydi diye ufak bir sorguladım. Yazarın dilinin akıcılığına hiçbir eleştirim yok. Bence yavaş ilerlemesine rağmen akıcı bir
BirlikçiRuNyx · Martı Yayınları · 202671 okunma
"Bugüne kadar yazdığım en güzel romanım..."
Puan vermedi·632 syf.··
2026 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 07:47
Düşüncelerimiz bizi ne kadar ileri götürebilir? İç çatışmalar, sorgulamalar... Bu kitap biraz da biz gibi, herkes gibi ama aynı zamanda da hiç tanışılmamış bir dost gibi. Keyifle değil de her karakteri kendime benzeterek okudum... "Anlatmakta zorlanacağı hikâyeleri olur bazen insanların. Yaşamıștır, ama ne yaşadığını dışarıdan bakıp da görenler gibi tanımlayıp tarif edemez. Bu yüzden mi? Bazen, içindeyken Dışardan bakanların gördüğü kadarını bile göre bilemezsin. Kelimeleri arka arkaya birbirlerine çatarak her şeyi ifade edebilir mi insan? Ferya böyle șeyler düşünmez. Anlama, anlamlandırma ihtiyacı dolaşık ruhların işi. Son zamanlarda Ferya'nın ruhu dolaşık öte yandan. Son birkaç hafta bir açıdan arapsaçı gibi içi..." Delirmeler Sarayı Güray Süngü
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202583 okunma
Reklam
7/10
·240 syf.··
2025 7. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 00:39
Muammed Berdibek, Belki de Dilimden Bu Şarkı Düşmez adlı eserinde arabeskin saklı tarihini, hem unutulmaz seslerle hem de o karanlık ama gerçekçi dönemlerin mekanlarıyla birlikte anlatıyor. Kitap, bizi Unkapanı Plakçılar Çarşısı’ndan stüdyolara, gazinolara ve Orta Doğu’nun kültürel damarlarına kadar uzanan bir serüvene götürüyor. Arabeskin temelleri atılırken Ümmü Gülsüm, Muhammed Abdulvahap ve Feyruz gibi devlerin Türkiye’ye dolaylı etkilerinden bahsediliyor; “Gariplerin Sesi” ile “Aşıkların Sesi” aynı sahnede buluşuyor. Eserin en vurucu bölümleri ise kuşkusuz arabeskin büyük ikonlarına ayrılan sayfalar. Müslüm Gürses’in bir isyancı olarak anatomisi, İbrahim Tatlıses’in tek başına kurduğu dev imparatorluk, arabeskin atardamarları olarak anılan Ali Tekintüre ile Burhan Bayar’ın unutulmaz katkıları, kitapta derin bir iz bırakıyor. “Taht Kurmuşsun Kalbime”, “Acıların Kadını”, “Bir Ateşe Attın Beni” ve “Kim Bilir” gibi şarkıların ardındaki kadın yorumcular; Güllü, Yıldız Tilbe, arabeskin en kırılgan ama en güçlü yüzlerini temsil ediyor. Ayrıca Sevemedim Karagözlüm, Arapsaçı, Artık Sevmeyeceğim, İntizar, Dert Bende gibi şarkıların kültürel arka planı da başarıyla işleniyor. Berdibek, sadece efsaneleri değil “küçükler” dönemini de unutmayarak Küçük Emrah, Küçük Ceylan, Küçük İbo ve Küçük Onur gibi isimlerinin arabesk tarihindeki yerini de inceliyor. Bir diğer bölümde ise Ayşe Mine, Huri Sapan, Vahdet Vural, Gökhan Güney, Yıldız Tercan gibi “zile basıp kaçanlar” olarak anılan ama arabeskin hafızasında iz bırakmış isimlere yer veriliyor. Ve tabii ki “elveda arabesk” bölümleri… Azer Bülbül, Hakan Taşıyan, Mahsun Kırmızıgül, Güllü gibi 90’ların ve 2000’lerin arabesk panoramasını belirleyen sanatçılar üzerinden bir dönemin kapanışını anlatıyor. Kitabın son sorusu ise hâlâ
İnceleme
Belki de Dilimden Bu Şarkı DüşmezMuhammed Berdibek · Profil Kitap Yayınları · 201779 okunma
Karmakarışık kurgu örgüsü
6/10
·272 syf.·
2025 17. kitabı
Bazen bir kitabı okurken karakterler olaylar mekanlar ve en önemlisi zaman o kadar karışıktır ki kitabın arkasına not alamadan devam edemezsiniz. Bu kitabı da böyle okudum. Anne Revna, çocuk revna ve bihter olarak ayırıp 1-2 kelimelik notlar alarak ilerledim. Arapsaçı diyebilirim. Yazarlar neden zaman çizelgesine göre ilerlemez anlamıyorum. Bir geçmiş bir şu an yazılınca arada kaybolup gidiyorum. Hikaye güzel. Şaşırtan detaylar okuma zevkini arttırıyor. Tek eksisi karışıklığı. Bir de lütfen şu hikayeleri bitirirken olayları havada bırakmayın. The end.
1000Kitap
Gizli ÖzneNihan Kaya · İthaki Yayınları · 2019735 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 13. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 08:31
Bu kitap hakkında ne hissettiğime emin değilim, ilk kitap, 13 Numaralı Oda, beni daha çok çekmişti. Sanırım sebebi buradaki hikayelerin kısalığı. Bu hikayeler Reeder karakterini daha da derinlemesine tanımamızı sağlıyor ama böylesine kısa hikayelerin bu kadar arapsaçı hikaye örgüleri olması fakat aynı zamanda bu kadar tahmin edilebilir olması beni çok fazla çekmedi. Bitsin diye okudum bir yerden sonra. Aslında Reeder karakterini çok beğeniyorum, ilk kitaptan beri de beğeniyorum. Dikkat çekmeyen, tehditkâr görünmeyen, alelade birisiymiş gibi ama aslında baş karakter. Çok iyi bir dedektif. Ama hikayeler daha uzun olabilirdi. Yazarın acelesi varmış gibi bir çırpıda hikayeleri bitirmiş. Okunası, Reeder karakterini sevenler için keyifli de ama yazım biçimi zayıf bana kalırsa.
Cinayet DefteriEdgar Wallace · İthaki Yayınları · 202357 okunma
Puan vermedi·147 syf.··
2025 47. kitabı
Merhabalar Bugün size harika bir kitap ile geldim. ~ Eşekli Kütüphaneci- Fakir Bayburt Canım Ülkem yine hiç şaşırtmıyorsun gerçekten. Ülkece yüzyıllardır süregelen cehalet ne zaman birileri iyi bir şeyler yapmak istese; insanın başına arapsaçı gibi dolanıyor. Ah ah canım Mustafa Güzelgöz… O güzel, tertemiz kalbine helal olsun. Senin bu ülke için,özellikle çocukların, onların geleceği için yaptıklarının hakkı ödenmez. Bu ülkeye, bu ülkenin bir türlü aydınlatılmayan karanlığına rağmen hiç vazgeçmeyişine hayran olmamak elde değil. Karanlıkların aydınlığa ancak ve ancak okumakla çıkacağını bir kez daha gösterdiğin, hepimize tekrar hatırlattığın için sana sonsuz teşekkürler. Mustafa Güzelgöz nam-ı diğer Eşekli Kütüphaneci.. Yunanistan’dan bir genç gelir Ürgüp’e ve orada oğlu Aziz vasıtasıyla Mustafa Güzelgözle tanışır. Ne şanslı bir an… Mustafa Güzelgöz sevmez kendinden bahsetmeyi, ısrar ederler, dayanamaz,anlatır. Gençliğinden, evliliğinden, bir şans işe girdiği kütüphaneden başlar hikayesi. İnsanların gelmesini beklemekle geçirmez günlerini, kütüphaneyi onlara götürmeye karar verir hem de araba otobüs vesaire ile değil, eşekle. İşte adı da buradan gelmektedir. Ha işi kolay mıdır, elbette hayır dediğinizi duyar gibiyim, çok haklısınız. Çünkü maalesef cahillik, politika hep setler çekecektir önüne. Ama yıldırır mı Eşekli Kütüphaneciyi, hiç sanmam Taaa Yunanistan’dan gelip Mustafa Güzelgöz ile tanışan Dimitros bir yana siz de mutlaka tanışmalısınız. İvedilikle okumanızı tavsiye ediyorum. Herkese iyi okumalar
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Reklam
Reklam