Tolga ERKMEN

Tolga ERKMEN
@araratt_
Red Pill
Tanrilara Yakismaz.
“Eğer arzu, ıstırabı getiriyorsa, belki akıllıca arzu etmediğimizdendir ya da arzu ettiğimiz şeyi ustaca elde etmesini bilmediğimizdendir. Kafalarımızı dua secdelerine gömüp saklayacağımız yerde, tahriklere karşı çevremize duvar öreceğimiz yerde, arzularımızı doyurma konusunda ustalaşsak daha iyi değil mi? Selamet denilen şey zavallılar içindir. Benim inancım bu. Ben selamet istemiyorum. Ben hayat istiyorum. Hayatın da tümünü istiyorum. Sefaletini de harikuladeliğini de. Eğer tanrılar zevkten vergi istiyorsa öderim. Ama vergilerine her seferinde itiraz ederim, karşı çıkarım. … En güzel şeylerin,  bu dünyaya sırf bizi denemek için, büyük ödülü almamızı daha da zorlaştırmak için getirildiğine inanmıyorum. Boşluğun güvenliğini de istemiyorum.  Hayatı bu kılığa sokmak insanlara da tanrılara da yakışmaz.”
Sayfa 110
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Pazar gunleri bile
Seksin pis ve ayıp olduğunu düşünen insanlar var, seks zihinlerini sürekli meşgul ediyor ve ona deli oluyorlar, onunla ilgisi olan hiçbir şey istemiyorlar, ona kimsenin karışmasını da istemiyorlar. Seksin bir annenin elmalı turtası kadar doğal ve sağlığa yararlı olduğunu düşünen insanlar da var, bu konuda rahatlar ve ona doyamıyorlar, pazar günü bile...
İlişkiler
Siyasi ikiyuzluler
Siyasi liderlerimiz aydın değil,dürüst değil, ama birkaç istisna dışında siyasi liderler her zaman öyle olagelmiştir.Ben siyaseti ciddiye almaktan uzun zaman önce vazgeçtim.Bu konunun hayatımı nasıl yaşadığıma etkisi olmadı.Politika eninde sonunda her zaman keyif kaçırıcıdır.Dostlarım, beni rahatsız eden sey özgün yaşantının yokluğu.Her şey o kadar sahte ki.Her şey yapay,sentetik,sulanmış ve standardize olmuş.İnsanları,amaçlarını, fikirlerini bile standardize ediyoruz.Her şey sahteleşti.
Sayfa 336
Siyaset
Papaz
“Bu malikanenin papazı bana bizim Noog’u hatırlatıyor. Adam hep kendi pozisyonunu, kendi forsunu düşünüyor, herkesi o yönetiyor. Lordu da, leydiyi de, serfleri de, hepsini. Bunları hep kendi koltuğunu korumak, bir de kilisenin toplum üzerindeki mengenesini sıkıştırmak adına yapıyor. Ama köylülerin evlerinin biraz ötesindeki bir kulübede başka bir papaz oturuyor. Bilge bir ihtiyar. Ona Şaman diyorlar. Şaman, toplum düzeninin dışında yaşıyor, ona bulaşmayı reddediyor. Yine de insanları cennete ve yeryüzüne bağlayış biçimi papazınkinden daha anlamlı. Belki de papazın ondan nefret etmesi bu yüzden.”
Sayfa 43
Felsefe